GeriSinem Vural Bıllboard listesinde bir Türk
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bıllboard listesinde bir Türk

TikTok’a girenler, Instagram Reels izleyenler son günlerde aynı şarkıyla karşılaşıyor; Uzi’nin 19 Mart’ta çıkan albümü “Kan”da yer alan “KRVN” ya da sosyal medyada bilinen adıyla “Kardeşim Helikopter”...


MOB’den çıkan albüm “Makina”, “Umrumda Değil”, “Dua” ve “KRVN” gibi 4 hit’e sahip. Türkiye’de rap sevenler için bu yeni bir bilgi değil...
Yeni olan şu: 2021’de Billboard listelerine giren ilk Türk sanatçı olması. Nisan ayı itibariyle 8,6 milyon dinlenmeye ulaşan iş, yayınlandığı ilk haftada ise 1 milyonu gördü. Şarkıyı Billboard listesine sokan ivme ise geçen hafta yüzde 141 oranında dinlenmesinin artmasıyla oldu.
2020’de “Allah’ından Bul” şarkısıyla listeye 139’uncu sıradan giren Ezhel’den sonra Uzi, Billboard Global Exclusive US listesinde yer alabilen ikinci isim oldu.
Uzi’nin 165’inci sıradan bile olsa bir Amerikan listesine kendi müziğiyle dahil olması oldukça havalı.
Önümüzdeki günlerde yabancı isimlerle featuring’ler yapıp listelerde hatırı sayılı yerlere gelirse şaşırmayın. “Rap müzik pop’taki boşluğu değerlendirdi” deyip duranlara yanıt gibi...
Sıkı çalışan, sıkı üreten, kovalayan bir güruh geliyor. Ve onların şimdi durmaya hiç de niyeti yok.

Aynı ikili yeni proje

Fırat Ağacık ve Abkountry ikilisi bu kez Surf Arabesk projesiyle geldi. İkili, birden fazla projeye seri şekilde imza atarken araya bir de “Daha Kaç Çeşit Hoşçakal”ı sıkıştırmayı başardı. Biraz saykedelik biraz arabesk fazlasıyla yerli olan bu şarkı, ikilinin diğer projeleri arasında farklı bir yere oturuyor.

İki yeni isim

Konu rap olmuşken bu aralar yine fazlasıyla dinlenen iki isme de dikkat çekmek lazım. Reckol ve Çakal ikilisi şarkılarıyla radarımdaki yeni nesil iki isim. 20 yaşındalar, yolun başındalar. Bana pek hitap etmeyen “gangsta rap” yapmalarına rağmen “Perros Blancos Freestyle” şarkılarıyla yükselişe geçen bu iki yeni ismi takip etmek keyifli...

Kulaktan iliklere

The Ringo Jets’ten yaz atağı geldi. Yarın “Fool’s Crown”u yayınlayacak olan ekip 11 Haziran'da çıkacak “Unlimited Lunch Pack” EP’lerinin de haberini veriyorlar. Tarkan Mertoğlu, Deniz Ağan ve Lale Kardeş’ten oluşan ekip, yeni şarkılarıyla da rock’n roll’u kulaklarınızdan iliklerinize işletiyorlar.

Devamı yolda

Efe Yılmaz ve Mert Zeybekci’den oluşan elektronik müzik ikilisi Bangoverz, ilk single’ları “Hard Reality”i yayınladı. Melike Konur’un sesiyle eşlik ettiği şarkıda ikili tekno ve house’u ustaca bir araya getiriyor. Şarkının ses kalitesine hayran olmamak elde değil. Bangoverz’ın elindeki hazır şarkılar ise sırasını bekliyor.

Tek kişilik dev kadro

İzmir’li dream-pop/shoegaze projesi Light Motiv, bu sene içerisinde çıkacak olan “Dioramas” adlı EP’sinden ilk tekli “Lets Me Know”u yayınladı. Sarp Öztürk’ten oluşan tek kişilik dev kadronun “Fluid” isimli EP’sini beğendiyseniz, bu yeni halini de seveceksiniz.

Protest sözler

Batu Akdeniz’in yeni şarkısı “Katiller Cenaze”de yarın dinleyiciyle buluşuyor. Alternatif rock alanında günden güne güç kazanan Akdeniz, protest diyebileceğimiz sözleriyle 2000’ler başlarındaki rock hissiyatını size sunuyor.

Ne dinledim
· The Ringo Jets-Fool’s Crown
· Batu Akdeniz-Katiller Cenazede
· Ahmet Üstüner-Haşır Neşir
· Atlas RB-İçimde Bir Derttir Benim
· Reckol, Çakal-Perros Blancos Freestyle
· Didem Koçer-Aklımdasın
· Özgün Semerci-Bomboş
· Selut-Sahiden
· Renksiz-Ruhumuza Sessizlik
· Elektro Hafız-Disko Hafıza
· Buse Durak-Bak
· Düşdünya-Benden Daha
· Anıl Gün-Sebebini Sorma
· Demirhan Baylan-Yaratan
· Serkan Çinioğlu, Ilaey-An
· Ali Kuru-Issız
· Başka Yer-Yapboz
· Saman Tin-Aşk Köpeği
· Sezer Koç-Su
· Şort-Yarına Kalk Yeter
· Fırat Ağacık, Abkountry-Daha Kaç Çeşit Hoşça kal
· Melis Fis-Bir Ömür Daha
· Zeynep Bastık-Marlon Brando
· Cndd, el Capitan-Beetlejuice
· Aneeka, Gazelle-Obsession

X

Geçmişteki müzikler neden değerli

Teoman’ın Harbiye Açıkhava Sahnesi’ndeki konserinin olduğu günün sabahı heyecanlanmaya başladım. Sanki ilk kez Teoman dinleyecek gibiydim...


Ünlü rock’çının önce yakın dönem konserlerini, sonrasında da tam 20 yıl önceki Rumeli Hisarı konserini YouTube’da izlemeye başladım.
Ardından başka sanatçıların Rumeli Hisarı’nda gerçekleşen konser videolarında kayboldum.
Mesela 2002 yılındaki Athena konserini izledim. Oradan atlaya atlaya da günümüze kadar geldim.
Bunların içinde Rock’n Coke gibi eski yaz festivalleri de vardı. İşin aslı, bunları izlerken geçmişimde de savruluyordum. (Ki o geçmiş hiç de uzak değil.)
Müzikseverlerin ergenlik döneminde dinlediği şarkılara olan aşırı sevgisi konusunda birkaç makale okumuştum. Peki, ergenliğimize mi yoksa o dönem dinlediğimiz müziklere mi saplantılıyız?
Sonuçta şu an hâlâ dinlediğim ve kariyerinde 15’inci yılını çoktan aşmış birçok müzisyen o günlerden bana yadigar.

Yazının Devamını Oku

Sektörün eski haline dönüş tarihi 2025

Pandemi boyunca oldukça hareketli olan İngiltere’de müzik sektörü için yeni bir araştırma yapıldı.


İngiltere merkezli PwC, telif geliri, global müzik endüstrisi gibi başlıkları ana tema alarak “Global Eğlence ve Medya” araştırmasını gerçekleştirdi. Bu sayede önümüzdeki 5 yıllık tahminler bir araya geldi.
Araştırmaya göre; İngiltere’de müzik sektörünün pandemi öncesindeki gelir seviyesine dönmesi 2025 yılını bulucak.
Verilere göre İngiltere’de salgın öncesi 1.58 milyar pound olan müzik ekonomisi, 225 milyon pound’a düştü ve eski seviyesine gelebilmesi için en az 4 yıla daha ihtiyaç var.
Birçok sektör dijitale kaydı ya da hybrid (hem canlı hem de dijital olarak ulaşılabilir) etkinliklere çabuk adapte oldu.
Fakat müzik endüstrisinin bu konuda bebek adımlar attığı ve bu yüzden de gelir düzeyinin düştüğünün altı çizildi.
Tabii, bu ölçekleme daha çok İngiltere üzerinden dünya çapında görülebilir durum. Bu araştırmanın ardından İngiltere’de tüm etkinlikler tam kapasiteyle ve neredeyse test, vücut ısısı, maske istenmeden yapılmaya başladı.

Yazının Devamını Oku

Eski şarkılardan umut kesilmez

Aurora geçtiğimiz günlerde yeni single’ı “Cure For Me”yi yayınladı.


Kendisini yakından takipteyim. Peki, yeni single röportajlarında neler oldu?
Söyleyeyim, 2016’da çıkardığı şarkı konuşuldu...
Norveçli şarkıcı, yeni albümü “Playful”un ilk single’ı “Cure For Me”yi yayınladı. Amacı yeni şarkısını tanıtmaktı.
Ama önünde bir ‘engel’ vardı: TikTok’ta viral olan “Runaway” şarkısının ünü.
2016’da çıkardığı “All My Demons Greeting Me As A Friend” isimli albümünün ilk şarkısı olan “Runaway”, TikTok’ta fark edilmesinin ardından 300 milyonluk dinlemeye ulaştı. Albümde daha güçlü şarkılar olmasına rağmen “Runaway”in paylaşımlar arttı. Şarkı, dinleyiciyle yeniden buluşma imkanı buldu. Sonuç, yeni şarkıyı konuşacakken eski işini anlatmak zorunda kaldı.
Aurora, NME’ye verdiği röportajda şunları söyledi:

Yazının Devamını Oku

Tam açılma sonrası ilk konser

Bir yıl sonra, tam açılmadaki ilk konserine giden birinin heyecanıyla bu yazıyı kaleme alıyorum. Konserden ne beklediğimi biliyordum, ne bulacağımı da... Ama bunu hayal etmemiştim.

Harbiye Açıkhava’ya sağ ayakla giriyorum. Bir önceki halimize dönmek istemeyen binlerce insandan biriyim sadece. İlk konserim Yüzyüzeyken Konuşuruz’a kısmet oldu.

Ekibi de yabancı değil, konser öncesi ayak üstü konuşuyoruz.

Herkes işini biliyor ama işine yabancı. Nasıl mı? Ses ve ışık teknisyenleri çalıştıkları masalardan aylardır uzak kalmış. Hazırlıklar tam ama bir gerginlik hakim. Rodiler arı gibi etrafta dolanıyor. Son hazırlıklar tamamlanıyor. “Hata olmasa bari” düşüncesi hakim. Tüm ekip, ilk kez iş yapıyor gibi heyecanlı.

Konser ön grupla başlıyor.

Evdeki Saat, 30 dakikalık performansında seyirciye bir ön gruptan fazlasını veriyor. Seyirci kitlesi genç. Muhtemel çoğunluğu, üniversite sınavı stresini atanlardan oluşturuyor. Yaş ortalamasını ben ve grupların akrabaları yükseltiyor.

Evdeki Saat’in hazırladığı ortam Yüzyüzeyken Konuşuruz’a bırakıldığında şarkılar hep bir ağızdan söyleniyor. Bu cümleyi herhangi bir konser haberinde yazsak, “ne var ki bunda” diyebilirsiniz.

Fakat uzun süredir canlı müzik dinlemeyen ve bunun bağımlısı olduğunu hisseden birine söylediğinizde tüyleri diken diken olur.

Bende de olan o.

Yazının Devamını Oku

Bırakın #HepÇalsın

Spotify üzerinde “#HepÇalsın” diye bir çalma listesi oluşturulmuş. Listeden Murat Boz sayesinde haberim oldu. Bu listeye şarkı bağışlayan ünlü isimler, dinlenme ücretlerini müzik emekçilerine bağışlıyor.

Konserlerin yapılamadığı pandemi döneminde müzisyenlerin tek geliri telifler oldu. Temmuz itibarıyla yeniden ortalık hareketlenecek olsa da tüm işlerin bir anda açılmayacağı aşikâr.

Durum böyle olunca, bazı sanatçılar telif gelirlerinin minik de olsa bir bölümünden müzik emekçileri için feragat etti.

Şarkılarını “#HepÇalsın” dayanışmasına emanet ettiler. Elde edilecek gelirle müzik emekçilerine destek olunması hedefleniyor.

Ben “Güzel iş, bu hafta da bunu yazayım” dediğimde 23 şarkı bağışlanmıştı. Yazıyı bitirdiğimde ise sayı 36 olmuştu. Listenin takipçi sayısı da 829’daydı.

Şarkı bağışlayanlar arasında o çok dinlenen isimler henüz yoktu.

Hatta durumdan haberdar olmamı sağlayan Murat Boz’un hiçbir şarkısının listede yer almamasını da garipsedim.

Ama belki ortada “büyük plak şirketi problemleri” vardır, bilemeyiz. Belki de bu yüzden listenin tamamı bağımsız alternatif pop ve alternatif rock türündeki şarkılardan oluşuyordur.

Dilerseniz sürekli dinleyin ya da sessize alın, bir kenarda açık kalsın ama şarkılar dönsün.

Yazının Devamını Oku

Diskonun hızlı geri dönüşü

Kıyafetlerde 80’lere, 90’lara geldik. Elbet bizim dönemimiz de gelecek” diyorsanız yanılıyorsunuz. Şimdi sıra 70’lerin ışıltılı diskosunda.


Popüler müzik rotasını, disko pistlerine çevirdi. Birkaç nadide örnek haricinde ana akım müzikteki üretimler disko tarzında yapılmaya başladı. Bunun son örneği de Foo Fighters’tan geldi. Grup, Dee Gees mahlasıyla 17 Temmuz’a yetişecek plaklarını duyurdu. “Hail Satin” adını taşıyan albüm Bee Gees’e ait 4 klasik şarkıyı barındırıyor: “You Should Be Dancing”, “Night Fever”, “Tragedy”, “More Than A Woman”... Grup, plağın B yüzünde ise son albümleri “Medicine at Midnight”tan 5 canlı çalım Foo Fighters parçası olduğunu da duyurdu.
Emin olun disko hevesi bununla bitecek gibi değil, hatta yeni başlıyor. Pimi Dua Lipa çekti.
Dua Lipa, albümden, klip hikayelerine kadar öncülüğünü yaptığı disko akımına Doja Cat “Say So”, The Weeknd “Blinding Lights” şarkılarıyla katıldı.
Kylie Minogue, “Disco” adını taşıyan son albümüyle tabii ki geri kalmadı. Miley Cyrus, Dua Lipa ile daha sonra disko punk diye tabir edilebilecek “Prisoner”a imza attı. Tüm bu şarkı ve albümler listeleri zorladı, sevildi, biraz da diskoyla özlem giderildi.
Yurtdışındaki müzik yazarlarının görüşü de neredeyse ortak: Popüler müzikte yeniden doğma, umut verme, özgürlük aşılama gibi misyonları olan 70’lerin disko müziğinin hızla geri dönüyor.
Eskilere nur yağıp cover’lar mı yapılır, yoksa yeni albümler peşi sıra eklenir mi bilinmez ama şimdiden tarihe not düşeyim; Disko 2020’lerin müziği olarak hatırlanırsa şaşmayın.

Pop’sa hay hay

Yazının Devamını Oku

Bunun kime ne faydası var

Gün geçmiyor ki müzik sektöründe bizi eğlendirecek bir hadise yaşanmasın.

Geçtiğimiz aylarda ünlü müzisyenlerin dijital müzik dinleme sayfalarında birbiri ardına yeni çıkışlar yayınlandı.
Sanki bu çıkışlar bu sanatçılara aitmiş gibi...
Kenan Doğulu’nun Spotify profilinde “Fated” adında bir şarkı vardı. Halil Sezai, Seksendört, Grup Yorum ve Ezginin Günlüğü hesaplarında da yeni şarkılar yer alıyordu.
Doğulu’nun sayfasındaki şarkı, enstrümantaldi.
Sanatçı, pek tabii böyle bir beste yapmış olabilirdi.
Fakat şarkının künyesindeki yayıncı kısmında Doğulu Prodüksiyon değil de bambaşka bir isim yazıyordu. Şarkıyı listeme ekledim. Sonrasında 2 yeni şarkı daha olduğunu fark ettim. Kenan Doğulu, yeni şarkılar yayınlıyordu ama bunu duyurmuyordu. Bu biraz garipti.
Müzik platformuna göre Grup Yorum “Perfect Places”, Ezginin Günlüğü ise “Arrival” adlı yeni şarkılarını yayınlamış gözüküyordu.

Yazının Devamını Oku

Bu gözler bu kulaklar onu çok arayacak

Bu yazıyı yazmalı mıyım” diye çok düşündüm. Sonuçta benden öte nice müzik insanı vardı onu tanıyan.

Sanatçısından gazetecisine, yerlisinden yabancısına... Sanki bana düşmüyordu onu anlatmak...
Ama dilim döndüğünce hiç tanımamış birilerine Hasan Saltık’ı anlatmak istedim. Çünkü elimden tek gelen bu.
Genç bir müzik gazetecisinin tanışmak, yanında durup öğrenmek isteyeceği biriydi Hasan Saltık.
30 yıl önce Kalan Müzik’i nasıl kurduğunu aratıp her yerden okuyabilirsiniz ama deneyimlerini bir tek ondan dinleyebilirdiniz. Grup Yorum’la yola nasıl başladıklarını, Erkan Oğur’la neler yaşadıklarını, yeni hangi türküleri müzik külliyatına kazandırdığını ya da depolarda bulduğu analog bant kayıtları plağa basma heyecanını.
Çok konuşkan olmasına rağmen özelini hiç bilmezdiniz.Sürekli bir yerlerde, bir iş peşinde olurdu.
İMÇ’den çıkartmamıştı şirketini, orada bir geleneğin de bayrağı elindeydi. Biraz tarih, biraz anılar, müziğe adanmış bir binada bu toprağın müziklerini yaymaya devam ediyordu.
Bilgisini aktarması için gözünün içine bakmak, soru sormak büyük zevkti. Lakabını duymuşsunuzdur, “Türkiye’nin müzik antropoloğu”.

Yazının Devamını Oku

GEL 2022

2021’i kaçırdık belli ki ama 2022 turneleri açıklanmaya başladı.


Covid-19 aşısına kavuşunca kalabalık planlar, 2022’nin ‘garanti’ görünmesiyle gelecek yıla kaydırıldı.
Zaten en başından beri 2022 baharından önce bir turne/festival tarihi vermek kehanet gibiydi. Yine de bir umutla bekledik açılma kararını.
Test amaçlı yapılan global ödül geceleri ve etkinliklerini görünce zaten bir anda normalleşmeye gitmenin tatlı bir rüya olduğunu anladık.
Negatif testini götüren, maskesini takan, havalandırılan bir mekanda bulunan binlerin katıldığı etkinliklerde, bir elin parmağını geçmeyen vaka sayıları da resmen içimize su serpti.
İspanya’da düzenlenen Primavera Sound Festival’in kadrosu açıklanınca anladık ki dolu dolu bir 2022 bizleri bekliyor.
Kozasından çıkan kelebek misali tüm sanatçılar turnelerini açıkladı. Tüm festivaller güçlü line up’lar sunuyor ve “Bakın küllerimizden doğacağız” mesajı veriyor.

Yazının Devamını Oku

Erol Alkan Duran Duran’la

İngiltere’de faaliyetlerine devam eden DJ Erol Alkan, bu kez Duran Duran albümünün arkasındaki isimlerden biri olarak karşımıza çıktı.

Daha önce Klaxons, Ride, Mystery Jets, Franz Ferdinand gibi isimlerle çalışan Erol Alkan, bu kez ekim ayında yayınlanacak Duran Duran’ın yeni albümü “Future Past”in prodüktörlerden biri oldu.
Albümde Mark Ronson, Giorgio Moroder ile prodüktör koltuğuna oturan Alkan’ın yanı sıra Lykke Li, Mike Garson ve Blur’dan Graham Coxon gibi isimleri de şarkılarda göreceğiz.
Kıbrıs asıllı Londra doğumlu elektronik müziğin önemli isimlerinden biri olan Alkan, güzel haberi sosyal medya hesabından grupla olan stüdyo fotoğrafıyla duyurdu. Grubun son albümünün ilk single’ı “Invisible” da bir Erol Alkan prodüksiyonu. Grup, şarkıyı ilk kez Billboard Müzik Ödülleri sahnesinde çaldı.
Neredeyse 2 buçuk yıldır üzerine çalışılan albümün ilk şarkısı geçtiğimiz cuma yayınlanmadan önce haber dalga dalga yayıldı. Grubun, 40. yılında yayınlanacak bu yeni albümde ünlü isimlerin yanında bir Türk ismi görmek... Böyle haberlere gururlanmayalım da ne yapalım şimdi.

Koltuktan dans pistine Zeynep Bastık

Zeynep Bastık’tan albüm bekleyenler, nasibini geçen cuma aldı. “Zeynodisco” adını taşıyan ilk albümü, disko temasını hissettiren 7 pop şarkısını barındırıyor.Zeynep Bastık’tan albüm bekleyenler, nasibini geçen cuma aldı. “Zeynodisco” adını taşıyan ilk albümü, disko temasını hissettiren 7 pop şarkısını barındırıyor.Bize, üçlü koltuktan akustik şarkılarla seslenen, o cicili bicili şarkıcı, oldu mu size Kylie Minogue ve Dua Lipa arasında biri...Kendi tabiriyle 7 şarkıda, 7 ayrı kadın hissiyatı olsa da Zeynep Bastık ve Serhat Şensesli’nin elinin değdiği şarkılarda aslında tek bir kadının ruh durumuna şahit oluyoruz. Kimi zaman umutsuz, kimi zaman müdanasız, kimi zaman seksi olan bu kadın; ses rengini, yapmak istediklerini iyi bilen, ayakları üzerinde duran birinin farklı yüzlerini barındırıyor. Şarkı sözlerinde Uzi’den Emir Can İğrek’e, Yasemin Mori’ye kadar destek var. Düzenlemeler ise hem farklı hem tanıdık. Her şarkıda “bir yerden biliyorum” hissiyatı geliyor. Belki de o yüzden viral listelerinde “Kalbimi Kırdın”, “Marlon Brando” ve “Sana Bayılıyorum” beğenilenler arasına girdi. Benim favorim Yasemin Mori imzalı “Kalbimi Kırdın”. Bu albümü bu yaz oldukça fazla duymaya hazırlanın. 

Yeni versiyon

Levent Özer’in uzun bir aradan sonra çıkardığı ve daha sonra viral olan “Dünya Serseri” şarkısının yeni versiyonu yayınlandı. Daha da sakin, daha da soft bir düzenlemeye sahip olan akustika versiyonunda gitar yine ön planda.

Yazının Devamını Oku

Söz yazarlarına iyi bakın

Geçtiğimiz haftalarda “Rebalancing the Song Economy “ (Şarkı Ekonomisini Yeniden Dengelemek) adlı bir araştırma yayınlandı.


ABBA’dan tanıdığımız Björn Ulvaeus (ki kendisi söz yazarları hakkında en çok çalışmaya imza atan isimlerden) ve MIDiA Research şirketinin önderliğinde yapılan çalışma, Mark Mulligan, Keith Jopling ve Ulvaeus’un değerli katkılarıyla da yazıya dökülmüş.
Björn Ulvaeus, raporu şöyle açıklıyor: “Bu raporda, şarkı yazarının günümüz müzik işine kültürel, yaratıcı ve ticari olarak nasıl uyum sağladığına dair kanıta dayalı bir görüş sunuyoruz. Neyin işlevsiz olduğuna bakarak çözüm önerileri bulmayı amaçlıyoruz”.
Dedikleri gibi yapmışlar ve raporun sonunda dijital dinlenmede telif bedeli paylaşımını yeniden değerlendirmişler.
Bilgilere hızlıca göz atalım...
◊ 2020’de dünya çapındaki müzik sektörü gelirleri yüzde 30 küçülme yaşadı. Müziğin canlı izlenmesi kısmı gerçekleşemediği için müzisyenler sadece dijital dinleme rakamlarının sonuçlarına/ödemelerine kaldı.
◊ Dijital dinlenmenin şarkı ekonomisi kısmındaki önemi artarken telif gelirleri hiç olmadığı kadar azaldı. Dijital dinlemeden elde edilen gelir yayınlayan şirketlerin teliflerinin üçte biri haline geldi.

Yazının Devamını Oku

Konserler ve gözyaşları

Boş umutlar aşılamak istemem ama dünyaca iyiye gidiyoruz galiba. Pek emin olamasam da yaz ayları için aldığımız bazı konser haberleri, İngiltere’nin 17 Mayıs sonrasına etkinlikleri açacak olması, Barselona ve Portekiz’de pilot canlı performansların başlanması küçük mutluluklar verdi.


Her şey, normale dönen Yeni Zelanda’daki 50 bin kişilik konserle başladı. Six60 grubu, Auckland’daki Eden Park Stadyumu’nda maskesiz ve sosyal mesafesiz konser gerçekleştirildi. Ne test soruldu, ne aşı, ne maske, ne sosyal mesafe...
Yeni Zelanda’daki hâlâ ütopik gibi göründüğü için geçen hafta Barselona’daki test konseri daha dikkat çekici geldi. 5 bin kişi, 24 bin kişilik mekanda Love of Lesbian grubunu izledi. Covid ve antijen testleri yapıldı. FFP2 diye geçen maskelerden seyircilere dağıtıldı.
“Şimdi Covid festivaline dönmüştür orası” diye düşünürken bir de bakıldı ki konserde kimse virüs kapmadı. Yani neredeyse kimse...
Konserden 15 gün sonra 6 kişinin testi pozitif çıktıysa da bulaşıcı hastalıklar uzmanı Josep Maria Llibre “Etkinlik sırasında bulaşma gerçekleştiğine dair bulgu yok” dedi.
Bu örnek konser, Barselona’da kültürel faaliyetlerinin yeniden başlamasına dair umut verdi. Grubun solisti Santi Balmes ise “18 aydır sahneye çıkmadığımız için çok heyecanlıydık. Kimilerimizin gözleri doldu” dedi.
Portekiz’in Braga kentinde de Pedro Abrunhosa konser verdi.

Yazının Devamını Oku

Yeni bir platform kuruldu

Müzik endüstrisi çalışanları için yeni bir platform kuruldu: Müzik Platformu.


Sektör çalışanlarını bir araya getirmeye amaçlayan bu platform hakkında fikri olan az... Her şeye olduğu gibi bu işe de şüpheyle yaklaşmış, “ne işimiz olur” demiş, hatta kulak ardı etmiş sektör çalışanları var.
Bugün size, “Müzik Platformu”nun ne olduğunu anlatacağım.
Merve Eryürük, Türkiye Müzik Endüstrisi’nin envanterini çıkarmak adına bir platform kurdu.
Platformun amacı “bu sektörde kaç kişi var” “kimler sigortalı” “kimlerin tek gelir kaynağı müzik” gibi sorulara genel bir yanıt bulmak... Kişisel veriler istendiği için birçok kişi üye olmaya çekinmiş ve “niye alıyorlar ki bu bilgileri” demiş.
Platformun öncelikli amacı müzik sektörüne dair veriler oluşturmak ve bu dökümler üzerinden konuşmak.
Hemen hemen birçok kişi de “Kim bu Merve Eryürük” demiş.

Yazının Devamını Oku

Emeğinin arkasında mısın

Başlıktaki soru, üreten herkese. Özellikle de müzikle haşır neşirseniz...


Bir şarkı yaptınız veya onu söylediniz. Şarkı iyi, en azından ortalamanın üstünde. Kendinizi, sesinizi, şarkınızı duyurmak ve dinletmek istiyorsunuz.
Peki, bu kendi kendine veya birdenbire mi olacak?
Öncelikle en hassas olduğum konudan başlayayım:
Fotoğraf.
Yazılı basın için olmazsa olmazdır.
Eğer bir gazeteciye e-mail yoluyla ulaşıyorsanız fotoğrafınızı, albüm kapağınızı ya da illüstrasyonunuzu da iletmeniz gerek.

Yazının Devamını Oku

Daniska’yı ünlü yapmak

Telif hakları, meslek birliklerinde başkan seçimi, pandemi sürecinin uzaması derken ağzımız tatlansın istedim bu hafta. Malum, sadece kalem sallamakla sorunlar çözülmüyor, ben de daha eğlenceli bir konu olan “Daniska’nın ünlü olma yolculuğu”ndan sizlere bahsedeceğim.

Daniska, özellikle Twitter’da takip etmeseniz bile tweet’leri önünüze düşen yegâne gruplardan. Gökhan Tümkaya, Efe Demiryoğuran, Evren Arkman ve Deniz Bayrak’tan oluşan grup, ilk albümü “Miş Gibi”yi yayınladığı 2019’dan bu yana sosyal medyada bizi trollüyor.
“Troll” derken hemen aklınıza negatif bir anlam gelmesin.
Grubu, sosyal medyada takip ederseniz çok eğlenirsiniz. Çünkü müzik grubundan ziyade gerçek bir fenomen hesabına sahipler.
Ünlü olmayı sürekli tiye alırken ünlü oldular. “Bizim çok acil meşhur olmamız lazım! Son halimiz görenleri şaşırtsın misal, yeni sevgilimizle ilgili dedikodulara gülüp geçelim. İşimizle değil özel hayatımızla gündeme gelmek istiyoruz! Ha bir de tüm şarkılarımız ticari kaygıyla yazılmıştır” diyecek kadar özü sözü birler...
“Ünlü olursak sizi unutacağımızı düşünüp şarkılarımızı paylaşmıyorsunuz! Biz, ünlü olsak da olamasak da bir kaç yıla kalmaz sizi unutacağız zaten. Lütfen paylaşın herkes nasiplensin. Allah’ını seven demansa gelsin” diyecek kadar da naif bir ekip.
Her paylaşımlarına kahkahalar atmak ihtimal dahilinde. Sıklıkla boşluğuma geliyor... Birçok ünlünün hesabından daha canlı ve daha neşeli bu hesaba, kayıtsız kalamıyorum.
Grup, son olarak Ümit Besen’le “Serçenin Şarkısı”na imza attı.

Yazının Devamını Oku

Yapay zekadan sanatçı olur mu

TikTok’ta 9 milyon takipçisi olan robot rap’çi FN Meka geçen hafta NFT olarak çıkardığı dijital sanat eseri ‘Super Toilet’, 6 bin 500 dolara satınca gözler yapay zeka ürünü bu karaktere döndü.

Sponsor odaklı ortaya çıkan, sesi haricinde vücudu, müziği, sözleri hatta temposu yapay zekayla yapılan FN Meka’nın başarısı “Yapay zekadan sanatçı olur mu, sanatçı dediğimiz illa insan olmak zorunda mı” sorularını gündeme taşıdı. Hatta ciddi ciddi “insan sanatçıların sonu mu geliyor” tartışmaları bile başladı.
Hiçbir takipçisine sinirlenmeyecek, hiçbir habere alınmayacak, politize olmayacak bir yapay zeka ürünü sanatçının, hayran kitlesinden de kişisellik beklemediği muhakkak.
Bu yapay zeka rap’çiyi bünyesine katan dijital plak şirketi Factory New’in ortağı Anthony Martini, “Plak şirketlerinin yeni yetenekler bulmaya ayırdığı bütçenin büyüklüğü yanında başarı oranı yüzde 1. Şimdi başarısı garanti dijital sanatçılar üretebiliyoruz” dedi.
Yapay zeka ve dijital sanatçılar dünyadaki sanat dinamiklerini değiştirmeye başlarken bizdeki durum ne mi?
Davulcu Alpay Şalt, sosyal medyadan bir paylaşımda bulundu.
MÜYORBİR’in (Müzik Yorumcuları Meslek Birliği) üyelik şartlarında dördüncü maddeyi yazdı:
“Başvuru sahibinin en az 8 müzik eserinden oluşan albüm ya da en az 8 adet müzik eseri icralarının MÜYORBİR (BMAT) tarafından yayınları takip edilen (listelenen) TV ve radyolarda üyelik başvuru tarihinden önceki 1 yıllık sürede en az 100 adet dinlenme ve/veya izlenmesinin gerçekleşmiş olması gerekmekte.”

Yazının Devamını Oku

Dijital dinlenme artarken dijital alım düştü

Dünya Müzik Endüstrisi Birliği (IFPI) Global Müzik Raporu 2021 yayınlandı. Rapora şöyle bir göz gezdirip bilmeniz gereken rakamları derledim...

◊ Dünya müzik sektörü 2020’de yüzde 7.4 büyüme sağladı.

◊ Fiziksel satış yüzde 4.7 oranında düştü.

◊ Dijital platformlardaki premium üyeli dinleyici sayısı yüzde 18.5 arttı.

◊ Dünya genelinde dijital platformlardan elde edilen gelir yüzde 62.1 arttı.

◊ 2020’nin en çok albüm satan sanatçıları sırasıyla BTS, Taylor Swift, Drake, The Weeknd, Billie Eilish, Eminem, Post Malone, Ariana Grande, Juice World ve Justin Bieber oldu.

◊ Dijital platformlarda top 10’da zirve The Weeknd ve Blinding Lights’ın oldu. Dünya çapında ise tüm formatlar içinde BTS’in “Map of The Soul:7” albümü zirveye oturdu.

◊ En çok satan albüm sıralamasında ise ilk iki sıra yine BTS’e ait. “Map of the Soul:7” 4.80 milyon, “BE” albümü ise 2.69 milyon satış sağladı.

◊ 2020’de streaming yüzde 19.9 artarken, indirme ve diğer dijital platform satışları yüzde 18.7 azaldı. Fiziki albüm satışı yüzde 4.7 oranında düşerken performans haklarından elde edilen gelir yüzde 10.1 oranında düştü.

Yazının Devamını Oku

Müzisyenler için NFT

Kripto paranın sanatla ilişkisi kendini NFT adı verilen Non-Fungible Token’la (Değiştirilemez jetonlar) gösterdi. NFT, çok geniş kapsamlı bir alan.

Bir tweet, tablo, anı, GIF, klip ya da şarkı gibi birçok üretim içine girebiliyor. Peki, geleceğin en önemli müzik gelir yöntemi olarak öngörülen NFT, müzisyenlerin hayatlarını kısa dönemde etkiler mi? Burada sadece ünlü isimler, ününe ün katar, diğerleri yine yerinde sayar mı?

Son datalara bir şarkıcı, dijital dinlenme ve albüm satış gelirlerinden sadece yüzde 12’lik bir pay alabiliyor. Ortada konser ya da turne de kalmayınca müzisyenler için ciddi bir maddi kayıp ortaya çıkıyor. O yüzden de tüm dünyada gözler bu yeni yükselen ‘para kazanma kapısı’ NFT’ye çevriliyor.

NFT, blockchain teknolojisine dayalı, limitli üretilen, sanatçının imzasını taşıyan, kopyalanamayan ve alıcısı tarafından da sadece transfer edilmek yoluyla elden çıkarılabilen dijital ya da kripto eserlerin tanımı.

Sanatçılar, bir NFT eser satışından yüzde 50’nin üzerinde kâr elde edebiliyor.

Bu da ilginin bu alana kaymasını sağlıyor. Öyle ki sanatçı eserinin bir sonraki satışından da kendi payına düşeni alabiliyor ve her defasında kazanıyor. Yani sistem “adalet” vadediyor.

NFT’nin müzik dünyasındaki ilk karşılığını ise Grimes aldı. Elon Musk’ın da sevgilisi olan Grimes, kardeşiyle NFT koleksiyonu “WarNymph”i piyasaya sürdü.

Koleksiyon, çizimler, resimler ve türünün tek örneği bir multimedya şarkılarını içeriyordu. Nifty Gateway platformunda tek bir NFT eseri, 5,8 milyon dolara satışa çıktı.

Eser, şubat ayının sonunda 3LAU yani 11.6 milyon dolara satıldı.

Yazının Devamını Oku

Grammy’nin tadı kaçtı

The Weeknd’in Grammy’lerden birkaç gün önce töreni boykot edeceği ve bir daha eser göndermeyeceğini açıklaması ortalığı karıştırdı. Ona Zayn Malik de dahil olunca pirincin taşı ayıklanamaz hale geldi.

Birkaç ay öncesine dönelim, 31 Ocak’ta yapılması beklenen tören mart ayına ertelendi. Ardından isyan bayrakları teker teker açılmaya başlandı. The Weeknd, son albümü “After Hours”un özellikle hit şarkısı “Blinding Lights”ın Grammy’de hiçbir adaylık almamasına tepki gösterip çıkışta bulundu.

Ünlü isim, bundan böyle Grammy Ödülleri’ne hiçbir şekilde katılmayacağını açıkladı.

The Weeknd, New York Times’a “Bundan böyle bağlı olduğum plak şirketimin Grammy Ödülleri başvurularında müziğimi öne sürmelerine izin vermeyeceğim. Kişisel olarak artık umursamıyorum. Şu an benim için hiçbir anlamı olmayan 3 Grammy var” dedi.

Zayn Malik de Grammy Ödülleri’nin dağılımının şaibeli olduğunu ileri sürdü. Malik, el sıkışıp hediyeler gönderenlerin kazanma şansı olduğunu belirtip “Gelecek yıl size bir sepet şekerleme göndereceğim” diyerek tartışmaları körükledi.

Tabii, dünya bu haberin artçılarını yaşarken Kayıt Akademisi Geçici Başkanı Harvey Mason Jr., “Birileri üzgün olduğunda hepimiz hayal kırıklığına uğruyoruz ancak sürekli olarak geliştiğimizi söyleyelim. Bu yıl da geçen yıllarda olduğu gibi ödül verme sürecimizi iyileştirmek için kendimize eleştirel gözle bakacağız” dedi.

Tören gününden bir gün önce Beyoncé, performans sergilemeyeceğini açıkladı. Bu karar Grammy’lerin “renklere saygı duymamasına bir tepki” olarak algılandı. Bir başka neden, 10 yıl içinde törenden hiç büyük ödül alamaması da gösterildi.

Geçen yıl tüm önemli ödüller Billie Eilish’e gittiğinden bu yıl akademinin “eşitlikçi” davranarak paylaşımcı olacağı konuşuldu. Bu da yetmedi seri halde dağıtılan ödüller sırasında kimilerine göre bir destek kimilerine göre bir tepki de Billie Eilish’ten geldi.

“Yılın kaydı” ödülünü “Everything I Wanted” şarkısıyla kazanan Eilish konuşmasında “Megan (Thee Stallion) bu ödülü ne kadar hak ettiğini anlatmak için bir konuşma yapacaktım. Bu senin. Bunu sen hak ettin. Seni ne kadar sevdiğimi düşününce ağlamak istiyorum” dedi.

Yazının Devamını Oku