Paylaş
Köpek ve kedi arasındaki ‘yardımseverlik’ tartışmasına eğilen üniversitenin çalışması bize şunu söylüyor: Köpekler -tıpkı çocuklar gibi- biz zor durumdayken yardım etmek istiyor; kediler ise sadece işlerine gelirse bunu yapıyor.
Kedi severler buna şaşırmayacaklardır ama kabul edelim içimizde bir umut ışığı taşıyorduk. Bu araştırma onu da aldı götürdü.
Araştırmacılar 40 köpek, 27 kedi ve 20 küçük çocukla (16-24 aylık) ev ortamında bir deney yapmış.
Senaryo basit... Bir araştırmacı bir nesneyi sakladı, ardından hayvanın veya çocuğun bakımından sorumlu kişi, hiç yardım istemeden bu nesneyi bulamıyormuş gibi davrandı ve hayal kırıklığı yaşadığına dair rol yaptı.
Köpekler ve çocuklar, yüzde 75 oranında ya nesneyi işaret ederek ya da bizzat getirerek “Bak, aradığın şey burada” dediler. Bu, hiçbir eğitim veya ödül olmadan, tamamen sosyal bir bağ kurma isteğiyle yapılmış.
Peki kediler ne yapmış? Çoğunlukla sadece izlemekle yetinmiş, yardım etmemişler.
Ama bu durumun istisnası da varmış... İşin içine kedinin en sevdiği oyuncak veya maması girdiğinde, kediler de köpekler kadar sık yardım etmiş.
Araştırmanın en önemli sonucu kedilerin ‘yardım edemeyecek kadar beceriksiz’ veya ‘kötü niyetli’ olduğu değil.
Tam aksine, kediler, köpeklerden farklı olarak daha bağımsız bir evrimsel geçmişe sahip. İnsanlara olan ‘bağımlılık’ düzeyleri daha düşük ve bir eylemde bulunmaları için köpeklerden daha fazla kişisel motivasyona -mesela ödül- ihtiyaç duyuyorlar.
Yani kediniz o güzel tahtından kalkıp size yardım etmiyorsa, bu sizi sevmediği anlamına gelmiyor, sadece “Bu benim problemim değil, kendi başının çaresine bakabilirsin” diye düşünüyor.
Yırttık yine, kediciler olarak bir argüman daha bulduk.

EVİNİZİ DAHA SIK HAVALANDIRIN
UZMANLAR, evinde köpek besleyenler için dikkate değer bir uyarı yapıyor. Environmental Science&Technology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, köpekler iç mekân hava kalitesini sandığımızdan daha fazla etkiliyor.
Araştırmacılar, küçük (Chihuahua gibi) ve büyük (Mastiff gibi) köpeklerin saldığı kirleticileri ölçerek ilginç bir ayrıma ulaştı:
Küçük köpekler daha hareketli oldukları için havaya daha fazla partikül madde (toz, tüy, deri parçacıkları vb.) yayıyorlar.
Büyük köpekler ise insanlara benzer oranlarda karbondioksit ve amonyak üretiyorlar. Ayrıca havaya, insanlardan daha fazla mikrop (bakteri ve mantar) salıyorlar.
Bu araştırmaların amacı ‘köpeğinizi evden gönderin’ gibi bir yola çıkmıyor. Hemen koşup bir hava temizleme cihazı alın anlamına da gelmiyor. Sadece evinizi daha sık havalandırın, oda hava kalitesini yükseltmek için yapabileceğiniz neler var, bir bakın, demek istiyor araştırmacılar. Aklınızda bulunsun.

İSTESELER EYALET KURARLAR
FORBES’ta rastladığım araştırma ABD’deki kedi sahipliği konusunda çarpıcı veriler sunuyor. Sayfalar dolusu verinin yer aldığı araştırmadan birkaç sonucu aktarayım.
- 2024 verilerine dayalı rapora göre ABD’de hane halkının yüzde 66’sı, yani 86.9 milyon evde en az bir evcil hayvan varmış. 1988’de bu oran yüzde 56’ymış.
- Evcil hayvan sahiplerinin yüzde 97’si evcil hayvanlarını ailenin bir parçası olarak görüyormuş.
- Köpekler açık ara birinci, kediler ikinci sırada. Onları tatlı su balıkları ve küçük kemirgenler takip ediyormuş.
- Evcil hayvan sahipliğinde yüzde 33’le Y kuşağı ilk sırada. Z kuşağı ise hayvanlarını şımartmaya en meyyal jenerasyon. Doğum günü partileri, özel mamalara ilgi bu jenerasyonda daha fazlaymış.
- Köpek sahipleri için yıllık temel harcamalar 1.533 doları buluyormuş. Toplamda ABD’liler yıllık 136 milyar dolardan fazla parayı evcil hayvanlara harcıyormuş.

BU DA BİR İSTİLACI TÜR
OKURUMUZ Can Çamlık, harika bir fotoğraf paylaşmış. “Yerimizi boş bırakmaya gelmiyor” diye eklemiş: “Pakize, Sarı, Tıfıl ve evdeki çalışma odam. Ben ofise gidince de boş kalmıyor.” İstilacı bir tür olan bu çetenin fotoğrafını aktarırken, başta okurumuza ve kedilerine, tüm sevdikleriyle upuzun sağlıklı bir ömür diliyorum. Sizden de kedinizin, köpeğinizin fotoğrafını bekliyorum.
OKUR FOTOSU
NOT: Kediniz ya da köpeğinizin fotoğrafını #dünyagüzeli etiketiyle ve Hürriyet’ten bahsederek sosyal medyada paylaşın ya da sdemirel@hurriyet.com.tr adresine mail atın, seçip paylaşalım...
Paylaş