Paylaş
Hantavirüsün özelliklerine geçmeden önce gemide yaşananları kısaca hatırlamakta fayda var. Ushuaia limanından ayrılan gemide ilk can kaybı 11 Nisan'da Hollandalı bir erkek yolcuyla yaşandı. Ardından eşi ve bir Alman vatandaşının da hayatını kaybetmesiyle toplam vefat sayısı üçe yükseldi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), vakalara neden olan türün, insandan insana bulaşabilen nadir Andes suşu olduğunu doğruladı. Gemiden tahliye edilen yolcular arasında bulunan Türk YouTuber Ruhi Çenet de karantinaya alındığını duyurdu.
Gelelim iki virüsün farkına... Hantavirüs ile Covid-19 arasındaki en temel fark, yayılma hızı ve virüsün ölümcüllüğü. Hantavirüs daha ölümcül bir tablo çizse de bulaşıcılığı Covid-19'a kıyasla oldukça düşük. Biyoteknoloji ve viroloji uzmanı Dr. Semih Tareen, varyantların coğrafi olarak farkına değindi ve şu bilgileri paylaştı:
“Örneğin Amerika kıtasında, özellikle Güney Amerika’da bulunabilen, hatta gemide de tespit edilen Andes varyantında hantavirüs insandan insana bulaşabiliyor. Andes varyantından insandan insana bulaş Covid-19 ya da kızamık virüsü kadar yaygın değil ama mesela 2018-2019’da yaşanan bir önceki hantavirüs salgınında, bir doğum günü partisinde toplananlar arasında birkaç vaka çıktı. Dolayısıyla Andes türü yakın temas, salya, aksırık ve öksürük ile insandan insana bulaşabiliyor. Ancak Asya ve Avrupa’da bulunan hantavirüs türleri insandan insana bulaşmada başarılı değil. O yüzden bu bölgede genelde hayvandan insana bulaşıyor ve burada söz konusu hayvanlar genelde kemirgenler oluyor.”
Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Dr. Songül Özer ise virüsün doğal yayılımına dair şunları ekledi:
“Özellikle kapalı, uzun süre havalandırılmamış alanlarda risk artar. İnsanlar arasında bulaş ise son derece nadir. Bu nedenle toplum içinde hızlı ve kitlesel yayılım potansiyeli Covid-19’a kıyasla çok düşük.”
KARANTİNA SÜRESİ NEDEN DAHA UZUN
Hantavirüsün kuluçka süresi Covid-19’dan daha uzun olduğu için karantina protokolleri de farklılık gösteriyor. Dr. Semih Tareen, belirtilerin ortaya çıkmasının beş haftayı bulabildiğini belirtti ve ekledi:
“Bu yüzden DSÖ karantina süresini en az 40 gün olarak tavsiye etti. Ancak bizim elimizde PCR testleri var; PCR testleri sayesinde karantina süresinin tamamını beklemeye gerek kalmadan moleküler test takibi yapılabilir.”
Dr. Songül Özer de kuluçka süresinin bir ila sekiz hafta arasında değişebildiğini, ateş ve kas ağrısı gibi belirtilerin de genellikle maruziyetten 2-4 hafta sonra görüldüğünü vurguladı.
Virüsün mutasyona uğrayıp daha kolay bulaşma ihtimali de merak edilenler arasında. Dr. Semih Tareen konuyla ilgili değerlendirmesinde, hantavirüsün olağanüstü özellikler kazanma riskinin düşük olduğunu ifade etti:
“Bu varyant, insandan insana çok kolay bulaşmadığı için çok aşırı yeni mutasyonlar kazanmasını beklemiyoruz. Çünkü bunu yapması için herhangi bir seçilim baskısı yok, zaten kemirgenler arasında rahatlıkla yayılabiliyor. Özetle, mutasyonlar her zaman olacak ama burada hantavirüsün olağanüstü bir mutasyon kazanıp, olağanüstü özellikler edinme riski çok düşük.”
Dr. Songül Özer de benzer bir görüşü savunarak, hantavirüslerin SARS-CoV-2 gibi hızlı mutasyon geçirip yüksek bulaşıcılığa ulaşacağına dair bilimsel bir veri olmadığını belirtti.
Hantavirüs, bulaşması zor ancak yakalanıldığında daha tehlikeli bir virüs. Dr. Semih Tareen iki virüsle ilgili şu kıyaslamayı yaptı:
“Covid-19’da ölüm oranı yüzde 0,1 ila yüzde 1 olabiliyordu fakat Covid-19 hantavirüse kıyasla çok kolay yayılabiliyordu ve kolay yayıldığı için ölüm sayıları çok yüksekti. O nedenle kısa zamanda bir pandemi meydana geldi ve çok fazla ölüm yaşandı."
Tareen, Amerika kıtasındaki türlerde ölüm oranının yüzde 20 ila yüzde 60 arasında olduğunu, Türkiye'deki varyantın ise yüzde 1 ila yüzde 15 arasında seyrettiğini ekledi. Dr. Songül Özer ise en etkili korunma yönteminin kemirgen kontrolü ve hijyen olduğunu hatırlatarak, henüz hantavirüse karşı yaygın bir aşının bulunmadığının altını çizdi.
Paylaş