Paylaş
Yani kedisi olanlar mı yoksa köpeği olanlar mı evcil hayvanlarını daha çok seviyor. Maddi-manevi yükler hesaba katılınca köpeklerin yarattığı maliyet daha yüksek çıkmış. Bu da köpek sahiplerinin köpeklerini daha çok sevdiğini gösteriyor.
Detaylara geçelim.
Danimarka, Avusturya ve Birleşik Krallık’ta yürütülen araştırma insanların evcil hayvanlarına duydukları bağlılığın sadece hayvanın davranışlarıyla değil, kültürel geçmişle de şekillendiğini ortaya koymuş.
Üç ülkede de köpek sahipleri, kedi sahiplerine kıyasla duygusal bağlılık ölçeğinde daha yüksek puanlar almış, evcil hayvan sigortası yaptırmaya ve pahalı tedavileri karşılamaya daha istekli bulunmuş.
Birleşik Krallık’ta kedi ve köpeğe verilen değer arasındaki fark oldukça az, Danimarka’da köpeklere verilen değer kedilere kıyasla yüksek çıkmış. Avusturya ise bu iki ülke arasındaki bir değerde konumlanmış.
Kültürel kodlara bakalım. Araştırmaya göre eğer mesele sadece kedilerin ‘bağımsız’ ve ‘soğuk’ olması olsaydı, her ülkede farkın aynı olması gerekirdi. Ancak Birleşik Krallık gibi erken şehirleşen ülkelerde kediler uzun süredir ‘evin bir parçası’yken daha geç şehirleşen Danimarka gibi kırsal toplumlarda kediler yakın zamana kadar sadece ‘fare avcısı’ olarak görülüyordu. “Bu tarihsel bakış açısı bugünkü duygusal bağı etkiliyor” deniliyor.
Ayrıca araştırma köpeklerin bakımı ve tedavisinin genellikle kedilerden daha pahalı olduğunun altını çizerek, köpek sahiplerinin sigorta yaptırmasının, bazen duygusal bir bağlılıktan ziyade ekonomik bir karar olabileceğini belirtiyor.
Bunlara ek olarak köpekler daha itaatkar, eğitilebilir ve bağımlı olduğu için bazı kişiler onlarla daha kolay bağ kurabilir. Kedilerin bağımsızlığı ise bazı kişilerde duygusal mesafeye yol açabilir.
Araştırma, köpeklerin genel olarak daha fazla ilgi ve bakım gördüğünü doğruluyor. Ama Birleşik Krallık örneği, kültürel algı değiştikçe kedilere verilen değerin de köpeklere yaklaşabileceğini, aradaki ‘sevgi farkının’ kapanabileceğini gösteriyor.
Yanlış anlaşılmasın ben bilimsel araştırmayı aktardım. Yoksa kedilere de köpeklere de bayılıyoruz, onlar için her şeyi yaparız. O konuda bir sorun yok.

YAŞLI KEDİLER İÇİN BESLENME ÖNERİLERİ
MALUM yeni yıl, yeni kararlar anlamına geliyor. Karşıma çıkan tavsiyeleri aktarayım, yaşlı kedisi olanlar için faydalı olabilir.
Waltham Petcare Bilim Enstitüsü’nün araştırmasında yaşlı kedilerin beslenme tercihleri araştırılmış.
7 yaşından büyük 134 sağlıklı kedinin ev ortamındaki beslenme davranışları incelenmiş. Şunu baştan bilmekte yarar var: Kedilerin koku ve tat duyularındaki değişimler ile diş sağlıkları, nasıl beslenmeleri gerektiğini etkiliyor.
Araştırmada şu bulgular öne çıkmış.
Veteriner tavsiyesi genellikle 3-4 öğün önerse bile kediler özgür bırakılınca günde 6-7 kez küçük porsiyonlar halinde yemeyi tercih etmişler. Yemek aktivitesi özellikle şafak vakti olarak adlandırılan sabah 6-9 ve gün batımı olarak adlandırılan 16-19 arasında zirveye ulaşıyormuş.
Kediler en yüksek kaloriyi sadece kuru mamayla beslenince alıyormuş. Bu da aşırı kilo riskini beraberinde getiriyor.
Sadece yaş mama yediklerinde kalori alımı en düşük seviyede kalıyor ve bu da günlük enerji ihtiyacının altında kalabilmelerine neden oluyormuş.
En dengeli yöntem karışık beslenme olarak belirtiliyor.
Kuru mama yiyen kediler daha çok su içmeye meyilli olsa da, toplam vücuda giren sıvı miktarı (gıdadaki su + içilen su) yaş mamayla beslenenlerde çok daha yüksek çıkmış.
Araştırmacılar, yaşlı kedilerin sağlığı için ‘tek tip’ beslenmek yerine karışık beslenmeyi öneriyor.
Böylelikle kedinin gün içine yayılmış sık yeme isteğini karşılar, kalori alımını dengeler ve yaş mamanın sıvı desteğiyle idrar yolu sağlığını korur.
Hep yaptığım gibi şu uyarıyı da ekleyeyim: Kedinizin nasıl beslenmesi gerektiğine veterinerinzin yönlendirmesiyle karar vermeniz en iyisi.

BAKIŞLARIN GÜZELLİĞİ
OKURUMUZ Yavuz Kes, kedisinin fotoğrafını iliştirmiş. Notu şöyle: “Tatlı kedimiz Bulut’un masum bakışları çok etkileyici. Tam bir dünya güzeli.” Bulut’un güzelliği 2026’ya güzel başlamamızı sağladı. Başta Bulut olmak üzere okurumuza tüm sevdikleriyle upuzun, sağlıklı bir ömür diliyorum. Sizden de kedinizin köpeğinizin fotoğrafını bekliyorum.

NOT: Kediniz ya da köpeğinizin fotoğrafını #dünyagüzeli etiketiyle ve Hürriyet’ten bahsederek sosyal medyada paylaşın ya da sdemirel@hurriyet.com.tr adresine mail atın, seçip paylaşalım...
Paylaş