Sıdal Utkucu

Sıdal Utkucu

sidal.utkucu@hurriyet.com.tr

Uzmanlar vahşi hayvanlarla temas konusunda uyarıyor: Sakın ellemeyin!

Vatandaşların ayı ya da domuz sürüsüyle karşılaşması, haber bültenlerinde sık sık gördüğümüz olaylardan. Özellikle şehir hayatının doğal yaşam alanlarına giderek daha fazla kayması tabii ki bu konunun temel nedenlerinden biri. Kastamonu gibi ormanlık alanların çok olduğu şehirlerde de, Bodrum gibi popüler turistik destinasyonlarda da domuz ya da ayı ile karşılaşmalar yaşanabiliyor. Bu karşılaşmalara en son örnek Sinop’tan geldi.

Haberin Devamı

Erfelek ilçesinde bir domuz sürüsüyle karşılaşan 41 yaşındaki Şenel Yılmaz, olay anında arabasını durdurup domuz sürüsünün içine daldı. Yılmaz, daha sonra DHA’ya yaptığı açıklamada, “Büyükleri insanı parçalayabilir, kesinlikle önermiyorum” şeklinde konuştu.
Böyle karşılaşmaların tehlikeli olduğu aşikâr. Evet büyük yabani hayvanlar insanı parçalayabilir ama bu tehlike sadece yetişkin hayvanlardan gelmiyor. Yabani hayvanlarla temas söz konusu olduğunda uzmanlar en çok kuduz tehlikesi konusunda uyarıyor.

Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Asan, hurriyet.com.tr’ye yaptığı değerlendirmede, vahşi hayvanların her zaman risk yarattığını belirterek, “Yabani hayvanlarda temasta bizim en çok korktuğumuz hastalık kuduzdur. Çünkü kuduz ülkemizde hâlâ görülüyor. Bu vakaların çoğu da vahşi hayvan temaslarıyla ortaya çıkıyor” ifadesini dile getirdi.

Haberin Devamı

Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Tayyar Şaşmaz da Asan ile aynı şekilde kuduz riskine dikkat çekti.
“Yaban hayvanları, özellikle kurt, tilki gibi memeli hayvanlar, pek çok bulaşıcı hastalık taşıyabilirler. Doğadaki memeli hayvanlarda en büyük tehlike kuduz. Onların ısırması, yalaması ya da cildi tırmalaması kuduz açısından risk yaratır” ifadelerini kullanan Prof. Dr. Şaşmaz, bu nedenle yabani hayvanlardan kaçınmak gerektiğinin altını çizdi.

Bu noktada bir uyarı da avcılar için geliyor. Tayyar Şaşmaz, avcıların muhakkak kuduz aşısı olmasının ve uygun kıyafetler giymesinin altını çizdi.

KUDUZDAN BAŞTA RİSKLER DE VAR

Prof. Dr. Şaşmaz, vahşi yaşam alanlarına temasımızın artmasının, pek çok yeni bulaşıcı hastalık etkeni ortaya çıkması ihtimalini de arttırabildiğini söyledi.

Prof. Dr. Asan da kuduzun yanı sıra brusella ya da tularemi gibi paraziter hastalıklar da görülebildiğine işaret ederek, bu hastalıkların özellikle vahşi hayvanlardan ve domuzlardan geçebildiğine vurgu yaptı.

PEKİ YARALI BİR KUŞ GÖRÜRSEK?

“Tularemi için özel bir risk grubu da tavşanlar. Biz tularemiye zaten ‘avcı ateşi’ de diyoruz” değerlendirmesini yapan Asan, yaralı kuşlarla temas konusunda ise şunları söyledi:

Haberin Devamı

“Zaman zaman hepimiz yaralı kuş görebiliyoruz. Onlardan da psittakoz hastalığı bulaşabiliyor. Bu tarz yaralı hayvanlarda dikkatli olmamız, bu hayvanları elimize almamız gerekiyorsa eldiven takmamız gerekiyor. Elimizde kesi varsa bu tarz hayvanlarla hiç temas etmemek lazım çünkü eldeki kesiden de direkt bazı hastalıklar geçebilir.”
Doğada fare ve tavşan karşılaşmalarının daha olası olduğuna vurgu yapan Asan, “Fare deyince de yine bizi endişelendiren salmonella bakterisi var mesela. Kedilerde olan toksoplazma paraziti de yine farelerde görülebiliyor” ifadesini kullandı.

BU TEMASLARIN SALGIN RİSKİ VAR MI?

Vahşi hayvanlarla temas deyince pek çoğumuzun aklına Covid-19 salgını geliyor. Bütün dünyanın salgının etkisinde olduğu 2020’de bir gündem de virüsün insanlara yabani hayvandan geçmiş olma ihtimaliydi.

Haberin Devamı

Yabani hayvanla Sinop’taki örneğe benzer bir temasın salgına dönüşme ihtimali olup olmadığını sorduğumuzda Prof. Dr. Şaşmaz, şu cevabı verdi:

“Onun için daha sıkı temaslar olması lazım. Yani doğada öylesine bir hayvanla karşılaşmanın bu tür bir salgın yaratma potansiyeli olmaz. Hayvanların o taşıdıkları hastalık etkenlerin insanlara bulaşabilme ve daha uzun süreçte de insandan insana bulaşma yeteneği kazanabilmesi için sık temas olması ve insanların o hayvanlarla çok yoğun temas kurması lazım.”
Şaşmaz ayrıca, doğal yaşamın içine girdikçe, vahşi hayvanlarla temasımız arttıkça onların taşıdığı hastalık etkenlerinin insanlara bulaşması olasılığının da arttığını sözlerine ekledi.

Haberin Devamı

AŞI HAYAT KURTARIYOR

Peki vahşi bir hayvanla temas ettiğimizde ne yapmamız lazım? Prof. Dr. Asan bu noktada kişisel hijyene dikkat etmek gerektiğine, kuduz konusunda da aşının önemine dikkat çekti:

“Vahşi hayvanlarla temas konusunda dikkatli olmak, kişisel hijyene çok dikkat etmek, özellikle çıplak elle bu hayvanlara dokunmamak ve dokunduysak da hemen su ve sabunla ellerimizi yıkamak lazım. Elimizi ağzımıza, gözümüze götürdüğümüzde oradaki etkeni direkt vücudumuza yerleştiriyoruz. Temas edersek de mutlaka elimizi en hızlı şekilde yıkamamız lazım.”

Asan, vahşi hayvan ısırıklarında kuduz aşısının önemine vurgu yaparak, şunları söyledi:
“Aşı ile kuduzdan yüzde 100 korunursunuz. Ancak kuduz bir hayvanla temasınız olduysa ve aşı olmadıysanız da kuduz yüzde 100'e yakın oranda ölümcül bir hastalıktır.”

Haberin Devamı

sidal.utkucu@hurriyet.com.tr

Yazarın Tüm Yazıları