Paylaş
Her gördüğümde benim de içimi parçalayan bu görseller aslında tahmin ettiğimiz durumu yansıtmayabilir.
Buradan başlıktaki soruya gelelim. Sorunun cevabı şu: Kediler ağlamaz ama bu onların üzülmediği anlamına da gelmezmiş.
Derlediğim bilgileri dikkatinize sunayım, benzer durumlarla karşılaşırsanız aklınızda bulunsun.
Kedilerde göz sulanması genellikle göze toz veya tüy kaçması gibi basit tahrişlerden kaynaklanır. Kedilerin geçirdiği bazı ameliyatlar -mesela diş- ya da İran ve British Shorthair gibi ırkların kafa yapılarından kaynaklanan kronik gözyaşı kanalı sorunu da onların gözlerinin sulanmasına yol açabiliyor.
Ama eğer gözyaşı sıvısı sarımsıysa, kediniz sürekli tek gözünü kısıyor, gözünü kaşıyorsa, şişlik, göze bulanıklık veya yaralanma varsa mutlaka veterinere gitmeniz gerekiyormuş.
Diğer soruya geçebiliriz: Kediler üzülür mü? Kısa cevap: Maalesef evet.
Kedilerin beyninde temel duyguların (üzüntü dahil) oluştuğu bölgeler bulunuyor. Kayıp, ayrılık veya rutin değişiklikleri onlarda da derin bir yasa neden olabiliyormuş.
Üzüntü belirtileri ise şöyle:
- İçe kapanma, sessizleşme ve saatlerce tek bir noktaya boş boş bakma.
- Uyku düzeninde bozulma ve vücut dilinde gerginlik.
- Oyunlara, çevreye ve hatta yemeğe karşı ilgisizlik.
- Yavaş hareket etme ve kuyruğun sürekli aşağıda durması.
- Evin içinde dolanıp ölen/giden arkadaşını ararcasına acı acı miyavlama.
Uzmanlara göre yas tutan bir kediye şefkat ve ilgi göstermeli ve bu durumun geçmesi için sabır göstermelisiniz.
Diyelim iki kediniz vardı ve biri yaşamını yitirdi (Allah korusun). Böyle bir durumda hemen bir kedi sahiplenmemeliymişsiniz. Çünkü kedilerin sosyal bağları çok özel. Hatta uzmanlar işi biraz daha can sıkıcı noktaya taşıyor ve kedinin, yaşamını yitiren kediyi o halde görüp vedalaşması gerektiğini belirtiyor.
Üzüntü konusunda veterinere başvurmanız gereken eşik ise şöyle: Eğer kediniz belirgin bir neden olmaksızın içine kapanıyor veya yemek yemeyi reddediyorsa, bu durum fiziksel bir rahatsızlığın belirtisi olabilir. Bu yüzden rutin değişiklikleri veya sağlık sorunları ihtimaline karşı bir veteriner hekime danışmak hayati önem taşır.

KÖPEKLER AĞLAR MI
KÖPEKLER konusunda da bilgimiz yeterli değil. Uzmanlara göre insanlar topallama, oynamak istememe veya belirgin kişilik değişimleri gibi fiziksel ve bariz acı belirtilerini kolayca tanıyabilse de ince belirtileri gözden kaçırabiliyor.
Mesela esneme, dudak ve burun yalama, bakışları kaçırma, artan göz kırpma veya donup kalma gibi daha ince acı sinyalleri köpek sahipleri tarafından genellikle anlaşılamıyormuş.
Bu konuda yapılan deney çok acı bir durumu ortaya çıkarıyor: Köpek sahibi olmayanlar, köpeklerdeki bu ince acı belirtilerini, sahiplerinden daha iyi teşhis edebiliyor. Bu da köpek sahiplerinin zamanla kayıtsız hale gelebildiğini gösteriyor. Yani kendimize çeki düzen verelim lütfen.
Ne yapmalıyız, derseniz, uzmanların önerileri şöyle:
Fark edilmeyen kronik acı, ani seslere tepki verme, saldırganlık (ısırma riski), uyku bozuklukları, aşırı yapışkanlık veya tüyleri yalama/çiğneme gibi davranışsal sorunlara yol açabilir.
Köpeğinizin davranışlarında ani veya kademeli bir değişiklik fark ederseniz, bunun bir eğitim veya huy problemi olduğunu düşünmeden önce mutlaka bir veterinere başvurmalısınız.

OKUR FOTOSU
‘ÇALIŞMA BEKLEMEZ’ DİYOR
BU hafta da bu köşenin sadık okurlarından Can Çamlık’ın ilettiği fotoğraf ve nota bakıyoruz. Kedisi Tıfıl’ın fotoğrafını, “Ameliyat sonrası Tıfıl koruyucu elbisesini giydi, çalışmaya başladı” notuyla iletmiş. Tıfıl’ın iş ahlâkı etkileyici ama tam iyileşmeden kendisini yormasa keşke. Başta Tıfıl’a ve okurumuza tüm sevdikleriyle sağlıklı uzun yıllar diliyorum. Sizden de kedinizin, köpeğinizin fotoğrafını bekliyorum.

NOT: Kediniz ya da köpeğinizin fotoğrafını #dünyagüzeli etiketiyle ve Hürriyet’ten bahsederek sosyal medyada paylaşın ya da sdemirel@hurriyet.com.tr adresine mail atın, seçip paylaşalım...
Paylaş