Vampirler ve çocuklar

İlkokul 5 yazıydı. Sabahın köründe komşumuz uyandırmıştı: "İhtilal oldu, kalkın!" O darbede milyonlarca insan yerinden yurdundan, özgürlüğünden oldu. Onlardan biri babamdı.

Haberin Devamı

Yıllarca sürgün bir öğretmen olarak bizlerden uzak kaldı. Ama "12 Eylül" deyince aklıma babamdan çok, komşumuz Cemil Abi gelir. Onu götürmüş ve bir daha geri getirmemişlerdi. Annesi Berfo Hala yıllarca kapısına kilit vurmadı evinin, belki Cemil geri gelir, diye... Gelmedi geri... Berfo Hala kasabaya gelen her yetkilinin karşısına dikilip, "Oğlum nerede?" diye yıllarca sordu. Berfo Hala o soruya yanıt bulamadan öldüğünde tüm ülke ona "Ana" diyordu. Çünkü 12 Eylül’ü destekleyenler dahi Berfo Ana’nın ağıdına ortak olmuştu. 

 

VAMPİR HİKAYELERİ

 

Cemil Abi’nin kaybolduğu, babamın sürüldüğü o sonbaharda birden ortalığı vampir hikayeleri sarmıştı: Bir canavar geliyor kasabaya. Çocukların kanlarıyla besleniyor... Ne kadar çok detay vardı bu vampire dair. Gazetelerde, televizyonlarda hep vampir haberleri. Vampir Kars’ta. Vampir Diyarbakır’da. Vampir Hopa’da. Sıra bizim kasabadaydı. Her an gelebilirdi. Oyun oynarken, evde yatarken... Yıllar sonra merak edip araştırdım. Bu söylenti gerçekten de bir "haber"e mi dayanıyordu yoksa? Yoksa çocukların uydurduğu bir söylence miydi? Belli ki ikincisi. Çocuklar olup biteni anlamak için kendi kafalarından bir metafor uydurmuştu. Ben bu hikayeyi yıllar sonra ODTÜ’de bir öğrenci dergisinde anlattığımda şaşkınlıkla öğrendim ki benim hikayem bana ait değilmiş. Türkiye’nin dört bir yanında çocuklar olup biteni nereden geleceği bilinmeyen bir kan emiciyle açıklamayı akıl etmiş.

 

Haberin Devamı

SENE OLMUŞ 2016!

 

 

Bu devirde seçilmiş iktidarı cebirle indirmeyi aklından geçiren vampirlerin olması gerçekten ürkütücü. Ama bir taraftan bu vampirlere lanet okurken diğer taraftan yazılan yeni hikayeyi gözden kaçırmayalım. Eğer bugün çocuklarımıza vampir hikayeleri anlatmak zorunda kalmadıysak bunun nedeni darbeye canları pahasına engel olan üniformalı ve üniformasız kahramanlardır. Ülke olarak o gün hayatını kaybeden demokrasi şehitlerine büyük bir borcumuz var.

 

BİR UMUT...

 

Haberin Devamı

Türkiye toplumu bir süredir her konuda kamplara ayrılmış durumda. Verileri başka yazılarımda uzun uzun anlattım. Bırakın ötekine güveni, farklı siyasal kimliğe sahip diye çocuklarını başka ailelerin çocuklarıyla oynamasına izin vermeyenlerin çoğunlukta olduğu bir coğrafya olduk, maalesef. Ama bu ayrışmışlık içinde dahi bu darbeye gösterilen direnç bana az da olsa bir umut veriyor. Çünkü bir kere daha öğrendik ki hepimiz aynı gemideyiz. Bu gerçeği kavrayan siyasilerin son bir hafta ortaya koyduğu tavrın devam etmesi tek umudum. Parti liderlerinin birbirlerine parmak sallamadan aynı masa etrafında, ülkenin ortak meselelerini tartışmasına her zamankinden daha çok ihtiyacımız var. Tüm toplumun bu gerilim ortamından kurtulmaya ihtiyacı var. Ayrışma ve kamplaşmayı önleyen bir dil kullandığımız ve ortak meselelerde bir masa etrafında toplandığımız ölçüde vampirleri çocuklarımızdan uzak tutmuş olacağız. 

Yazarın Tüm Yazıları