GeriŞenol Kalyoncu Kemiklerin sessiz düşmanı ‘osteoporoz’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kemiklerin sessiz düşmanı ‘osteoporoz’

Sevgili okurlar bu hafta konumuz kemik erimesi veya kemik zayıflığı olarak da bilinen osteoporoz.

Genellikle yaşlılıkla birlikte ve özellikle kadınlarda menopoz sonrası sıkça görülen bu hastalığı hafta boyunca sizlerden gelen sorular doğrultusunda Ankara TOBB ETÜ Hastanesi doktorlarından Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon uzmanı Dr. Ferda Aydoğdu ile konuştuk:

- Öncelikle Osteoporoz nedir?
- Osteoporoz, kemik yoğunluğu ve sağlamlığının azalması ile kemiklerin kolay kırılabildiği bir hastalıktır. En sık menopoz sonrası kadınlarda ve ileri yaşlardaki kadın ve erkeklerde görülür. Genellikle yavaş seyirlidir, yıllar içinde gelişir. Ev içinde basit bir düşme ile kalça kırığı olabilir, ciddi tıbbi sorunlara yol açabilir. Tedavi için birçok seçenek olsa da korunma daha önemlidir.

- Osteoporoz nasıl teşhis edilmektedir?
- Kemik mineral yoğunluğunun ölçülmesi ile saptanır, birçok yöntem vardır. Dünya Sağlık Örgütü-WHO, menopoz sonrası kadınlar için “Dual-energy X-ray absorptiometry-DEXA” yöntemini standart kabul etmektedir. Ayırıcı tanı için kan ve idrar tetkikleri kullanılır. Kemik zayıflığı yapabilen birçok hastalık vardır. Osteoporoz kırık olana kadar belirti vermeyebilir, başka bir amaçla çekilmiş bir röntgen filminde tesadüfen saptanabilir.
Kemik yoğunluğunu ölçen testlerin hangi hastalara veya sağlıklı kişilere uygulanması gerektiği konusunda araştırma ve tartışmalar sürmektedir. Menopoz sonrası kadınlarda risk faktörü var ise, 65 yaş sonrası tüm kadınlara, 70 yaş sonrası erkeklere önerilmektedir.

SİGARA VE ALKOLDEN UZAK DURUN

- Kemik zayıflığında kişinin risk faktörleri var mıdır?
- Erişkin yaşta basit düşme ile kırık öyküsü, ailesinde basit düşme ile kalça kırığı öyküsü, bazı ilaçların (kortizon, epilepsi/sara ilaçları, heparin vd) uzun süreli kullanımı, zayıf kişiler (50 kg altı gibi), diyabet-şeker hastalığı, tiroid sorunları, kadınlık (östrojen) ve erkeklik (testesteron) hormonlarında yetersizlik, 40 yaş öncesi erken menopoz, diğer hormonal sorunlar, Romatoid Artrit gibi ağır seyredebilen romatizmal hastalıklar, normal beslenmeyi etkileyebilen bağırsak ve böbrek sorunları vs.

- Peki kemik sağlığımızı korumak için önerileriniz var mı?
- Elbette; gençlik yıllarında sağlıklı yaşam önerilerine uymak, hareketi arttırmak, kalsiyum ve vitamin D’den zengin yiyecekleri tercih etmek (yeşil yapraklı sebzeler, et, süt ve süt ürünleri, balık, tahıllar vb), sigaradan kaçınma, alkol tüketimini sınırlı tutmak önemlidir.
Kalsiyum ve D vitamini için ilaç desteği, dozu, yiyeceklere eklenmesi konularında farklı görüşler bulunmaktadır. Aşırı alkol (günde 3 birimi aşan) tüketimi beslenme bozukluğu yapabilir ve kaza/düşme riskini arttırabilir. Çay ve kahve ile alınan kafeinin ve tuzun etkisi ile ilgili sonuçlar kesinleşmemiştir.
Gençlik yıllarında yapılan egzersizler sağlıklı kemik kazanımı sağlar. Menopoz öncesi kadınlarda kazanılmış kemik kütlesi menopoz sonrası kırık riskini azaltır. Menopoz sonrası ve ileri yaşlarda haftada 3–5 gün en az 30 dk tempolu yürüyüş, dik durmamızı destekleyen egzersizler, esneklik, kas gücü ve dengeyi destekleyen kişinin tercih ettiği her türlü egzersiz programı (yoga, pilates, dans vb) önerilir.

- Kemik kırığından korunmak için hangi önlemler alınabilir, hastalar buna nasıl dikkat etmelidir?
- İleri yaşlarda düşmekten korunmaya özel önem verilmelidir. Örneğin; ev içi kazalardan korunmak: halı kenarlarına, eşiklere takılmayı engellemek, kaymayı azaltan özel malzemeler kullanmak (halı altı destekler, yer döşemesi vd), yürüme alanlarında elektrik kablosu bulundurmamak, yeterli aydınlatma, gece lambaları, kaygan-ıslak yüzeylerden kaçınma, ortopedik, kaymayan, ayağı güzel kavrayan ayakkabı ve terlikleri tercih etmek, göz-gözlük kontrollerini ihmal etmemek, kullandığınız ilaçların yan etkilerini bilmek, sersemlik yapan ilaçları hekimle konuşmak.

AMAÇ KEMİK KAYBININ YAVAŞLATILMASI

- Osteoporoz’un tedavi şekli nedir?
- Kemik kaybını azaltan, kemik yapını kısmen arttıran ilaçlar bulunmaktadır, beraberinde kemik sağlığını koruyan ilaç dışı önlemlere uyulmalıdır. Tedavi planlanırken kişiye ait tüm tıbbi bilgiler, alışkanlıklar, aile öyküsü dikkate alınır. Tedavi etkinliği için 1, 2 veya 5 yılda bir kemik yoğunluğu ölçülerek kontroller planlanır. Tedavi etkinliği veya yeniden ayırıcı tanı yapmak için kemik taraması, kan ve idrar tetkikleri tekrarlanabilir. Kırık geliştiğinde kırığın özelliğine göre tedavi uygulanır, cerrahi gerekebilir.

- Osteoropozda ilaç tedavisi mümkün müdür?
- Evet, çok sayıda ilaç seçeneği bulunmaktadır. Tedavide amaç kemik kaybının yavaşlatılması, kırık riskinin azaltılmasıdır. Östrojen/kadınlık hormonu ilaç olarak artık nadir kullanılmaktadır. Osteoporoz için ilaçlar alınırken yeterli kalsiyum ve D vitamini desteği gerekir.

- Son olarak okuyucularımıza iletmek istedikleriniz var mı?
Ben özellikle okuyuculara tedaviden çekinmemeleri açısından yanlış bilinen doğruları aktarmak isterim.
- Fizik Tedavi uygulamaları kemiği zayıflatmaz
- Fizik Tedavi alışkanlık yapmaz
- Fizik Tedavi her mevsim uygulanır, soğuktan makul korunma yeterlidir
- Fizik Tedavi hastalıklara göre farklı uygulanır
- İlaç, cerrahi, fizik tedavi gibi her türlü tedaviye rağmen hastalıklar tam ve kalıcı iyileşmeyebilir. Şikayetleriniz tekrarladığında hekiminiz ile görüşmelisiniz.
- Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümlerinde cerrahi dışında her türlü tanı ve tedavi seçenekleri uygulanır. Her hasta fizik tedavi programına alınmayabilir.
- İlaç kullanması sakıncalı hastalarda en önemli seçenek fizik tedavi ve rehabilitasyon olabilir.

ÖNÜMÜZDEKİ HAFTA

Sevgili okurlar önümüzdeki hafta konumuz karaciğer tümörleri ve bu tümörlerin tedavisinde kullanılan yeni yöntemlerden biri olan radyofrekans kaynaklı termo terapi. Çoğunlukla hepatit eşliğinde ve sonrasında gelişen karaciğer tümörlerinden en yaygın olanı hepatoselüler karsinomdur. Bu tümörün kalın bağırsağa metastazı sıkça görülmektedir. Tedavisi önem taşıyan bu tümörlerle ilgili bilinen her şeyi önümüzdeki hafta Kudret International Hospital hastanesi doktorlarından Doç. Dr. Burak Kavlakoğlu ile konuşacağız. Bu konu ile ilgili sormak istediklerinizi hafta boyunca bana skalyoncu@hotmail.com adresinden ulaştırabilirsiniz.

X

Bademcik ve geniz eti ameliyatında plazma yöntemi

Çocukluk çağında dünyada olduğu gibi ülkemizde de en çok görülen rahatsızlıklar; sık tekrarlayan bademcik iltihapları, bunlara bağlı ya da bağımsız bademcik büyümeleri, büyük geniz eti ve orta kulakta sıvı toplanması olarak sıralanır.



Bademcik ve geniz eti büyumesinin tedavisi çoğunlukla ameliyattır ve ameliyat tipleri günden güne değişmekte, yeni ve daha az riskli yöntemleri ortaya çıkmaktadır. Çocuklarımızı ameliyat ettirirken de etkili ve daha az riskli yöntemleri tercih etmekte fayda var. Gereksiz yere bademciğin tamamının alınması yerine yeteri kadar küçültülmesine ve solunum yolunun açılmasına olanak sağlayan buharlaştırma yöntemi olarak da adlandırılan plazma yöntemini, KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Tuncay Özçelik’e sorduk.



FAZLALIK KISIMLAR ALINIR

Yazının Devamını Oku

Erken ortodontik tedaviler

Pandemi sürecinde sağlığımızla ilgili tedavileri ertelememeliyiz.



Özellikle ertelenen sağlık sorunlarının tedavileri çocuklarımız için de büyük problemler oluşturabilir. Hele ertelenen tedaviler, diş ve ortodonti olduğunda geri dönülmez problemler ortaya çıkabilir. Bu nedenle erken yaşta karşılaşılan ortodontik problemler mutlaka zamanında tedavi edilmelidir. Çocuklarda diş muayeneleri, erken tedavi gerektirecek bozukluklarla ilgili merak edilenleri Diş Hekimi Saliha Olkun Alkan’la konuştuk. İşte anlattıkları:



ZAMANLAMA BİZİM HER ŞEYDİR

Yazının Devamını Oku

Pandemi sürecinde cildiniz nasıl genç kalır?

Koronavirüs salgınının insan üzerindeki en büyük etkilerinden biri stres. Tabii bu zorlu süreçte stresle beraber eve kapanmanın getirdiği hareketsizlik; beynimizi, kaslarımızı, hormonlarımızı, bağırsağımızı, yağ miktarımızı ve cildimizi olumsuz etkiliyor. Bu dönemde cildimizin bakımı ayrıca önem kazanıyor, çünkü ayna ile sürekli yüzleşiyor.



Normal yaşlanma süreci hayatımızın vazgeçilmez bir gerçeğidir, ancak bunu doğru adımlarla, sağlıklı ve doğal yaklaşımlarla yavaşlatabiliriz. Genç kalma ve yüzümüzdeki kırışıklarla baş etmenin birçok yöntemi vardır. Bu yöntemlerden en doğalı ise ‘altın iğne’dir. Siz okurlarımız için ‘altın iğne’ uygulaması ile ilgili tüm merak edilenleri Dermatoloji Uzmanı Dr. Züleyha Soytürk Aşık’la konuştuk. İşte anlattıkları:



DOĞAL YAPIYI UYARIYOR YENİLENME SAĞLIYOR

Yazının Devamını Oku

Saç ekiminde yeni trendler

Gelişen tıp, günümüz teknolojisi ile insan sağlığına ve güzelliğine her gün yeni bir teknik kazandırıyor. Son yıllarda saç ekiminde sürekli yeni bir yöntem ortaya çıkmakta. Genellikle erkek hasta gurubuna hitap eden ancak kadınlar tarafından da az da olsa tercih edilen saç ekimi yöntemlerinde yeni trendler nelerdir? Tüm bu merak ettiklerimizi Dr. Jale Şenyurt’a sorduk?

CİHAZ UÇLARI DAHA KÜÇÜK OLDU

Günümüzde pek çok şey güncellenirken estetikteki uygulamalar da bunlardan nasibini alıyor. Peki tam olarak ne gibi değişiklikler olmaktadır. İşin esasında değişiklik olmamakla beraber ekim için gereken aletlerin güncellenmesi ile daha pratik uygulamalara geçmiş bulunuyoruz. Kök alımında kullandığımız cihazın uçlarının daha küçük dizaynı yani 0.7 milimlik punch dediğimiz minik aparatlar. Kanal açmakta kullanılan safir uçlar bunlardandır. Yeni dizaynların ekime katkılarını şöyle sayacak olursak bunlardan biri saç köklerini aldığımız ensedeki sahada daha az hasar yapması ve böylelikle o bölge de ileride gözle görülür bir bozukluk yaşanmamasıdır. Yine aynı şekilde safir uçlar kullanılarak açılan kanallar daha düzgün olmasının yanı sıra bu uçların keskin ve sert olma sebebiyle doku hasarı minimal olmaktadır. Bu şekilde açılan kanallar tam olarak saç kökü genişliğinde olup dokunun tam olarak yerleşmesine yardımcı olmaktadır, böylece istenilen sıklık daha rahat elde edilmektedir. Ayrıca saç ekiminden sonra sık kontrol ve mezoterapi, PRP gibi destek tedavilerini de çeşitlendirmiş durumdayız. Bir saç ekiminde süreç 14 ayı bulabilmektedir. Dolayısıyla hastalarla iletişimi bu süre içinde kesmeden devam ettirmek çok önemlidir.



DENETİMDEKİ YETERSİZLİKLER KONTROLÜ GÜÇLEŞTİRDİ

Yazının Devamını Oku

Genetikle gelen nadir hastalıklar

Toplumda her iki bin hastanın birinde görülen hastalıklara “nadir hastalıklar” denilmektedir. Az görüldüğü için üzerinde çalışma yapılmamış ya da kısıtlı bilgi olan, hatta doktorların aklına en son gelen hastalıklardır bunlar.

Yıllarca doktor doktor gezilse de bu hastalara tanı konması zordur. Ve tabii az görüldüğü için firmaların ilgilenmediği, ilacı ve tedavisi olmayan hastalıklardır. İşte bu nedenle bu hastalıklar “yetim hastalıklar”, bu hastalıkların ilaçları da “yetim ilaçlar” olarak da bilinmektedir.
“Nadir hastalıklar” konusunda tüm merak edilenleri Nadir Hastalıklar Derneği Başkanı Doç. Dr. Gülay Ceylaner’le konuştum. Genetik Uzmanı Doç. Dr. Gülay Ceylaner, şu önemli bilgileri verdi:



AKRABA EVLİLİĞİ İHTİMALİ ARTTIRIYOR

Yazının Devamını Oku

Diş tedavisinde dijital gelişmeler

Son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte akıllı yazılımlar diş alanına da girdi. Teknoloji, günlük hayatta olduğu gibi diş tedavisinde de kolaylık sağlıyor.



Teknolojinin gelişmesi ile birlikte ortodontik tedavi yöntemlerinde dijital diş hekimliğiyle hasta, ameliyat ile tedavinin sonucunu bilgisayardaki programlar sayesinde öncesinde görebiliyor. Dijital teknolojinin, bireylerin kendi tedavi tasarımlarına katılabilmesine olanak sağladığını belirten Dent Oran Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği’nden Çene Cerrahı Dr. Kıvanç Karadayı, klasik yöntemlerle yapılan tedavinin artık ağız içi tarayıcı yöntemleriyle gerçekleştirildiğini aktardı. Dr. Kıvanç Karadayı, dijital diş hekimliği ile ilgili şu bilgileri paylaştı:



HASSASİYETLE ANALİZ EDİYOR

Yazının Devamını Oku

Mide kanseri tanı ve tedavisinde gelişmeler

Mide kanseri, ülkemizde hem erkek hem kadınlarda en sık görülen kanserlerden birisidir.



Çocukluktan başlayan bilinçsiz beslenme alışkanlığı, sigara, alkol tüketiminin de tetiklediği mide kanserinin erken evredeki belirtileri, ülser, gastrit gibi çok sık görülen mide rahatsızlıklarına benzer şikâyetlere benzerlik gösterdiği için tanısında gecikmeler yaşanabilmektedir. Bu nedenle mide şikâyetleri olan her hasta önemsenmeli.
Hem tanı hem de tedavi ile ilgili önemli gelişmelerin yaşandığı günümüzde mide kanseri ile ilgili bilgileri, Kanserde Güncel Tedavilere Erişim ve Geliştirme Derneği Başkanı, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Uğur Coşkun’a sorduk.



Yazının Devamını Oku

Botoks ve uygulanma alanları

Dünyada en çok tercih edilen uygulamalardan biri botoks. Estetik operasyonlarda yaygın bir şekilde kullanılan ve etkili sonuçlar verdiği belirtilen botoks, kaslara giden sinirsel iletimi belirli bir süre bloke eden, tedavi ya da estetik düzenlemeler için kullanılan bakteri kaynaklı bir toksin uygulaması olarak tanımlanıyor.

Estetik ve kozmetik amaçlarla, mimik kaslarının hareketleri ile ortaya çıkan yüzdeki kırışıklıkları azaltmak, oluşumunu engellemek ve aşırı terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacıyla ve kronik migren tedavisinde kullanılabilmektedir. Peki botoks maddesi nedir? Yılan zehiri midir? yoksa başka bir zehir midir? Nerelerde kullanılır? Tüm merak edilenleri Dr. Serkan Öztürk’e sorduk.



YILAN ZEHİRİ BİR HİKÂYEDİR

“Soğuk kanlı bir hayvan olmasına rağmen sanırım toplum olarak seviyoruz bu yılanı. ‘Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır’, ‘Su içene yılan dokunmazmış’, ‘botoks yılan zehiriymiş’. Bir yılan hikâyesidir gidiyor, botoksun yılan zehiri olduğu da bir hikâyedir aslında. Botilinum toksin namı değer botoks closturidium, botilinum adı verilen bir bakteri tarafından üretilen sinir sistemi üzerinde etkili bir zehirdir. 10 bin yıl öncesine kadar tüm insanlar besinlerini doğadan temin eden avcı toplayıcıydılar. Zamanla yerleşik düzene geçen insanoğlu bahçecilik hayvancılık ve tarımı geliştirdi. Eskiden temel yaşam kaynağı olan besini bulduğu an tüketirken artık ihtiyacından fazla besini ürettiği için besinleri saklamayı öğrendi ve insanoğlu, botilinum toksin botoks ile tanıştı. Orta çağ dönemimde genellikle sosis ve benzeri ürünlerin tüketimi sonrası bildirilmiş ölümler nedeni ile bu ürünlerin yenilmesi bir dönem yasaklanmıştır. 18. yüzyıl sonlarında Almanya’da sosis zehirlenmesinden ölüm oranları artmış ve öldürücü bu hastalığa latincede sosis anlamına gelen botulusdan esinlenerek botulizm denilmiştir. 1895’te Dr. Emile Pierre Van Ermengen, botulizm hastalarının dalaklarından bu toksini salan bakteriyi izole ederek closturidium botilinum bakterisini bulmuştur.

Yazının Devamını Oku

Bugün ‘Dünya Lenfödem Farkındalık Günü’

Her yıl mart ayının ilk haftası “Lenfödem Farkındalık Haftası” ve bugün yani 6 Mart ise “Dünya Lenfödem Farkındalık Günü” olarak kabul edilir.

“Lenfödem”, halk arasında “fil hastalığı” olarak bilinir. Hastalığın kısaca tanımı şudur:
“Lenf sıvısının dolaşımındaki yetersizlik yüzünden dokular arasında proteinden zengin sıvı birikimine bağlı olarak şişlik ve ilerleyen dönemlerde etkilenen dokularda kronik yangı, dokularda sertleşme ile cilt üzerinde değişikliklerin görüldüğü bir durumdur.”
Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim. Maalesef COVID-19 salgını döneminde çoğu kanser hastaları tedavi hizmetlerine ve kontrollerine gitmekte zorluk çekti. Bu zor dönemde Ankara Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon(FTR) Hastanesi’nde ise lenfödem hastalarının tanı ve tedavileri hiç aksamadan devam etti.
Bugün, 6 Mart Dünya Lenfödem Farkındalık Günü. Lenfödem hastalarının bu konuda eğitimli fizik tedavi ve rehabilitasyon hekimlerine başvurmaları büyük önem taşıyor.
İşte ben de bu yüzden Ankara Şehir Hastaneleri FTR Uzmanı Prof. Dr. Pınar Borman’dan lenfödem(fil hastalığı) ile ilgili aldığım önemli bilgileri siz okurlarımızla paylaşmak istedim. Özetle şunları anlattı:


Yazının Devamını Oku

Kadınlarda genital estetik ameliyatı

Son yıllarda internetle birlikte tıbbi bilgiye ulaşmadaki kolaylık ve estetik cerrahi işlemlerin daha yaygın hale gelmesi ile birlikte, kadınların estetik ameliyatlara ilgisini arttırdı.



Özellikle pandemi sürecinde kadınların kendi bedenlerine yönelik dikkati artarken, vücutlarını daha yakından incelemeleriyle birlikte vücutlarındaki bir takım normal dışı yapıları fark etmelerine yol açtı. Vücutlarında rahatsız oldukları noktaları değiştirmek konusunda cesur olmaya başladı. Estetik ameliyatlarının jinekolojide en çok tercih edileni ise genital estetik ameliyatı olmaktadır. Bu estetik ameliyatlar, kadın genital organlarında estetik ve sağlık amaçlı yapılan cerrahi ve cerrahi olmayan uygulamaları içermektedir. Genital bölgedeki iç dudaklar (labiumlar) bunlardan en çok karşılaşılanıdır. Labiumların dışa doğru uzaması ve sarkması halinin düzeltme ameliyatı ise labioplasti adını alır. Labioplasti ameliyatı ile merak edilenleri Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aslıhan Yazıcıoğlu’na sorduk.



SAĞLIK İÇİN DE TERCİH EDİLİYOR

Yazının Devamını Oku

Böbrek kanserleri tedavisinde böbrek koruyucu cerrahiler

Sağlık biliminin gelişmesi ve teknolojinin hızlandırıcı etkisiyle tüm branş ve hastalıklarda olduğu gibi böbrek kanserleri cerrahi tedavisinde de yeni yaklaşımlar ortaya çıkmıştır.

Böbrek kanserleri tüm yetişkin kanserlerinin yüzde 2-3’ünü oluşturmaktadır. Genellikle 60 yaş ve üzeri ileri yaş hastalığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülmektedir. Ultrason ve tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinin sıklıkla kullanımı, hastalığın daha erken dönemde tanı almasını sağlar. Bu nedenle hastalarda genellikle belirgin bir şikâyete rastlanmaz. İdrarda kan, yan ağrısı ve böğür bölgesinde kitle hissi gibi klasik bulgular hastaların yüzde 10’unda saptanmaktadır. Böbrek kanserleri ve tedavisindeki önemli cerrahi yaklaşımlardan biri olan böbrek koruyucu cerrahileri, Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cenk Acar’a sorduk.



NORMAL İŞLEVİNE DEVAM EDEBİLİYOR

Günümüzde, küçük boyuttaki böbrek kanserleri sadece böbrekteki kitlenin çıkarılmasıyla tedavi edilebilmektedir. Yapılan uzun dönem çalışmalarda böbreğin tamamen alınmasıyla aynı onkolojik sonuçlara sahip olduğunu göstermiştir. Bu tedavinin en önemli avantajı sadece kitle çıkarıldığında böbreğin diğer kısımlarının normal işlevine devam edebilmesidir. Böbrek fonksiyonlarının korunması böbrek kanserli hastaların cerrahi sonrası yaşam kalitelerini ve süresini uzatan faktörler arasında yer alır.

Yazının Devamını Oku

Saç dökülmesine karşı alternatif yöntemler

Saç dökülmesi, saç seyrelmesi bulunan birçok kişi, saç ekim yöntemiyle bu soruna çözüm bulmaya çalışıyor.



Saç ekimi için yeterli donör saçı bulunmayanlar veya saç ekiminden korkanlar ise alternatif yöntemler arıyor. Günümüzde bu alternatif yöntemler arasında mavi su olarak bilinen bakım serumu da kullanılmaya başlandı. Saç köklerini güçlendirdiği ve saçların çok daha gür, güçlü çıkmasını sağladığı gerekçesiyle ilgi gören serum hem erkekler hem de kadınlar tarafından kullanılabiliyor. Düzenli olarak kullanıldığında saç derisine vitamin ve bakım takviyesi yapıldığını ve bunun sonucunda da yeni saç oluşumunun gerçekleştiğini kaydeden Dr. Funda Demir ile son dönemlerde dikkat çeken, bakım serumuna ilişkin merak edilenleri konuştuk.



CANLI BİR GÖRÜNÜM KAZANDIRIR

Yazının Devamını Oku

Kanserde hedefe yönelik tedavi

Türkiye dahil birçok ülkede 4 Şubat Dünya Kanser Günü nedeniyle bir dizi etkinlik gerçekleştiriliyor.



Her ne kadar pandemi nedeni ile bütün araştırmalar koronavirüse yönelmiş olsa da kanser, her koşulda en önemli ve en tehlikeli hastalıklardan birisi olmaya devam ediyor. Tedavi anlamında da en büyük gelişmelerin yaşandığı alanların başında geliyor. Kanserde Güncel Tedavilere Erişim ve Geliştirme Derneği Başkanı, Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Uğur Coşkun, kanser tedavilerindeki güncel gelişmeler ile ilgili olarak şu bilgileri verdi.



KEMOTERAPİDEN UZAKLAŞACAĞIZ

Yazının Devamını Oku

Koronavirüsün ruh sağlığımıza etkileri

Çin’in Wuhan kentinde 2019’un aralık ayında başlayıp birkaç ay içinde tüm dünyaya yayılan koronavirüs hastalığı yalnızca sağlığımızı değil, bütün yaşam biçimimizi etkiledi ve belki de kalıcı bir biçimde değiştirdi. Bu virüsün kısa vadeli etkilerini kısmen biliyoruz, uzun vadeli etkileri ile ilgili ise henüz bilmediğimiz çok şey var.



Pandeminin getirdiği karantina ortamı birbirimizden fiziksel ve sosyal olarak izole olmamızı gerektirdi. Salgından sonra birçok insanın COVID-19 geçirsin geçirmesin ruh sağlığı etkilendi. Peki COVID-19 insanların ruh sağlığına ne gibi olumsuz etkileri oldu, Prof. Dr. Halise Devrimci Özgüven’e sorduk.



ENERJİ KAYBI, ÖLÜM KORKUSU

Yazının Devamını Oku

Kolon kanseri ve tedavisinde gelişmeler

Kolon kanseri, hem erkek hem de kadınlarda en sık görülen kanserlerden birisi.



Her yıl dünya genelinde bir milyona yakın kişiye kolon kanseri teşhisi konmaktadır. Ülkemizde de oldukça sık görülmekte olan kolon (kalın bağırsak) kanserinde uygulanan tarama programları sayesinde, sıklığında bir miktar azalma olabileceği öngörülüyor. Oldukça sinsi bir şekilde ilerleyen kalın bağırsak kanserinin teşhisi oldukça zordur. Peki, kolon kanserine neler sebep olur, tedavileri nasıl yapılır? Son dönemde bu kanserin önlenmesi ve tedavisindeki gelişmeler ile ilgili olarak Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Uğur Coşkun şu bilgileri verdi:



KİLO RİSKİ ARTTIRIYOR DÜZENLİ EGZERSİZ KORUYOR

Yazının Devamını Oku

Görme kusurunda düzeltme tedavileri

Koronavirüs pandemisi dolayısıyla birçok insan evden çalışma düzenine geçti.



Evden çalışma düzeninde, daha önce yüz yüze gerçekleştirilen görüşmeler de bilgisayardan çeşitli görüntülü uygulamalarla yapılmaya başlandı. Evde çalışanlar zamanın çoğunu bilgisayar önünde geçirmek zorunda kalırken, iş yükünün tamamen bilgisayara ve online çalışmaya aktarılması birçok göz kusuru ile gözlük kullanma oranlarını arttırmaya başladı. Gözlükten kurtulmak için alternatifler arasında excimer lazer ameliyatları yer alıyor. Tamamen bilgisayar kontrollü excimer lazer cihazlarının, kornea olarak adlandırılan gözün saydam tabakasının şeklini değiştirerek görme kusurlarının (Miyop, hipermetrop ve astigmat) giderilmesi işlemine kısaca lazer ile görme düzeltilmesi diyebiliriz. Görme bozuklukları ve tedavisiyle ilgili Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Kemal Özülken, şu bilgileri verdi:



YAŞAM KALİTESİNİ ARTTIRIYOR

Yazının Devamını Oku

Pandemi döneminde ortodonti uygulamaları

Ortodonti, en çok hasta başvurusu olan diş hekimliği branşlarından bir tanesidir. Bu nedenle çoğu kişi ‘Ortodonti nedir, neye bakar? Ortodonti bölümü doktoru (ortodondist) hangi hastalıklara bakar?’ sorularının cevabını merak eder.



Ortodonti; çene, diş ve yüz bozukluklarının teşhis, tedavi ve önlenmesi ile ilgilenen bilim dalıdır. Ortodontik tedavi, küçük çocuklarda çene gelişimine yardım ederek dişlerin doğru pozisyonlarda olmalarına yardımcı olur, yetişkinlerde ise var olan çapraşıklık ve kapanış düzensizliklerinin, ayrıca çene yüz bozukluklarının düzeltilmesini sağlar. Ortodontik tedaviler uzun sürer ve bir çok kez hekime ziyaret gerektirir. Pandemi döneminde Ortodonti hekimliğinde uygulamalar nasıl yürütülmekte ve nelere dikkat edilmeli, tüm merak edilenleri Diş Hekimi Ortodonti Uzmanı Dr. Saliha Olkun Alkan’a sorduk.



GELİŞMELER TAKİP EDİLİYOR

Koronavirüs Türkiye’de ve dünyada yayılmaya devam ederken, kendimizi ve hastalarımızı korumak çok önemli. Uyguladığımız önlemlerin başında öncelikle COVID-19 ile ilgili en güncel bilgilerden haberdar olmak geliyor. Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm gelişmeleri takip ediyoruz. Hastalarımız kliniğe girer girmez galoş giydiriyoruz, sabunla el yıkama veya el dezenfeksiyon işlemi yaptırıyoruz.

Yazının Devamını Oku

Ağrı tedavisinde kuru iğneleme

Ağrı, insanoğlunun başa çıkamadığı ve doktora başvuruda en sık nedenler arasında birinci sıradadır.



Ağrı tedavisi çok geniş bir kavramdır ve vücudumuzun herhangi bir yeri ağrıdığında kimimiz ilaca başvurur, kimimiz direk doktora gider. Günümüzde artık birçok hastanede ağrı merkezleri kurulmakta ve çeşitli alternatif tedaviler sunulmaktadır. Bunlardan biri olan kuru iğne tedavisi, fibromiyalji ve kas kasılmalarına bağlı ağrıların tedavisinde son dönemde çok sık kullanılmaya başlandı. İntramuskuler stimülasyon (İMS) olarak da bilinen kuru iğne tedavisi ilk olarak Kanada’da uygulanmaya başlayan, ameliyatsız ve ilaçsız bir ağrı tedavisi yöntemi olup kronik kas ile iskelet sistemi hastalıklarına bağlı ağrıların tedavisinde uygulanır. Konuyla ilgili Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uz. Dr. Yasemin Soytürk, şu bilgileri verdi.



OLUŞAN KAS DÜĞÜMLERİNİ ÇÖZER

Yazının Devamını Oku

Vajinismus tedavisinde online tedavi dönemi

Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi; ekonomi, eğitim, sağlık gibi hayatımızın pek çok alanını etkisi altına alarak çeşitli değişiklikler yapmaya zorladı.



Yaşantımızdaki önemli değişikliklerden biri de hizmet alım şeklimiz oldu. Online eğitim, alışveriş, uzaktan çalışma olduğu gibi sağlık hizmetinde de online danışmanlık, online tedavi, tele-danışmanlık gibi hizmetler hızla yaygınlaştı. Bu durum çok sayıda hastanın kendi sağlıkları ile ilgili desteği pek çok branştaki hekimden evlerinde almalarını sağladı. Online hizmet verilen sağlık konularından birisi de toplumun yeni evli kesimini etkileyen ve gizli saklı doktora gidilen vajinismus tedavisi. Vajinismus tedavisi ve online terapiyle ilgili Cinsel Terapist Op. Dr. Gülsüm Soytürk, şu bilgileri verdi:



İSTEMSİZ KASILMALARLA KENDİNİ GÖSTERİR

Yazının Devamını Oku