Sinem Vural

Sinem Vural

sinemvuralpro@gmail.com

Algoritmanın ‘hayalet’ işçileri

Yapay zekâyı “Ay ne güzel, beste yapıyor” diye alkışlarken, işin mutfağındaki emekçilerin dünyası resmen tepetaklak olmuş durumda.

Haberin Devamı

Mix Akademisi öyle bir rapor hazırlamış ki adı üstünde: “Üretken Yapay Zekâ ve Dijital İş Gücü: Stüdyo Profesyonelleri için Çevrimiçi Müzik İş Gücünün Değer Kaybı”.

Raporu satır satır okurken ‘Yok artık’ dediğim yerler oldu. Meğer o çok sevdiğimiz stüdyo müzisyenleri, artık birer yaratıcı değil, algoritma tamircisi haline gelmiş.

Müzik sektöründe ‘hayalet emek’ dönemi başlamış durumda.

Olay şu: Yapay zekâ bir şeyler ‘üretiyor’, sonra stüdyo müzisyenine gidip “Şu robotun çaldığı saçma sapan yerleri insan kulağına uygun hale getir, üzerinden bir geç” diyorlar.

Arjantinli müzisyen Manuel Villar Lifac gibi usta isimler isyanda; “Yapay zekâ üretimi parçalarını düzeltmek, sıfırdan orijinal bir şey yazmaktan daha uzun sürüyor” diyor. Yani müzisyen, besteciden çıkıp algoritmanın kalite kontrol uzmanına dönüşmüş durumda.

Haberin Devamı

RAKAMLARLA MÜZİK İSTİLASI

Mix Akademisi, rakamlarla bu durumu gözler önüne seriyor. Deezer’dan örnek gösteren araştırmada platforma her gün yüklenen şarkıların tam yüzde 34’ü tamamen yapay zekâ ürünü. Müzik platformlarına her gün 112 binden fazla yeni şarkı akıyor.

Pazar o kadar şişmiş ki, yer kalmamış. Bir stüdyo müzisyeninin çevrimiçi platform geliri şimdiden yüzde 10-15 civarında azalmış.

Neden mi? Çünkü insanlar ‘insan unsurunu’ atlayıp direkt robota koşuyor. Araştırmaya göre 2028 yılına kadar yaratıcı sektör çalışanlarının gelirlerinin yüzde 24’ü risk altında.

SANATSAL ÖZGÜRLÜK MÜ? O DA NE?

Vaka incelemelerindeki stüdyo müzisyeni Jon Sudbury’nin şu sözü aslında her şeyi özetliyor: “Yapay zekânın yaptıklarını aynen çalmaya çalışırken sanatsal özgürlük falan kalmıyor.”

Yani müzisyen artık enstrümanını duygularıyla değil, bir transkriptör gibi makine komutuyla çalıyor.

Teknoloji elbette çok güzel, işinizi kolaylaştırdığında. Biz “yaşasın teknoloji” diye bağıra duralım, müzik dünyasının gerçek kahramanları sessiz sedasız birer ‘sorun çözücüye’ dönüşüyor.

Yarın öbür gün ruhu olan bir şarkı bulamadığımızda “Nerede o eski sololar” diye daha çok dizimizi döveriz.

Dikkat çekenler

Haberin Devamı

◊ Göksel, nisan ayı sonunda yayınlanacak “Rüyaların İşi” adını taşıyan yeni albümünün açılış şarkısı “Peki Öyle Olsun”la yaptı. Sözü ve müziği Göksel’e ait olan şarkı hafif Egeli hafif günümüz haliyle kalpleri kırıyor.

◊ Alança, yeni şarkısı “Artık Kaçma”yı paylaştı. Sözü ve bestesi Alança’ya ait olan şarkı ritmi ve sözleriyle bu haftaki şarkılar arasından kolayca sıyrılıyor.

◊ Öykü Dörter, 9 şarkılık “Senden Önce Ben Kimdim” isimli ilk albümünü yayınladı. Alternatif pop, R&B ve rock genre’larını içeren albüm Dörter’in iyileşme yolculuğuna bizleri de davet ediyor. Çok beğendiğim bir isim olan Dörter çıkış şarkısı olarak “Mutlu Son”u seçmiş ama albümde tek bir boş yok!

Haberin Devamı

◊ Bulvar, yeni şarkısı “Yeniden Başlasak”ı paylaştı. Batuhan Ateş (vokal & söz yazarı) ve İsmail Alp Aydemir’den (gitar) oluşan ikili söz ve müziği Ateş’e ait olan şarkılarında Türkçe rock’ı hatırlatmanın yanı sıra keyifli bir şarkı da sunuyorlar.

◊ Netam ve Damla Temel, güçlerini “Uzak” için birleştirdiler. Söz ve müziği Damla Temel imzalı şarkının yapımcılığını üstlenen Netam, ortaya iki versiyon çıkarmış durumda. “Uzak v.2” dinleyiciler kadar benim de favorim oldu.

◊ Evrencan Gündüz, mayıs ayında yayınlanacak 7 şarkılık yeni albümü “Biz Ayrılmayız”ın ilk müjdesini yeni teklisi “Acı Verir Zaman” ile veriyor. Tarzını zaten beğeniyordum ama sözleri Gündüz ve Naz Özgülüş’e, beste, aranje ve prodüksiyonu Evrencan Gündüz’e ait bu şarkı bir başka olmuş. Albüm için merak başlasın.

NE DİNLEDİM

Haberin Devamı

∆ Samida- Yosmam
∆ Lavta- Felaket Bir Durum
∆ The Ringo Jets- Orman
∆ Batu Akdeniz, Çağrı Sinci- Ayna
∆ Billur Battal, Canozan- aldığım nefes bile 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları