Paylaş
Kendisiyle dil eğitimini, dikkat edilmesi gereken hususları, merak edilenleri ve eğitim sistemlerini konuştuk. Dil eğitiminde ders devamlılığına dikkat çeken Aydın, “En büyük hata, öğrenmeye ara vermektir. Dil gerçekten bir kas gibidir; kullanılmadığında zayıflar. Bu yüzden düzenli tekrarları, kısa ama etkili çalışmaları ve ders devamlılığını merkeze alıyoruz” dedi. Ben sordum Burcu Aydın yanıtladı...

Burcu Aydın - Serkan Kızılbayır
* Burcu Hanım, sizi birçok kişi ‘ekonomist’ olarak tanıyor. Ama ben çok daha yönlü olduğunuzu biliyorum. Burcu Aydın kimdir?
Kariyer yolculuğuma ekonomist olarak başladım ve hâlâ bu alanda çalışmaya devam ediyorum. Ancak hayatımda eş zamanlı odaklandığım ikinci, belki de en güçlü alan, eğitim oldu. Nesibe ve Hüsamettin Aydın gibi Türkiye’de eğitime yön vermiş iki ismin kızı olarak, eğitimin dönüştürücü gücünü çok erken yaşta gözlemledim. Bu birikimi yalnızca klasik eğitim modelleriyle değil, teknolojiyle birleştirme arzusu beni girişimciliğe yönlendirdi. Yurt dışında yaşayan Türk ailelerin çocuklarının Türkçeyle bağlarını koruma ihtiyacını yakından görünce önce Hurra Türkiye doğdu. Ardından çocuklardan yetişkinlere uzanan daha geniş bir dil öğrenme ihtiyacına cevap vermek için Hurra Lingo’yu kurduk.
* Hurra Türkiye’yi kısaca nasıl anlatırsınız?
Hurra Türkiye’yi, dünyanın dört bir yanındaki Türk çocuklarının ana dilini öğrenmesi, sahiplenmesi ve Türkiye ile olan bağlarını güçlendirmesini hedefleyerek kurduk. Bizce Türkçe, sadece bir iletişim aracı değil; kimliğin, aidiyetin ve kültürel mirasın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu yüzden Hurra Türkiye’de çocuklara Türkçeyi sevgiyle, oyunla, sistemli ve akademik temellerle öğretiyoruz.
* Peki Hurra Lingo’yu Hurra Türkiye’den ayıran nedir?
Hurra Lingo, aslında dil öğrenimini hayata dokunan bir deneyime dönüştürme vizyonumuzun sonucu. Hurra Türkiye, çocukların ana dilini sevgiyle ve sistemli şekilde öğrenmesine odaklanırken, Hurra Lingo bu yaklaşımı Avrupa dillerine taşıyor. Bugün Türkiye’deki ve yurt dışındaki çocuklar ve yetişkinler için İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca ve Rusça dersleri sunuyoruz. Aynı zamanda yabancılar için Türkçe eğitimi de sunuyoruz. Ama bunu klasik kalıplarla değil; tamamen konuşma odaklı, günlük hayatta kullanılabilir, öz güveni besleyen, canlı öğretmenli bir sistemle yapıyoruz. Bizce dil bir ders değil, yaşanması gereken bir deneyim. Hurra Lingo da tam olarak bunu sağlıyor.
* ‘Oyunlaştırma’ deyince herkesin kulağı kabarıyor, siz bunu nasıl uyguluyorsunuz?
Biz oyunu sadece eğlence olarak görmüyoruz; ona bir öğrenme aracı olarak yaklaşıyoruz. Derslerde oyun tabanlı aktiviteler, ödevlerde ise sıkıcı tekrarlar yerine mini görevler ve etkileşimli uygulamalar kullanıyoruz. Böylece çocuklar ‘ders yaptıklarını’ fark etmeden tekrar ediyor, öğrenme hem keyifli hem de kalıcı hâle geliyor.
* Başlangıçta çocuklara odaklanmışken, bugün yetişkinlere de hitap ediyorsunuz değil mi?
Evet. Çocuklarla başladık çünkü erken yaşta dil öğrenimi çok kritik. Ancak zamanla şunu gördük; yetişkinlerin de ihtiyaca yönelik, baskısız ama hedef odaklı bir dil öğrenme sistemine ihtiyacı var. Bugün Hurra Türkiye ve Hurra Lingo’da hem çocuklar, hem gençler hem de yetişkinler için ayrı ayrı yapılandırılmış programlarımız bulunmaktadır.

* Öğrencileri Hurra Türkiye’de veya Hurra Lingo’da nasıl bir ders deneyimi bekliyor?
Hurra Lingo’da hem bireysel hem de grup dersleri sunuyoruz. Bireysel derslerde çocuklar veya yetişkin katılımcılar tamamen kendi hızlarına göre ilerler; öğretmen süreci birebir ilgiyle yönlendirir. Grup derslerinde ise sosyalleşme, birlikte öğrenme ve konuşma pratiği çok daha fazla ön plandadır. Katılımcılar, ihtiyaçlarına göre hangi modeli seçeceklerine rahatça karar verebilirler. Bizim için önemli olan, herkesin kendini konforlu hissedeceği bir öğrenme alanı sunmaktır.
* Her öğrencinin öğrenme tarzı farklı... Sizde dersler bu farklılıklara nasıl uyum sağlıyor?
Bu bizim sistemimizin tam kalbinde yer alıyor. Biz tek tip bir öğrenme modeli sunmuyoruz. Her öğrencinin başlangıç noktası, öğrenme hızı ve ilgi alanı farklıdır. Bu yüzden süreci önce doğru bir seviye belirleme ile başlatıyoruz, ardından öğrencinin temposuna uygun bir yol haritası çiziyoruz. Kendi hızında ilerleyen öğrenci daha az stres yaşar, daha çok motive olur ve öğrenme çok daha kalıcı hâle gelir.

* Peki derslerin dışında öğrenciler konu tekrarları veya günlük pekiştirmelerini nasıl yapıyor?
Ders dışındaki öğrenimin de en az ders içindeki kadar etkin olması amacıyla Hurra Lingo App uygulamasını geliştirdik. Bu uygulamamızda öğrencilerimiz kişisel eğitime uygun binlerce eğlenceli etkinlikle, dil seviyesine ve yaş grubuna uygun kısa alıştırmalarla, oyun oynar gibi dil becerilerini geliştiriyorlar. Bu etkinlikler ders içerisinde yapılan dil kazanımlarıyla birebir eşleştirildiği için öğrenciler ders dışındaki günlerde 10’ar dakikalık kısa alıştırmalarla, günlük konu tekrarlarını yaparak dil öğreniminde etkinliğini arttırıyorlar. Bunların yanı sıra geliştirdiğimiz yüzlerce interaktif ders bulunuyor. Öğrencilerimiz eğitim portalımız üzerinden bu derslere erişerek, bir yandan konu tekrarını yapıyor, diğer taraftan da eğlenceli oyunlarla interaktif pekiştirme etkinliklerini yapıyorlar.
* Peki bu kadar imkâna rağmen dil öğreniminde en sık yapılan hata sizce ne?
En büyük hata, öğrenmeye ara vermektir. Dil gerçekten bir kas gibidir; kullanılmadığında zayıflar. Bu yüzden düzenli tekrarları, kısa ama etkili çalışmaları ve ders devamlılığını merkeze alıyoruz. Biz büyük ve ani sıçramalar peşinde değiliz; adım adım ve istikrarlı bir ilerlemenin, çok daha kalıcı ve sürdürülebilir olduğuna inanıyoruz.

Bu yazının video'sunu da izleyebilirsiniz.
Paylaş