Sıdal Utkucu

Sıdal Utkucu

sidal.utkucu@hurriyet.com.tr

Çin'de çiftler çocuk yapmaya yanaşmıyor... Düşen doğum oranları tek çocuk politikasının bedeli mi?

Bilgi akışının bugünkü kadar yoğun ve hızlı olmadığı 2000’li yılların başlarında herkes birbirine aynı şeyi söylüyordu: “Biliyor musun, Çin’de insanlar yalnızca bir çocuk yapabiliyormuş”... Buna şaşırıyorduk çünkü tek çocuk politikasının resmi bir nüfus kontrol politikası olarak uygulanabilmesi olağan bir durum değildi. Bir de Çin geniş ailelere hayli önem veren bir Doğu Asya ülkesiyken nasıl oluyordu da hanelerdeki çocuk sayısı sınırlandırılabiliyordu…

Haberin Devamı

Çin 1979’dan 2016’ya kadar tek çocuk politikası uyguladı. Amaç artan nüfusu kontrol edebilmekti. Tek çocuk politikasına uymayanlara uygulanan para cezaları ya da yaptırımlar sonucu o dönem dünyanın en kalabalık ülkesi olan Çin’de, doğum oranı aniden yavaşladı ve bir noktada bu politika bir sorun haline geldi.

Nüfus piramidinin terse dönmesiyle Pekin yönetimi, 2016’da tek çocuk politikasına son vererek, “nüfus gelişimini dengelemek ve yaşlanan nüfusa dikkat çekmek” amacıyla çiftlerin bazı durumlarda iki çocuk yapabilmesine izin verdi. Bu adım çok büyük fark yaratmamış olacak ki ülkedeki azalan doğum oranı bugün de Pekin yönetimini en çok meşgul eden konulardan biri.

 

AZALAN DOĞUMLAR CİDDİ BİR SORUNA DÖNÜŞEBİLİR

Haberin Devamı

Çin son dönemde alarm seviyesindeki doğum oranlarıyla gündemde. Ülkede geçen yıl en düşük doğum oranı kayda geçti. Bu durum dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumundaki Çin için gelecek yıllarda ciddi bir soruna dönüşebilir.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu, ülkedeki doğum oranlarını, geçen yıl bin kişide 5,63 olarak belirledi. Bu oran 2023’te kayda geçen ve o zamana kadar en düşük olarak ifade edilen bin kişide 6,39’dan da düşük. Görünen o ki 2016’dan bu yana yaşanan düşüş 2025’te de devam etti.

Ekonomide büyüme hedefleri tutturuldu ama doğum oranları, tek çocuk politikasının gevşetilmesinin vatandaşları çocuk yapmaya teşvik etmediğini gösteriyor. Verilere göre, Çin’de geçen yıl 11 milyon 310 bin kişi hayatını kaybetti, dünyaya gelen bebek sayısı ise 7 milyon 920 bin olarak kayda geçti. Bu durumda nüfustaki düşüş de 3 milyon 390 bin oldu.

Çin'in değişen demografik yapısı, Pekin yönetiminin aşması gereken ciddi bir zorluk olarak görülüyor; zira ülkede iş gücü azalırken, emekli maaşı alan nüfus artıyor.

 

ÜÇ ÇOCUĞA KADAR İZİN VAR

Çin’de yönetimin 2021’de ailelere üç çocuğa kadar hak tanımasına rağmen doğurganlık oranı hızla düşmeye devam ediyor. Dünya Bankası’nın verilerine göre, ülkede kadın başına bir çocuk düşüyor ki bu da dünyadaki en düşük seviye olarak ifade ediliyor. Uzmanlar, nüfustaki düşüşün durması için bu sayının kadın başına 2,1 olması gerektiğini vurguluyor.

Haberin Devamı

Çin’in nüfusu 2022’de 1960’lardan beri ilk kez azaldı. 2023’te ise Hindistan en kalabalık ülke olarak Çin’i geçti. Çin’de nüfus hızla yaşlanıyor ve bu da çalışma çağındaki nüfusun azalması anlamına geliyor. Doğum oranı ve yenidoğanların sayısı, 2024’te ufak bir artış gösterene kadar 7 yıl üst üste azaldı. Birleşmiş Milletler’in verilerine göre, 1 milyar 400 milyon olan Çin nüfusu, 2100’de 633 milyona düşecek. Bu değişikliğin ülkedeki büyümeyi etkilemesi ise kaçınılmaz.

 

ULUSAL GÜVENLİK MESELESİ OLABİLİR Mİ?

Bu durum ülkede “ulusal güvenlik” önceliği olarak görülüyor. Yetkililer, son dönemde “yeni evlilik ve ana-babalık kültürü” olarak isimlendirdikleri kavramı teşvik ediyorlar. Hem anne hem de baba için daha uzun doğum izinlerinden vergi indirimlerine kadar pek çok alanda yeni politikalar hayata geçiriliyor. Yerel yönetimler, evliliği teşvik edebilmek için toplu düğünler düzenliyor. Geçen mayıs ayında yürürlüğe giren uygulamaya göre, çiftler artık evlenmek için aile kütüklerinin bulunduğu şehre gitmek zorunda değil, nikahı diledikleri yerde kıydırabiliyorlar. Dahası yetkililer artık tatil tesisleri, gece kulüpleri ve müzik festivallerinde de nikah kıyıyor.

Haberin Devamı

Çin’de her yıl politikaların gözden geçirilmesi ve hedeflerin belirlenmesi amacıyla hazırlanan Hükümet Çalışma Raporu’nda da bu meseleye yer ayrıldı. Raporda, “çocuk bakım sübvansiyonu” sağlanması ve kreş hizmetlerinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Geçtiğimiz aylarda ayrıca, ülke çapında 3 yaşın altındaki her çocuk için 3 bin 600 yuan (yaklaşık 515 dolar) destek verilmesi yönündeki yardım programı onaylandı.

Geçtiğimiz günlerde de Çin Ulusal Sağlık Güvenliği İdaresi’nden yapılan açıklamada, vatandaşların doğum masraflarını ceplerinden karşılamaması hedefine bu yıl “temelde erişileceği” taahhüt edildi. Bahse konu masraflar, vajinal doğumda 5 bin, sezaryen doğumda ise 10 bin yuanı bulabiliyor (yaklaşık 715 ve 1430 dolar). Mevcut durumda pek çok eyalette, doğumla ilgili masraflar da dahil olmak üzere tıbbi giderlerin hem devlet hem de vatandaş tarafından ödendiği bir sistem mevcut.

Haberin Devamı

Bu kapsamda ayrıca ülkedeki kondom fiyatlarına da zam gelecek. Tek çocuk politikası kapsamında 1993’ten beri KDV’den muaf olan kondomlar ve diğer doğum kontrol yöntemlerinin fiyatlarına da yüzde 13 KDV eklenecek.

Wisconsin-Madison Üniversitesi’nde çalışmalar yürüten ve Boş Yuvalı Büyük Ülke isimli kitabı bulunan Yi Fuxian, doğurganlıktaki düşüşü tepeden yuvarlanan dev bir kayaya benzeterek, “Doğum oranındaki düşüş kaçınılmaz” dedi.

Yi, bu durumun gelişmiş toplumların bir neticesi ve özellikle Asya, Japonya ve Güney Kore gibi hızla düşen oranlara örnek olduğunu belirterek, "Çin tek çocuk politikasıyla bu süreci hızlandırdı. Çin hükümetinin çabalarına rağmen bu kayayı tekrar tepe yukarı yuvarlamak zor olacak” vurgusunu yaptı.

Yazarın Tüm Yazıları