Tatsız bayramda tatlı umut

ÖNÜMÜZDEKİ perşembe salgının gölgesinde geçecek üçüncü bayrama gireceğiz. Bu bayram da geçen yıl olduğu gibi evlerde kapalı olacağız. Bu bayram da kutlamaları cep telefonları, bilgisayarlarla sanal ortamlarda yapacağız. Geçen bayram çoğu aramızda olup bu yıl bizimle olamayan 43 bin yakınımızın hüznünü yaşayacağız.


Ama öncekilerden farklı olarak bu bayrama umutla giriyoruz. Geçen yıl önümüz karanlık ne olacağını bilmiyorduk. Bu bayrama ise 10 milyonumuz iki defa, 15 milyonumuz birincisi yapılmış olmak üzere toplam 25 milyon kişi aşılı olarak giriyoruz. Sağlık Bakan Koca’nın, nüfusun üç katı kadar 240 milyon aşı için anlaşma yapıldığı müjdesi ise her eve bayram şekeri gibi geldi.
BU YAZ EVE KAPANMAMAK İÇİN
Geçen hafta İzmir vaka sayısını en hızlı düşen 5 ilden biri olarak ilan edildi. Bu sonuç İzmirlilerin işi sıkı tuttukları zaman başarabildiklerini gösteriyor. İzmir’de, Muğla’da, Aydın’da, Denizli’de, Manisa’da, Çanakkale’de, Balıkesir’de, tüm Ege ve çevresindeki illerde vaka sayısındaki her düşüş 1 yıldır süren kısıtlı yaşamdan özgürlüğe atılan yeni bir adım olacak. İzmirliler önümüzdeki yaz aylarını eve kapalı geçirmemek için vaka sayısındaki azalmayı kalıcı hale getirmeli. Bunun da yolu önlemlerden taviz vermemekten, aşı sırası gelince hemen kolu uzatmaktan geçiyor.


Bayramlık da alamadık

GELENEKLERİMİZDE bayrama yeni giysilerle girmek vardır. Şimdilerde ihtiyaç olduğu anda gömlek, ayakkabı ne gerekiyorsa hemen alınabiliyor. Bundan 30–40 yıl öncesine kadar hazır giyim sektörü gelişmediğinden evin çocuğunun ayakkabı, hanımın elbise ihtiyacını karşılamak için bayram bahane olurdu. Bayramlıkları yetiştirmek için terziler sabahlara kadar çalışır, ayakkabıcılar en büyük cirolarını bayram öncesi satışlarında yaparlardı. Bugün de kısmen de olsa gelenekler sürüyor. Bayram ziyaretleri mümkün olduğunca yeni giysilerle yapılmaya çalışılıyor.
Ama bu bayram ziyaretler yasak. İyi ki de yasak, yoksa salgınla baş etmek mümkün olmayacak. Buna karşılık yasaklar hazır giyim sektöründe ciddi sıkıntılar yaratıyor. Ege Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı Hayati Ertuğrul, Dünya gazetesine, “Yurtiçi siparişlerinde durum çok kötü. İzmir özelinde 1 yıldan bu yana depolarda bekleyen düğün kıyafetleri var. Vadeler 180 güne çıktı. Toparlamak çok zor olacak” sözleriyle yakınmış.

MİLYONLARIN EKMEK TEKNESİ
Salgın nedeniyle geçen yıl Avrupa evlerine kapandığından giyim eşyası alışverişini azaltınca dış pazarlar kapanmıştı. Bu sıkıntı son zamanlarda aşılmaya başlandı. Buna karşılık hem eve kapanmalar, hem de yüksek faiz nedeniyle iç piyasalarda daralma var. Hazır giyim sektörü, üretimi yapan işçisiyle, işvereniyle, satışı yapan esnaf ve mağazalarıyla İzmir başta olmak üzere Türkiye ekonomisinin en önemli dişlilerinden biri. 500 bin kişinin çalıştığı bu sektör, tekstille birlikte 1 milyon kişinin ekmek kapısı. Aileleri ve dolaylı olarak kazandırdığı iş kollarıyla birlikte milyonlarca kişiye bakıyor. Bu sektörde sıkıntının uzaması başka sıkıntılara yol açar.
Bu zor durumdan salgını yenerek çıkılır. Kurban’dan önce vaka sayıları hızla düşüp gelecek bayramı kapanmadan geçirebilirsek hazır giyim ve turizm sektörü derin bir nefes alır.
Umut dolu mutlu bayramlar dileğimle...

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI