Paylaş
‘Kış üçgeni’ nasıl birbirini tetikler?
Kışın sık geçirilen nezle ve gripler burun mukozasında ödem (şişlik) yapar. Bu şişlik sinüs ağızlarını tıkadığında sinüzit ortaya çıkar. Sinüzite bağlı olarak normalde de erişkinlerde her gün yaklaşık 1 litre üretilen sinüs salgısının kıvamı değişebilir veya miktarında artış görülebilir, buna bağlı olarak geniz bölgesinde mukus birikimi ve geniz akıntısı gelişir.
Aynı mukozal şişlik orta kulağı havalandıran östaki borusunun da kapanmasına yol açabilir. Havalanamayan orta kulakta sıvı birikir ve bu durum orta kulak iltihabına zemin hazırlar. Yani biri başladığında diğerleri için uygun ortam oluşur ve adeta bir domino etkisiyle bu hastalıklar ortaya çıkar.
Kaloriferli ve klimalı ortamlar burun mukozasını nasıl etkiler?
Kalorifer ve klima havayı kurutur. Nem oranı düştüğünde burun mukozası kurur ve çatlar. Ayrıca, burun mukozasının koruyucu mukus tabakası incelir ve mikropları tutma ve temizleme kapasitesi azalır. Bu durum sık üst solunum yolu enfeksiyonu, alerjik rinit alevlenmeleri, burun kanaması, sinüzit ve geniz akıntısının artması gibi sorunlara zemin hazırlar.
Geniz akıntısı ne zaman ciddiye alınmalı?
Geniz akıntısı çoğu zaman basit enfeksiyon veya alerjiye bağlıdır, ancak 3-4 haftadan uzun sürüyorsa, tek taraflı ve kötü kokuluysa ve kanlı akıntı eşlik ediyorsa, mutlaka bir kulak burun boğaz uzmanının değerlendirmesi gerekir.
Sürekli kulak tıkanıklığının nedeni sadece enfeksiyon mu?
Kulak tıkanıklığı östaki tüpünün düzgün çalışmaması, alerjik rinit, çocuklarda geniz eti büyümesi ve bazen de tümöral oluşumlar nedeniyle de görülebilir. Birkaç haftadan uzun süren tek taraflı kulak tıkanıklığı kesinlikle ihmal edilmemelidir.
Bağışıklığı gerçekten güçlendiren bilimsel alışkanlıklar nelerdir?
Bu konuda kulaktan dolma bilgiler yerine, öncelikle etkisi kanıtlanmış alışkanlıklara odaklanmak önemlidir. Düzenli ve sağlıklı bir uyku, dengeli beslenme, sigara dumanından uzak durma ve düzenli ama aşırı olmayan egzersiz bu konuda dikkat edilmesi gereken ve pek çok hastalığa karşı etkili temel önlemlerdir. Mucize gıda ya da tek başına koruyan bir takviyeden söz etmek biraz hayalperestlik olur.
Sık antibiyotik kullanımı riski artırır mı?
Gereksiz antibiyotik kullanımı bakteri direncini artırır. Dirençli etkenlerin yol açtığı enfeksiyonlar daha zor tedavi edilir ve sık tekrarlar. Ayrıca, antibiyotik kullanımı bağırsak florasını bozarak bağışıklığı dolaylı olarak zayıflatır. Kışın özellikle viral enfeksiyonların yaygın olduğu dönemlerde antibiyotiklerin kullanılmaması ve gerekli hallerde sadece hekim önerisiyle kullanılması çok önemlidir.
Kış boyunca sinüzitten korunmak için en etkili 5 önlem:
1- Üst solunum yolu geçiren kişilerin kendilerini birkaç gün diğer kişilerden izole etmesi ya da hasta kişilerden uzak durmak.
Korona virüs salgınında bu konuya çok dikkat etmemize rağmen, el yıkama alışkanlığı, hastayken maske kullanma, hasta kişilerden uzak durma gibi basit önlemleri ne yazık ki çok çabuk unuttuk. Oysa, korona virüs gibi sık görülen pek çok viral enfeksiyon da aynı yöntemler kullanılarak kolayca yayılmadan kontrol altına alınabilir.
2- Kapalı ortamları nemlendirmek.
3- Üst solunum yolu enfeksiyonlarını başlangıçta hızlıca tedavi etmek.
4- Sigara kullanmamak ve sigara dumanından uzak durmak.
5- Alerjisi olanların tedavisini aksatmaması.
Sonuç olarak, kış aylarında kulak burun boğaz hastalıkları tesadüfen artmıyor. Çevresel koşullar, bağışıklık durumu ve yanlış alışkanlıklar bu tabloyu hazırlıyor. Erken önlem almak ve belirtileri hafife almamak, 'kış üçgeni'ne girmeden kışı geçirmek için en akılcı yaklaşımdır.
Paylaş