Kirli üretene hayat yok

İYİ haber iklim küresel ısınmayla mücadelenin kamuda ve özel sektörde hızla gündemin birinci sırasına yerleşmeye başlaması. Türkiye’nin 2015’te imzaladığı Paris İklim Anlaşması’nın kısa süre önce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanmasından sonra süreç daha da hızlanacak. Nitekim İzmir’de bunun örneklerini görüyoruz.



Örneğin İzmir Ticaret Borsası’nın ekim ayı meclis toplantısının gündeminde Avrupa Birliği (AB) Yeşil Mutabakatı ve Paris İklim Anlaşması da vardı. Meclis Başkan Yardımcısı Güngör Şarman atmosfere kirli gaz salınımını azaltmak için AB’nin 2050, Türkiye’nin 2053 yılı net sıfır emisyon hedeflerini hatırlatıyordu.
Şarman “Her birimiz işlerimizde ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliği hedeflemek zorundayız. Bu dönemi yeni bir ekonomik model inşa etmek ve yeni teknolojileri geliştirmek için önemli bir fırsat olarak kullanmalıyız” diyordu.
Geçen hafta konuyla ilgili bir dikkat çekici açıklama da “2050yılında Karbon Nötr olmayı hedefliyoruz” diyen Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı’ndan geliyordu. Yiğitbaşı, 2022 yılında biyogaz tesislerinin devreye girmesiyle karbon emisyon oranını yüzde 15, 2030 yılında karbon ayak izini yüzde 25, su kullanımını yüzde 10, plastik kullanımını yüzde 10, atık oranlarını da yüzde 20 azaltmak istediklerini açıkladı.

GEZEGEN ELDEN GİDİYOR
Aklın yolu bir. Yakın zaman kadar marjinal çevreci grupların şamatası olarak görülen küresel ısınma bugün gezegenimizi tehdit eden en büyük felaket olarak kapımıza dayandı. Bu gerçeği seller, fırtınalar, hortumlar, kuraklıklarla yaşayarak öğrenmeye başladık.
Bu gidişle tarım için bir karış toprağın bile kalmayabileceği bilim kurgu filmlerindeki gibi açlıktan canlıların birbirini kıracağı bir dünya olabiliriz. Gezegeni böyle bir felaketten korumak için yeni bir düzen kuruluyor. Bu düzende ayakta kalabilmek için çevreyi koruyan, atmosfere kirli gazlar salmayan üretim biçimleri birinci şart olacak. Örneğin kömürden elektrik üretilmeyecek, benzinli ve dizel otoların yerini elektrikli otolar alacak ve buna benzer pek çok önlem. Bu geçişlere zorlamak için de karbon vergileri gelecek.

İSKOÇYA’DAN EGE’YE
Ancak kağıt üzerinde yazılanlarla uygulamalar bir olmuyor. Ne yazık ki şu ana kadar pek çok hedefin gerisinde kalındı. O nedenle aralarında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da olduğu dünya liderleri gezegeni kurtaracak yeni kararlar için dünden itibaren İskoçya’da toplanıyor. Glasgow Zirvesi’nin dünya için son şans olduğunu söyleyen liderler bile var.
Glasgow’da birinci öncelik, 2030’a kadar karbon salınımını azaltmak için ülkelerin daha cesur ve hızlı adımlar atması olacak.
Ayrıca iklim değişikliğiyle mücadelede seller ve kum fırtınalarının önüne geçmek için ağaçlandırma çalışmaları ya da karbon soğurma gibi çözümler konuşulacak.
Küresel ısınmanın en önemli kaynaklarından kömür kullanımını sonlandırma çalışmaları da zirvede tartışılacak.
Görüldüğü gibi Soma’da, Yatağan’da, Gökova’da kömürden elektrik üretimi yapılan Ege Bölgesi’ni de yakından etkileyecek kararlar zirveden çıkabilir.

X