Sıdal Utkucu

Sıdal Utkucu

sidal.utkucu@hurriyet.com.tr

Trump ve Hamaney: Orta Doğu çıkmazında iki benzer kader

Dünya siyasetinin iki zıt kutbu Donald Trump ve Mücteba Hamaney, her ne kadar farklı yöntemler ve sistemlerle ülkelerini yönetseler de Orta Doğu’da tırmanan savaşın neticesinde kendilerini benzer bir siyasi çıkmazın içinde buldular.

Haberin Devamı

Hamaney, kamuoyuna görünmeden hazırlanan resmi metinlerle halka hitap ederken; Trump, kameralar karşısında veya sosyal medya üzerinden kışkırtıcı mesajlar vermekten çekinmiyor. Ancak bu üslup farkına rağmen her iki liderin de temel iddiası aynı: “Kazanıyoruz.”

Analistlere göre her iki liderin de acil bir anlaşmaya ihtiyacı var, fakat zayıf görünme korkusu ikisini de geri adım atmaktan alıkoyuyor. Bu durum, mevcut krizin bir zafer gibi pazarlanmasına neden oluyor:

Hamaney, ABD’nin askeri mağlubiyetinin kanıtı olarak Hürmüz Boğazı üzerinde kalıcı yönetim hakkı istiyor. Trump ise, Hürmüz Boğazı kısıtlamalarının işe yaradığını kanıtlamak adına, İran'ın doğrudan müzakere masasına oturup nükleer tavizler vermesini bekliyor.

EKONOMİK VE SİYASİ KUMAR

Her iki isim de iç siyasetteki koltuklarını korumak için günlük 21 milyon varillik petrol akışını tehlikeye atarak küresel bir ekonomik durgunluğu göze almış durumda. Taviz vermek Hamaney için İran'daki sertlik yanlılarına, Trump için ise “MAGA” (Amerika'yı Yeniden Yücelt) tabanına karşı bir yenilgi anlamı taşıyor.

Haberin Devamı

Üstelik savaşın ABD’de ekonomisine getirdiği askeri maliyet de artık daha çok görünür oldu. Kongre kaynakları, savaşın ABD’ye günlük maliyetinin 1 milyar dolar olduğunu belirtirken, Amerikan halkının yüzde 60’ı da bu savaşın bir hata olduğuna inanmaya başladı.

Babasının suikasta uğradığı ve iç siyasette meşruiyetinin tartışıldığı bir dönemde liderliği devralan Mücteba Hamaney, ekonominin serbest düşüşte olduğu bir ülkeyi yönetiyor. Milyonlarca insanın işsiz kaldığı bu ortamda, İran'ın Pakistan aracılığıyla sunduğu barış teklifi dikkat çekiyor:

-Ateşkesi 30 gün içinde kalıcı barışa dönüştürülecek bir mekanizma;

-Hürmüz Boğazı’ndaki mayınların temizlenmesi ve ulaşımın kademeli olarak açılması;

-Uranyum zenginleştirmesinin 15 yıl durdurulması ve sonrasında sadece %3,6 seviyesinde tutulması.

Trump ise bu manevrayı anladığını, ancak İran’ın henüz “yeterince ağır bedel ödemediğini” belirterek teklifi şimdilik reddetti.

BAE’deki Füceyre limanına yapılan saldırı, her iki liderin de kurdukları gerilim stratejisi üzerindeki kontrollerini kaybetmeye başladığını gösteriyor. Tahran'ın stratejik hamleleri veya Devrim Muhafızları'nın bağımsız kararları, Hamaney'in diplomatik alanını daraltıyor. Trump ise gemileri "yeryüzünden silme" tehditleriyle, kendi askeri danışmanlarının çizgisinin dışına çıkıyor.

Haberin Devamı

Sonuç olarak, hem Trump hem de Hamaney, kendi halklarına geri adım atmanın “teslimiyet” olduğunu söylüyor. Trump, İran'ın yerle bir edilmesini beklerken, Hamaney ise ABD'nin aşağılanmasını umuyor. Bu inat ise dünyayı büyük bir krizin eşiğinde tutmaya devam ediyor.

Yazarın Tüm Yazıları