Fırtınayla gelen bebek

GEÇTİĞİMİZ hafta İzmir’i, İstanbul’u fırtınalar uçururken ‘Bora’ dünyaya geldi.Pespembe yanakları, minicik burnu, küçücük el ve ayakları ağladıkça kızarıyor, “Annemin karnında keyfim yerindeydi, neden beni aldınız?” der gibi dudaklarını büzüyordu.


İlk torunumuzu eşimle birlikte seyrederken onu nasıl bir dünyanın beklediğini hayal ettik.
Mesela 15-20 yaşında genç bir delikanlı olduğunda, 50’li, 80’li yaşlara geldiğinde nasıl bir dünyada olacak?
Sonra biraz araştırdım.
Okuduklarımın binde biri olsa onu çok başka bir dünya bekliyor.
Yaşam biçimini kökten değiştirecek geleceğin dünyasının olumlu yönleri çok.
Ama Bora’nın ilk on yılında henüz çözülemeyecek iklim krizi gezegeni tehdit etmeye devam edecek.
Olumlu yönlerden bakarsak, yapay zeka ve robotlar iş yaşamında köklü değişimler yapacak.
Herkese yetecek kadar çok üretim insanlar arasında gelir dağılımını düzeltecek.
80 yıl sonra 2100’de insanlar isterse çalışacak.
Robotlar, yapay zekaların yönetimindeki makineler, fabrikalar üretim yaparken insanlar para kaygısı duymadan kendilerini bilimsel çalışmalara verebilecek.
Kültür, sanat ve sporla uğraşacak.

150 YAŞINA KADAR YAŞANABİLİR
İnsan ömrü de uzayacak gelecek 100 yılda.
Bilim insanlarına göre 2050’ye kadar, yani Bora 30 yaşına geldiğinde, gen terapisi, kök hücreler ve insan beden mağazası gibi yöntemlerle yaşlanma sürecini yavaşlatmak mümkün olabilecek.
150 yaşına kadar bile yaşanabilecek.
2100 yılı, yani Bora 80’li yaşlarda iken hücre tamir mekanizmalarıyla yaşlanmayı tersine çevirmek bile mümkün olacak.
Böylece çok daha uzun sağlıklı yıllar geçirilebilecek.
Gelecekle ilgili beni en fazla heyecanlandıran beklentilerden biri arabaların, trenlerin uçarak gideceği ulaşımda, enerjide devrim yaratacak ‘manyetizma çağı’.
Bu çağın 2070 ile 2100 yılları arasında, yani Bora 50’li yaşlarda iken başlayabileceği düşünülüyor.

UÇAN OTOMOBİLLER, TRENLER
Manyetizma çağında yer çekiminden kurtulmak mümkün olacak.
Bunu sağlayacak süper iletkenler bugün ancak eksi 181 derecede üretilebildiğinden çok pahalı.
Oda sıcaklığında düşük maliyetle üretimin ise 50 yıla kadar başlayabileceği tahmin ediliyor.
Bu başarıldığında hem enerjide, hem sanayide yeni bir çağ başlayacak.
Arabanız bir mıknatıs ya da süper iletken ile manyetik alan yaratarak havada süzülüp gidebilecek.
Manyetizma çağı fosil yakıtlara bağımlılığı azaltıp iklim krizine de çare olacak.
Sürtünmeden kurtulabilmek için motor gücüne, benzine, mazota ihtiyaç olmayacak.
Fosil yakıtların yarısından fazlasını tüketen otomobillerin petrole bağımlılığı azalacağından enerji savaşlarının sonu gelecek.

ODA DUVARLARI EKRAN OLACAK
Torunumun delikanlı olacağı 15-20 yıl sonra her şey yolunda giderse benim de bazı şeyleri onunla birlikte yaşama şansım var.
Örneğin 2030’lardan sonra bugünlerde kıtlığı çekilen çipler o kadar ucuz olacak ki evlerimizin duvarları boydan boya televizyon ekranı haline gelebilecek.
Ben İzmir’den, Bora İstanbul’dan ekran haline gelecek duvarlarımıza bakarak internet üzerinden görüntülü konuşabileceğiz.
Ya da bir el hareketiyle duvarlarımızın rengini değiştirebileceğiz.
Bir el hareketiyle deniz kıyısında veya ormanda ağaçların arasındaymışız gibi salonumuzda oturacağız.
Sabah yüzümüzü yıkarken banyodaki aynanın kenarındaki çipler vücudumuzun sağlık taramasını yapacak, tuvaletteki çipler idrarımızda anormal durum varsa internet bağlantısı üzerinden bizi uyarıp doktorumuzla görüşmemizi isteyecek.
Hastaneye gitmeye gerek kalmadan erken teşhisle olası hastalıkların önünü alacağız.
Etrafımızdaki eşyaları beyin gücüyle hareket ettirmeye başlayacağımız zamanları düşünmek bile istemiyorum.
Evet, 6 gün önce İstanbul’da rüzgarın hızının 130 kilometreye kadar çıktığı bir fırtınayla gelen Bora’yı güzel ve başka bir dünya bekliyor.
Olumsuz beklentileri yazmak gelmedi içimden.


GEÇTİĞİMİZ hafta İzmir’i, İstanbul’u fırtınalar uçururken ‘Bora’ dünyaya geldi.
Pespembe yanakları, minicik burnu, küçücük el ve ayakları ağladıkça kızarıyor, “Annemin karnında keyfim yerindeydi, neden beni aldınız?” der gibi dudaklarını büzüyordu.
İlk torunumuzu eşimle birlikte seyrederken onu nasıl bir dünyanın beklediğini hayal ettik.
Mesela 15-20 yaşında genç bir delikanlı olduğunda, 50’li, 80’li yaşlara geldiğinde nasıl bir dünyada olacak?
Sonra biraz araştırdım.
Okuduklarımın binde biri olsa onu çok başka bir dünya bekliyor.
Yaşam biçimini kökten değiştirecek geleceğin dünyasının olumlu yönleri çok.
Ama Bora’nın ilk on yılında henüz çözülemeyecek iklim krizi gezegeni tehdit etmeye devam edecek.
Olumlu yönlerden bakarsak, yapay zeka ve robotlar iş yaşamında köklü değişimler yapacak.
Herkese yetecek kadar çok üretim insanlar arasında gelir dağılımını düzeltecek.
80 yıl sonra 2100’de insanlar isterse çalışacak.
Robotlar, yapay zekaların yönetimindeki makineler, fabrikalar üretim yaparken insanlar para kaygısı duymadan kendilerini bilimsel çalışmalara verebilecek.
Kültür, sanat ve sporla uğraşacak.

150 YAŞINA KADAR YAŞANABİLİR
İnsan ömrü de uzayacak gelecek 100 yılda.
Bilim insanlarına göre 2050’ye kadar, yani Bora 30 yaşına geldiğinde, gen terapisi, kök hücreler ve insan beden mağazası gibi yöntemlerle yaşlanma sürecini yavaşlatmak mümkün olabilecek.
150 yaşına kadar bile yaşanabilecek.
2100 yılı, yani Bora 80’li yaşlarda iken hücre tamir mekanizmalarıyla yaşlanmayı tersine çevirmek bile mümkün olacak.
Böylece çok daha uzun sağlıklı yıllar geçirilebilecek.
Gelecekle ilgili beni en fazla heyecanlandıran beklentilerden biri arabaların, trenlerin uçarak gideceği ulaşımda, enerjide devrim yaratacak ‘manyetizma çağı’.
Bu çağın 2070 ile 2100 yılları arasında, yani Bora 50’li yaşlarda iken başlayabileceği düşünülüyor.

UÇAN OTOMOBİLLER, TRENLER
Manyetizma çağında yer çekiminden kurtulmak mümkün olacak.
Bunu sağlayacak süper iletkenler bugün ancak eksi 181 derecede üretilebildiğinden çok pahalı.
Oda sıcaklığında düşük maliyetle üretimin ise 50 yıla kadar başlayabileceği tahmin ediliyor.
Bu başarıldığında hem enerjide, hem sanayide yeni bir çağ başlayacak.
Arabanız bir mıknatıs ya da süper iletken ile manyetik alan yaratarak havada süzülüp gidebilecek.
Manyetizma çağı fosil yakıtlara bağımlılığı azaltıp iklim krizine de çare olacak.
Sürtünmeden kurtulabilmek için motor gücüne, benzine, mazota ihtiyaç olmayacak.
Fosil yakıtların yarısından fazlasını tüketen otomobillerin petrole bağımlılığı azalacağından enerji savaşlarının sonu gelecek.

ODA DUVARLARI EKRAN OLACAK
Torunumun delikanlı olacağı 15-20 yıl sonra her şey yolunda giderse benim de bazı şeyleri onunla birlikte yaşama şansım var.
Örneğin 2030’lardan sonra bugünlerde kıtlığı çekilen çipler o kadar ucuz olacak ki evlerimizin duvarları boydan boya televizyon ekranı haline gelebilecek.
Ben İzmir’den, Bora İstanbul’dan ekran haline gelecek duvarlarımıza bakarak internet üzerinden görüntülü konuşabileceğiz.
Ya da bir el hareketiyle duvarlarımızın rengini değiştirebileceğiz.
Bir el hareketiyle deniz kıyısında veya ormanda ağaçların arasındaymışız gibi salonumuzda oturacağız.
Sabah yüzümüzü yıkarken banyodaki aynanın kenarındaki çipler vücudumuzun sağlık taramasını yapacak, tuvaletteki çipler idrarımızda anormal durum varsa internet bağlantısı üzerinden bizi uyarıp doktorumuzla görüşmemizi isteyecek.
Hastaneye gitmeye gerek kalmadan erken teşhisle olası hastalıkların önünü alacağız.
Etrafımızdaki eşyaları beyin gücüyle hareket ettirmeye başlayacağımız zamanları düşünmek bile istemiyorum.
Evet, 6 gün önce İstanbul’da rüzgarın hızının 130 kilometreye kadar çıktığı bir fırtınayla gelen Bora’yı güzel ve başka bir dünya bekliyor.
Olumsuz beklentileri yazmak gelmedi içimden.

X