Paylaş
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyon üçüncü haftasında, küresel petrol sevkiyatının yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı kritik bir eşik haline geldi. Trump, "tüm savaşları bitirme" vaadiyle 2024’te koltuğu devralmasına rağmen, ikinci yılının açılışını Venezuela müdahalesi ve İran savaşıyla yaptı.
Trump sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Çin, Fransa, Japonya ve İngiltere gibi ülkelerin bölgeye savaş gemisi göndermesi gerektiğini savunarak, "NATO’nun geleceği açısından iyi olmaz" uyarısında bulundu. Ancak bu çıkış, müttefikler arasında birleştirici olmaktan ziyade ayrıştırıcı bir etki yarattı.
'BU BİZİM SAVAİIMIZ DEĞİL'
Avrupalı liderler, Trump’ın beklentisinin aksine diplomasiyi ve kendi çıkarlarını önceleyen bir tutum sergiledi:
*Almanya: Savunma Bakanı Boris Pistorius, "Bu savaşı biz başlatmadık" diyerek diplomatik çözüm vurgusu yaptı. Şansölye Friedrich Merz ise Washington’un operasyondan önce kendilerine danışmadığını belirtti.
*İngiltere: Başbakan Keir Starmer, ülkesinin daha büyük bir savaşa sürüklenmeyeceğini ve bu durumun asla bir NATO misyonu olmadığını kesin bir dille ifade etti.
*Fransa: Donanmanın Doğu Akdeniz’de kalacağını ve savunma pozisyonunun değişmediğini duyurdu.
*İtalya ve Polonya: Askeri operasyona dahil olmayacaklarını açıkladılar. Polonya Dışişleri Bakanı Sikorski, Trump'ın NATO için "biz" yerine "onlar" ifadesini kullanmasını endişe verici bulduğunu söyledi.
Gelen sert tepkiler üzerine Trump, her zamanki üslubuyla bir paylaşım daha yaparak, “Bizim zaten hiç NATO’nun desteğine ihtiyacımız olmamıştı ki” şeklinde bir açıklama yaptı.
'TRANSATLANTİK İLİŞKİLERDE KRİZ VAR'
Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Cihan Günyel, NATO’daki bu gerilimi şu şekilde analiz ediyor:
“Trump'ın göreve gelmesinden bu yana ABD ile Avrupalı müttefikleri arasında zaten kriz vardı. ABD’nin Ulusal Strateji Belgesi'nde Avrupa'yı köhnemiş, geri kalmış bir kıta olarak tanımlamaya başladığı net olarak görülüyordu. Trump, zihin dünyasında Avrupalı müttefiklerini birer müttefikten ziyade kendisine eş değer olmayan ve özellikle savunma güvenliği anlamında Amerika'ya yük olan ülkeler olarak görüyor. Bu anlayış bize aslında İran'daki savaşta bir şeyi gösterdi; özellikle NATO'nun katılması gerektiği yönünde yaptığı açıklamalarda şunu görüyoruz: Transatlantik ilişkilerde bir kriz var.”
“Trump'ın belki de eksik gördüğü kısım şu: NATO bir savunma paktı” diyen Günyel, NATO’nun üye ülkelerin sınırlarını korumakla meşgul bir savunma ittifakı olduğunu hatırlatarak, Trump’ın biraz bunu göz ardı etmiş gibi göründüğünü aktardı ve Biden döneminden bir örnekle açıklamasına devam etti:
“Örneğin yakın dönemde, 2024’te Biden döneminde hatırlarsanız İran'ın bir drone ve füze saldırısı olmuştu İsrail'e. O zaman ABD, İngiltere ve Fransa beraber İsrail savunmasını gerçekleştirmişlerdi. Biraz daha geçmişe, Irak Savaşı'na bakalım; İngiltere hep yanındaydı. Yani ABD’nin uluslararası sistemdeki müdahalelerinde veyahut aldığı kararlarda Avrupalı müttefikleriyle -ama özellikle İngiltere ve Fransa'yla- sürekli beraber hareket etmesi, süreçleri değerlendirmesi ve bunu biraz da uluslararası hukuk üzerinden çizmesi söz konusuydu. Şimdi Trump'la artık ABD’nin Avrupalı müttefikleriyle ilişkilerinin geriye gittiğini görüyoruz. Bu bize çatlak olduğunu çok net gösteren bir resim.”
Trump’ın Hürmüz Boğazı’na askeri destek çağrısından sonra NATO’nun 5’inci maddesi tekrar gündeme geldi. Bu madde, bir üye ülkeye yapılan silahlı saldırının tüm üyelere yapılmış sayılmasını öngören kolektif savunma ilkesi.
Avrupa’nın mevcut durumda NATO’nun 5. maddesini işletecek şartların olmadığını belirttiğini kaydeden Günyel, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Trump’ın NATO'yu göreve çağırması karşılığında İngiltere ve Almanya çok önemli açıklamalar yaptı. İngiltere Başbakanı Starmer ‘Bu bir NATO misyonu olarak başlamadı ve NATO'yu ilgilendiren bir durum değil’ dedi. Bu konuda da haklıydı. Almanya Başbaknı Merz’in sözcüsü de ‘NATO'nun bu işe karışabilmesi için yasal bir dayanak yok’ açıklamasını yaptı. Yani 5. maddeyi işletecek NATO topraklarına yapılmış herhangi bir saldırı yok. Avrupalılar bunun NATO'nun savaşı olmadığının altını çok net bir şekilde çizdi.”
Paylaş