Yangına, sele hala çare var

ÖNCE Manavgat, sonra Kozan, ardından Marmaris, Didim, Bodrum, Soma derken oradan oraya atlayan alevlerin dehşeti acı gerçeği bir kez daha yüzümüze çarptı. Küresel ısınma büyük bir felaket olarak dünyanın üzerine çöküyor.

 


Türkiye, özellikle de Ege ve Akdeniz kıyıları iklim krizinden en fazla etkilenecek bölgelerin başında geliyor.
İzmir, Muğla ve Antalya ise orman yangınlarının en fazla olduğu ilk üç il.
Geçen haftaki yangınların bazılarında provokasyon, dikkatsizlik ya da araziyi imara açtırmak için kötü niyet olabilir.
Ama hiçbiri küresel ısınma gerçeğini değiştirmez.
Aşırı sıcaklarla nem çok azaldığından ağaçlar bir kibritle çıra gibi yanacak kadar kurumasaydı, iklim değişikliğinin etkisiyle fırtınalar bu kadar çok ve sert olmasaydı felaketler bu kadar büyük olmazdı.
Ne yazık ki dünya iklim kriziyle mücadelede hala çok yavaş gidiyor.
2015 Paris Antlaşması’na imza koyan ülkeler, 2050 yılına kadar atmosfere karbon salınımını sıfıra indirmeyi ve ısı artışını 2 derecenin altında tutacak önlemler alacaklarına söz vermişlerdi.
Bu hedeflere ulaşmakta geciktikçe yangın, sel gibi felaketler daha sık oluyor, tarım üretiminde verim düşüyor.

İLK ADIM KARBON VERGİSİ
Her şeye rağmen hala bir şeyler yapmak mümkün.
Bilim insanları dünyanın 20 yılda eski haline dönebileceği düşüncesinde.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ise üç önemli adım öneriyor.
İlk önlem karbon vergisi.
IMF, atmosfere karbon salınımını azaltmak için acilen karbon vergisinin başlaması gerektiği görüşünde.
Karbon vergisi maliyetleri yükselteceğinden üretici ve tüketicilerin temiz, enerji verimliği yüksek yatırımlara ve ürünlere yöneleceği düşünülüyor.
IMF’ye göre karbon vergisi 10 yıl daha gecikirse dünyada ısınmaya devam edecek.
Öyle ki, iklim krizinde ve ülkelerin ekonomilerde geri dönüşü mümkün olmayan noktalara gelinecek.

AKARYAKIT İSTASYONLARI AZALACAK
İkinci önemli adım yeşil yatırım.
Gelecek 10 yılda kamu ve özel sektörlerin yapacağı toplam 6-10 trilyon dolarlık ek yatırım dünyada iklim değişikliğini azaltabilecek.
Bunun için de örneğin benzin ve mazot gibi fosil yakıta dayalı akaryakıt istasyonlarının sayısı azaltılırken elektrikli otomobiller için şarj istasyonları hızla artacak.
Bu durumda alıcılar zorla bulacakları benzin yerine istedikleri anda şarj edebilecekleri elektrikli araçları tercih edecek.

YEŞİL ÜRÜNE UCUZ KREDİ
Ayrıca; güneş enerjisi, elektrikli otomobil gibi yeşil yatırımlara ve ürünlere kredi kolaylığı gibi pek çok finansal destek öneriliyor.
Bir önemli adım ise geçiş döneminde yapılacaklar.
Örneğin kömür madenleri kapatıldığında buralarda çalışan işçiler ve geçimleri madene bağlı kentlerin yeniden yapılanması için önlemler almak gerekecek.
Görüldüğü gibi dünyayı eski haline döndürmenin yolları var.
Yeter ki, hükümetler geçiş döneminde küresel ısınmaya neden olan işlerini tasfiye etmek zorunda kalacaklara direnebilsin, onların sorunlarına çözüm bulabilsin.
Hükümetler de bunu ancak halkı dünyanın hızla yok olduğuna inandırıp, oy kaygısı endişesi taşımaktan kurtuldukları zaman başarabilir.

X