Sina Afra

O pencere açık ama sonsuza kadar değil

10 Kasım 2017
Her toplumda yaz mevsiminin gelişini müjdeleyen belli başlı işaretler vardır.

Bizdeyse açan yaz çiçekleri, suya daldırılan ayaktan gelen “cemre düştü” müjdesi, kışlıkların evin görünmeyen yerine kaldırılması gibi emare ve eylemler yazın gelişinin geleneksel habercileridir.

Pencerelerin de önemli bir yeri vardır mevsim değişimlerinde. Yaz sıcağının olanca kavuruculuğuyla kendisini hissettirdiği günlerde, bir nebze olsa serinlik hissetmek için evdeki tüm pencereleri açıyoruz. Çoğunu kışın kapalı tuttuğumuz pencereleri... Sembolik olarak dünyayı görme aracı olarak kullandığımız pencerelerin birçoğunu aslında dönemsel olarak kullandığımızı fark ediyoruz yaz geldiğinde.
Oysa mevsimden, mimariden ya da her türlü sebepten bağımsız olarak sürekli açık olarak bekleyen bir penceremiz var. Her zaman ışık sızdırmadığından fark edemeyebiliyoruz, her zaman serinlik yaratmadığından varlığını unutabiliyoruz. Girişimciler olarak bu pencereye “fırsat penceresi” diyoruz.

O pencere bugün itibarıyla açık. Özellikle de olağanüstü değişimler yaşadığımız bu dönemde ardına kadar açık. Peki biz bu pencerenin ne kadar farkındayız?

Yazının Devamını Oku