Sıdal Utkucu

Sıdal Utkucu

sidal.utkucu@hurriyet.com.tr

Orta Doğu'da kırılgan dengeler bozuldu: ABD-İran hattında gerilim yeniden tırmanıyor

İran ve ABD arasında aylardır devam eden hassas ateşkes dönemi, karşılıklı askeri hamlelerle yerini yeniden çatışmaya bıraktı. Hürmüz Boğazı’ndan Lübnan sınırına kadar uzanan geniş bir coğrafyada tansiyon yükselirken, bölgedeki kritik gelişmeler savaşın gidişatına dair endişeleri arttı.

Haberin Devamı

İki ülke arasında diplomatik temaslar sürerken, dünya 2026 Haziran ayına yeni bir çatışma dalgasıyla uyandı. 7 Nisan’da ilan edilen kırılgan ateşkesle hava bombardımanları durmuş, ancak İsrail’in Lübnan’a yönelik operasyonları hız kesmemişti. Son olarak ABD ve İran ordularının doğrudan karşı karşıya gelmesiyle tırmanan gerilimin ardından İran basını, iki ülke arasındaki müzakere görüşmelerinin tamamen askıya alındığını duyurdu.

Washington ve Tahran hattından karşılıklı hamleler gelirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Lübnan’a yönelik yeni saldırı emri bölgedeki göç dalgasını ve çatışmaları da tetikledi. Yaşanan bu hareketlilik, şu kritik soruları beraberinde getirdi:

-Aylardır süren savaşta yeniden başa mı dönüldü?

-İlan edilen ateşkes tamamen sona mı erdi?

Haberin Devamı

-Bölgedeki son gelişmeler neye işaret ediyor?

Gerilimin fitili, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) geçen hafta sonu İran’ın Goruk kenti ve Keşm Adası’ndaki radar ile İHA komuta merkezlerine yönelik hava operasyonuyla ateşlendi. CENTCOM, bu adımı “meşru müdafaa saldırısı” olarak nitelendirerek, operasyonun İran’ın agresif eylemlerine yanıt olarak Cumartesi ve Pazar günleri "ölçülü ve kasıtlı" şekilde icra edildiğini açıkladı.

Bu saldırılara İran’ın yanıtı gecikmedi. Kuveyt’te sirenlerin çalmasına neden olan misillemede, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Kuveyt’teki bir ABD askeri üssünü hedef aldığını duyurdu. Kuveyt ordusu ise hava savunma sistemlerinin füze ve İHA'ları engellediğini açıkladı. Eş zamanlı olarak İran Devrim Muhafızları Donanması, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi denetimlerini sıkılaştırdığını ve uyarılara uymayan gemilerin durdurulacağını ilan etti.

Diğer yandan, ABD Başkanı Donald Trump’tan dikkat çeken bir mesaj geldi. Trump, "İran gerçekten bir anlaşma yapmak istiyor ve bu anlaşma hem ABD hem de bizimle hareket edenler için faydalı olacak" ifadelerini kullandı.

Avrupa Birliği’nin İran’ı suçlayan açıklamalarına ise Tahran’dan sert tepki geldi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, "AB’nin İran'ın komşu ülkelerdeki üslerden başlatılan ABD saldırganlığına karşı meşru müdafaa hakkını kullanmasını suçlayan açıklaması, seçici ahlaki öfkenin adeta ders niteliğinde bir örneğidir; ikiyüzlü ve sorumsuzdur" diyerek Brüksel’i eleştirdi.

Haberin Devamı

Bölgesel kriz derinleşirken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıların artırılması talimatını verdiğini açıkladı. Bu emrin hemen ardından İsrail savaş uçakları, Beyrut’un Dahiye bölgesini bombaladı. Lübnan yerel basını, halkın güvenlik gerekçesiyle yerleşim yerlerini terk etmeye başladığını aktardı. İsrail ordusu, ateşkese rağmen kara işgalini Litani Nehri’nin kuzeyine taşıyarak 26 yıl sonra ilk kez bu denli stratejik bir derinliğe ulaştı ve tarihi Şakif Kalesi’ni kontrolü altına aldı.

‘Bu savaş kolay kolay bitmeyecek’

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, yaşanan son gelişmeleri değerlendirirken üç kritik dinamiğe işaret etti.

Haberin Devamı

“Burada önemli üç nokta var; Hürmüz Boğazı’nın açılması, uranyum meselesi, İran’ın talep ettiği tazminatlar” diyen Caşın, mevcut tablonun uzun soluklu bir çatışmaya işaret ettiğini belirterek şu öngörülerde bulundu:

“ABD’nin sürekli ateşkesi ihlal ettiğini görüyoruz, dolayısıyla bu savaş bitmeyecek bir savaş. ABD farklı bahanelerle, mesela uranyumu teslim etmediği gerekçesiyle İran’a hava saldırılarını yoğunlaştıracak. Benim beklentim, Hürmüz'ü zorlayacağı yönünde. Ayrıca hava kuvvetleri İran'ı daha fazla bombalayacak.”

Meselebnin arka planında ABD’nin İsrail güdümüne girmesi ve küresel prestij kaybının yattığını savunan Prof. Dr. Caşın, Washington’ın hem iç hem de dış politikada ciddi bir sıkışmışlık içinde olduğunu belirtti:

Haberin Devamı

“Trump’ın son Çin seyahatiyle, Rubion'un Hindistan'da reddedilmesiyle, Kanada'nın Amerikan uçaklarından vazgeçip Avrupa uçakları ve Alman denizaltılarına geçmesiyle, Çin’in Küba üzerinden Amerika'yı baskılamasıyla, ABD’nin artık rahat olmadığını görüyoruz. Hem yakın coğrafyasında hem de kamuoyunda sıkışan ama sıkışmışlığı da bu savaşla örtbas eden ve özellikle Epstein davasını kamufle etmek için sürekli savaş psikozuna giren bir ABD görüyoruz.”

Savaşın hukuki ve siyasi bir takvimi olmamasının NATO’daki müttefiklerini tedirgin ettiğini aktaran Caşın, analizini şu sözlerle tamamladı:

“En önemlisi şu: Savaşın siyasi ve hukuki hedefleri belli değil ve ABD’nin savaşın ne zaman biteceği konusunda da bir ajandası da yok. Bu da NATO'yu korkutuyor. Müttefikler bu savaşa dahil olmak istemiyor. ABD, NATO Genel Sekreteri'ne baskı yapmak ve alternatif bir NATO kurmak suretiyle yeni bir denklem kurmaya çalışıyor.”

Yazarın Tüm Yazıları