Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bebeklerde kalça taramasının önemi

Gelişimsel kalça displazisi (GKD) yada eski adıyla doğumsal kalça çıkığı, ülkemizde yaklaşık her 100 doğumda 1 oranında görülen, erken tanı ve uygun tedaviyle büyük oranda sakatlık bırakmadan iyileşebilen bir kalça sorunudur.

Bebeklerde kalça taramasının önemi
Doğumsal kalça çıkığının erken tanısında yenidoğan bebeklerde kalça taraması çok önemlidir. TOBB ETÜ Hastanesi doktorlarından Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Ömeroğlu şu bilgileri verdi:
“Tanı ne kadar erken yaşta konulursa tedavinin başarı oranı o kadar yükselmekte, seçilecek tedavi yöntemi bebek ve aile için daha az zor olmakta ve tedavi sonrası kalça ekleminde ortaya çıkabilecek kısa ve uzun vadeli problemlerin görülme riski o kadar düşmektedir. Hastanede yatmadan, ameliyatsız ve alçısız olarak, evde kullanılan, kalçaları özel bir pozisyonda tutan basit bir cihaz uygulamasıyla kalçaların çok önemli bir bölümü yaşamın ilk 4-6 ayında başarı ile tedavi edilebilmektedir. Tüm bunlar göz önüne alındığında yaşamın özellikle ilk 4-6 haftası erken tanı ve tedavi için ‘altın dönem’ olarak kabul edilmekte ve erken dönemde kalça taramasının önemi özellikle bu zaman diliminde ortaya çıkmaktadır.
Yaşamın ilk 6 ayında GKD için en doğru ve en güvenilir tanı yöntemi, kalça ultrasonografisidir. Kalça ultrasonografisi bebeğe hiç bir zarar vermeden, kısa sürede tamamlanan kesin bir tanı yöntemidir.
ŞEKİL BOZUKLUĞU, EĞRİLİK

BBebeklerde kalça taramasının önemiazı bebeklerde GKD görülme olasılığı daha yüksektir. Bunlar;

*Bebeğin annesinde, babasında, kardeşinde, bebeğin annesinin ya da babasının ailesinde GKD olması.
*Bebeğin anne karnında özellikle gebeliğin son 3 ayında belli bir süre ters durması ya da doğumda ters gelmesi.
*Bebeğin ayaklarında şekil bozukluğu, eğrilik olması.
*Bebeğin boynunun doğum sonrası eğri durması.
*Oligohidroamniyoz (gebelikte bebeğin etrafını saran suyun azalması).
*Çoğul gebelik.
*İlk canlı doğum.
*Kız bebek.
*Doğum sonrası bebeğe kundak uygulanmasıdır.
Bebekte bu risk faktörlerinden herhangi birinin olması veya doğum sonrasındaki kontrollerde yapılan kalça muayenesinde herhangi bir anormal bulguya rastlanılması durumunda bebeklerin her iki kalçasına birden mutlaka ultrasonografi yapılması gerekmektedir. Buna ‘seçici kalça taraması’ adı verilmektedir. Bebekte belirtilen risk faktörleri ya da fizik muayenede sorun yoksa bile, düşük ihtimalle de olsa GKD görülebilir ve bu bebekler için de kalça ultrasonografisi yapılmasını öneren bilim insanları vardır.

6 HAFTA DOLMADAN YAPILMALI

Tüm yenidoğan bebeklerin kalçalarının tarandığı tarama programına ‘evrensel kalça taraması’ adı verilmektedir. 3 haftadan önce yapılan tarama amaçlı kalça ultrasonografisi zamanlama olarak erken kabul edilmekte ancak kalça ultrasonografisinin 6 hafta dolmadan yapılmasında fayda olduğu da belirtilmektedir. Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği ile Çocuk Ortopedisi Derneği tarafından, tarama amaçlı kalça ultrasonografisi için en uygun yaşın 1 ay civarında olduğu kabul edilmiştir. Kalça ultrasonografisinde normal olmayan bir kalça ile karşılaşılması halinde bebeğin zaman geçirmeden bir ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından görülmesi gereklidir. Yenidoğan döneminde ultrasonografide saptanan sorunların bir kısmı tedavisiz kendiliğinden düzelebilirken, bir kısmı hemen tedavi gerektirmektedir.
KUNDAK ÖNERİLMEMEKTEDİR

Bebek Kalçalarının Düzgün Gelişimi İçin Basit Uyarılar;
*Bebeklerde kalçalar için doğal duruş, yatarken yer çekiminin etkisiyle ve bacakların ağırlığı ile oluşan kalça ve dizlerin bükük olduğu pozisyondur. Kalçaların bu pozisyonu yenidoğan bebeklerin kalçalarının can dostudur. Gövdenin alt kısmına bol ve rahat giysiler giydirmek, bebeği kucakta taşırken bir eli bacakların arasından geçirmek, bebeği kucakta bacaklarının arası açıkken gövdeye yaslayarak tutmak bebek kalça gelişimi için doğru yaklaşımlardır.
*Yenidoğan bebeklerde kalça ve dizlerin düz olarak uzatılmaya zorlanması doğal bir yaklaşım değildir ve bebeklerin kalçalarına zarar verebilir. Bu nedenle bebeklerin kalça ve dizlerini düz pozisyonda tutmaya yönelik yapılan kundak ve benzeri uygulamalar GKD oluşum sürecine katkı verebileceği için ortopedistlerce önerilmemektedir.


ÖĞRENMEDEN GEÇMEYİN SABAH YORGUNLUĞU

Sabahları zor uyanıyor, uyandığınızda kendinizi çok yorgun hissediyorsanız ve bu durum süreklilik halini aldıysa bu durum başka hastalıkların habercisi olabilir. Sabah yorgunluğu kendi başına bir hastalık değil. Ancak devamlı olması vücutta bazı problemlerin olduğunun göstergesi. Eğer uykuya dalmakla ilgili bir probleminiz yoksa ve yeteri kadar uyuyorsanız özellikle bağışıklık sisteminden kaynaklanan problemlere yönelmekte fayda var. Bunun en büyük sebebi de yanlış beslenme ve özellikle kış aylarında daha hareketsiz kalmak. Katı ve yağlı yiyeceklerden oluşan öğünler ve çok hareket etmemek bağışıklılık problemlerini ortaya çıkartabilir. Demir eksikliği ve karbonhidrat ağırlıklı beslenmek, öğünleri atlamak vücudun bütün sisteminin bozulmasına ve size gün içinde yetecek enerjiyi verememesine yol açabilir. Glisemik indeksi yüksek besinleri devamlı tüketmek de kan basıncınızın gün içinde çok dalgalanmasına yol açacaktır. Bu da vücudu huzursuz edecek ve dengesini korumak için daha fazla enerjiye gerek duyacağı anlamına gelir. Yeterince su tüketmemek de bu problemlerin en büyük kaynağı. Tiroid yetmezliği, kalp hastalıkları ve burundaki deviasyon sonucu nefes alamamaya bağlı yorgunluklar da çok sık olmasa da görülebilir. Ancak herhangi bir probleminiz veya hastalığınız yoksa ve yine de devamlı yorgun uyanıyorsanız öncelikle beslenme düzeninizi değiştirmekte ve duygusal geçişlerini kontrol etmekte fayda var.

X