Şenol Kalyoncu

Şenol Kalyoncu

Riskli gebelik takibi

Sevgili Hürriyet okurları... Gebelik takibinde her anne adayının aynı şekilde değerlendirilmesi mümkün değildir. Bazı gebelikler herhangi bir ek sorun olmadan rutin kontrollerle ilerlerken bazı gebeliklerde anne ya da bebeğe ait belirli riskler nedeniyle daha yakın takip gerekir.

Haberin Devamı

Tıpta “riskli gebelik” olarak adlandırdığımız bu durum, anne adayının mutlaka kötü bir sonuç yaşayacağı anlamına gelmez. Aksine riskin erken belirlenmesi ve gebelik boyunca düzenli olarak izlenmesi, ortaya çıkabilecek sorunlara zamanında müdahale edebilmemizi sağlar. Riskli gebelik takibi gebeliğin başlamasıyla birlikte yapılacak ayrıntılı bir değerlendirmeyle başlar. Anne adayının yaşı, daha önce geçirdiği gebelikler ve doğumlar, önceki gebeliklerde yaşanan problemler, mevcut hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve aile öyküsü değerlendirilir. Bunun yanında gebeliğin ilk haftalarında yapılan ultrasonografik incelemeler ve laboratuvar testleri de gebeliğin nasıl takip edilmesi gerektiği konusunda önemli bilgiler verir.

Riskli gebelik takibi

Haberin Devamı

Riskli gebelik takibi

SAĞLIK PROBLEMİ VARSA YAKINDAN TAKİP GEREKEBİLİR

Anne adayında yüksek tansiyon, diyabet, tiroid hastalığı, kalp veya böbrek hastalığı gibi önceden var olan bir sağlık problemi bulunması gebeliğin daha yakından takip edilmesini gerektirebilir. Daha önce erken doğum yapmış olmak, tekrarlayan gebelik kayıpları yaşamak veya gebelik sırasında tansiyon problemi geçirmek de sonraki gebeliklerde takip planının değiştirilmesine neden olabilir. Bunun yanında çoğul gebelikler de özel takip gerektirir. İkiz veya daha fazla bebeğin bulunduğu gebeliklerde bebeklerin gelişimi, plasentanın durumu, rahim ağzının uzunluğu ve erken doğum riski belirli aralıklarla değerlendirilir. Bebeğin gelişiminin beklenenden geri olması veya gebelik sırasında plasentayla ilgili bir problem saptanması durumunda da kontroller daha sık yapılabilir.

Riskli gebelik takibi

KAN BASINCI HER KONTROLDE DİKKATLE DEĞERLENDİRİLMELİ

Haberin Devamı

Riskli gebelik takibinde ultrasonografi en önemli araçlardan biridir ancak tek başına yeterli değildir. Gebeliğin haftasına göre bebeğin büyümesi, amniyon sıvısının miktarı, plasentanın yerleşimi ve bebeğin genel gelişimi değerlendirilir. Gerektiğinde doppler ultrasonografi ile bebeğin ve plasentanın kan dolaşımı hakkında bilgi alınır. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde bebeğin kalp atımlarının ve hareketlerinin değerlendirilmesi de takip planının önemli parçalarından biri olabilir. Anne adayının kan basıncı da her kontrolde dikkatle değerlendirilmelidir. Özellikle gebeliğin ikinci yarısında ortaya çıkan yüksek tansiyon, gebelikte hipertansif hastalıkların habercisi olabilir. Şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, ani el ve yüz şişliği, üst karın bölgesinde ağrı veya tansiyon yüksekliği gibi belirtiler ortaya çıktığında beklemeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

Haberin Devamı

Riskli gebelik takibi

DOĞUM ZAMANININ BELİRLENMESİ SÜRECİN ÖNEMLİ PARÇASI

Gebelik şekeri de riskli gebelik takibinde sık karşılaştığımız durumlardan biridir. Genellikle gebeliğin 24 ile 28’inci haftaları arasında yapılan taramalarla ortaya çıkarılır. Tanı konulduğunda kan şekeri değerlerinin düzenli takip edilmesi, beslenmenin düzenlenmesi ve gerektiğinde ilaç tedavisinin başlanması hem anne hem de bebeğin sağlığı açısından önemlidir. Riskli gebeliklerde doğum zamanının belirlenmesi de takip sürecinin önemli bir parçasıdır. Amaç yalnızca gebeliği mümkün olduğunca uzun sürdürmek değildir. Anne ve bebeğin sağlık durumuna göre gebeliğin devamının mı yoksa doğumun daha erken gerçekleştirilmesinin mi daha güvenli olduğuna karar verilir. Bu karar verilirken bebeğin gelişimi, plasentanın durumu, annenin sağlık durumu ve gebelik haftası birlikte değerlendirilir.

Haberin Devamı

DÜZENLİ TAKİP BELİRSİZLİĞİ AZALTAN EN ÖNEMLİ ARAÇ

Bu süreçte anne adaylarının kendi vücudundaki değişiklikleri takip etmesi de önemlidir. Bebeğin hareketlerinde belirgin azalma, vajinal kanama, su gelmesi, düzenli ve ağrılı kasılmalar, şiddetli karın ağrısı veya ciddi baş ağrısı gibi belirtiler ortaya çıktığında bir sonraki kontrol randevusunu beklemek doğru değildir. Böyle durumlarda doktorla hızlı şekilde iletişime geçilmelidir.
Riskli gebelik tanısı alan kadınların en büyük endişelerinden birinin belirsizlik olduğunu görüyorum. Ancak düzenli takip aslında bu belirsizliği azaltan en önemli araçtır. Her kontrolde elde edilen veriler bir önceki kontrolle karşılaştırılır ve gebeliğin gidişatı hakkında daha net bir tablo ortaya çıkar. Gerektiğinde takip sıklığı artırılır veya farklı uzmanlık alanlarından destek alınır. Burada anne adayının yapması gereken en önemli şey, kontrollerini aksatmamak ve kendisine verilen önerilere uymaktır. İnternetten okunan bilgilerle ilaç değiştirmek, başka bir gebeden duyulan tedaviyi uygulamak veya kontrol randevularını ertelemek doğru değildir. Riskli gebeliklerde takip kişiye özeldir ve kararlar gebeliğin kendi özelliklerine göre verilmelidir.

Haberin Devamı

SAĞLIKLI DOĞUM İÇİN DOĞRU ZAMANDA DOĞRU KONTROL

Riskli gebelik ifadesi korkutucu gelebilir. Fakat bu tanımın amacı anne adayını korkutmak değil, daha dikkatli bir takip programı oluşturmaktır. Günümüzde ultrasonografi, laboratuvar testleri, fetal değerlendirme yöntemleri ve modern tedavi seçenekleri sayesinde birçok riskli gebelik başarılı şekilde takip edilebilmekte ve sağlıklı doğumlarla sonuçlanmaktadır.
Gebelik boyunca amacımız yalnızca bebeğin büyümesini izlemek değildir. Aynı zamanda annenin sağlığını korumak, ortaya çıkabilecek problemleri mümkün olduğunca erken fark etmek ve doğru zamanda doğru müdahaleyi yapmaktır. Bu nedenle riskli gebeliklerde düzenli hekim kontrolü, anne ve bebeğin sağlığı açısından vazgeçilmezdir. Tüm anne adaylarına gebeliklerini bilinçli ve düzenli bir takip içerisinde geçirmelerini, endişelerini doktorlarıyla paylaşmalarını ve kendilerine verilen tıbbi önerileri dikkate almalarını tavsiye ediyorum. Sağlıklı bir doğuma giden yolda en önemli adımlardan biri, doğru zamanda yapılan doğru kontroldür.

Yazarın Tüm Yazıları