"Selim Türsen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Selim Türsen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Selim Türsen

İyi ki gençler var

ÖNCEKİ hafta Urla İskeleye yolum düştüğünde alışmadığım görüntülerle karşılaştım.

Çoğunlukla orta ve orta yaş üstünden oluşan insan profili inanılmaz gençleşmişti. Sanki ders verdiğim üniversitenin kampusündeydim. Yaşları ortalama 18 ile 25 olan yüzlerce genç sokakları, kafeleri, lokantaları doldurmuş enerji saçıyordu. Güneşin tüm cömertliğiyle gönderdiği ışınlardan korunmak isteyen bazı gençler etraflarında dönüp duran araçlara aldırmadan, döner kavşaktaki çimlere bile serilmişti. Her yerden genç kahkahalar yükseliyordu.


Meğer İskele’de gördüklerim hiçbir şeymiş. Kum Plajı’na doğru ilerledikçe gençlerin sayısı yüzlerden binlere yükseldi ve aniden karşıma bir çadır denizi çıktı. Karnaval alanına gelmiştim. Evet... Teoman, Can Bonomo, Hayko Cekkin, Redd, Duman gibi ünlülerin konser verdiği Türkiye’nin ilk gençlik karnavalı dört gün sürdü. Ama karnavala katılan 40 bin genç, bu dört günün anılarını her halde 40 yıl unutmaz. Aynı 50 yıl önce New York Woodstock’ta yapılan Jimy Hendrix’ten, Crosby Still Nash and Young’a, Joan Baez’den Janis Joplin’e ünlülerin katıldığı festivalin hala anlatılması, belgesellerinin yapılması, filmlere konu olması gibi...


40 BİN GENÇ, 250 BİN DAHA GETİRİR
İşin doğrusu bu organizasyonun gerçekleşmesi için altı aydan beri önemle katkılarda bulunduğu anlaşılan Urla Esnaf ve Sanatkar Odası’nı takdir etmek gerek. Belki de hayatları boyunca hiç bir zaman yolu düşmeyecek 40 bin genç, Türkiye’nin dört bir yanından Urla’ya aktı.
Turizm istatistiklerine göre, bir kişinin bir yer hakkında olumlu izlenimleri oraya altı kişiyi daha çekiyor. Her şeyin yolunda gittiği karnavala katılan 40 bin kişi izlenimlerini olumlu yansıtırsa 200 - 250 bin kişinin daha Urla’ya gelmesi mümkün...


Yaklaşık 15 yıldır Urla’da yaşadığımdan, nerelerin iş yaptığını az, çok gözlemleyebiliyorum. Gençlik karnavalı süresince müşterisi az olan kahve, lokanta, pidecilerde bile yer bulunamadığını gördüm. Her genç kendi bütçesine uygun hareket ediyordu. Kimileri restoranlarda, kimileri fırından aldıkları poğaça, bakkaldan aldıkları peynir ekmekle kaldırıma oturmuş güle, eğlene karnını doyuruyordu. Festival alanına kurulu çadır, çarşıda döner ekmekten, incik, boncuğa her ihtiyacın karşılandığı alışverişin canlılığını düşünemiyorum bile...


Gençlik festivali bana hep kafama takılan bir soruyu hatırlattı. Yüksek Teknoloji Enstitüsü gibi Türkiye’nin en saygın kurumlarından birinin bulunduğu Urla’nın sokaklarında acaba neden üniversite öğrencileri görülmüyor. Örneğin, Bornova üniversite öğrencileriyle dolu dolu yaşayan bir ilçedird. Her ne kadar Ege ve Yaşar üniversitelerinin 50 binden fazla öğrencisi olsa da Urla’da da daha çok genç yüzler görmek mümkün olmalı.
Belki İYTE kampus alanından Urla’ya ulaşım yeterince kolay veya sıklıkta değil. Belki öğrenciler, Urla’da bütçelerine ve ruhlarına uygun mekanlar bulamıyor bilemem... Ama, festivalin Urla’ya getirdiği canlılığı gören Belediye ve esnaf, gençlerin enerjisini ilçeye çekmenin yolunu bulmalı. Gençlik, yeni ufuklar, yeni bir gelecek, dinamizm demektir...

X