Paylaş
O tarihte ne bu diziyi çekenler ne de izleyici karşısına çıkaranlar 13 bin bölümü aşacağını hatta günümüze kadar uzanacağını tahmin ediyordu. Yanlış okumadınız. Zaman zaman Türkiye’de de çeşitli kanallarca yayınlanan Yalan Rüzgârı, CBS’te 13 bininci bölümünü çoktan aşmış durumda. 21 Ocak 2026’da 53’ncü sezonun 73’üncü bölümü ekranlardaydı. İnanılmaz ama gerçek! ABD’de 6 milyon kişi hâlâ hafta içi her gün ekran karşısına geçerek Yalan Rüzgârı’nı izlemeye devam ediyor.
BAŞROLDE TRUMP VAR
Peki dünyanın kalan kısmı ne yapıyor? Bizler bugünlerde bir başka Yalan Rüzgârı izliyoruz. Bizimkinin başrolünde ABD Başkanı Donald Trump var.
Önceki gün canlı yayında ABD Başkanı Donald Trump’ın Davos’taki konuşmasını dinlerken Yalan Rüzgârı geldi aklıma. Ne alakası var demeyin... Konuşmanın Çin ve rüzgâr santralleri bölümünü dinleyip de aklıma Yalan Rüzgârı gelmesine çok da şaşırmamak lazım. Neden mi?
Dünyanın geleceğindeki en büyük tehlikelerden biri olarak görülen ‘küresel ısınma’ya karşı bugüne kadar harcanan tüm emekleri bir çırpıda yok eden Trump, enerji üretimi konusunda yine gerçekleri çarpıttı.
Önce Trump’ın söylediklerini bir hatırlayalım:
“Rüzgâr gülleri her yeri mahvediyor. Biz nükleer enerji dünyasına yakınız. Avrupa’daki elektrik fiyatları absürd seviyelerde. Rüzgâr gülleri kaybettiriyor. Ben Çin’de bir tane bile rüzgâr türbini tarlası göremedim. Rüzgâr türbinleri var ama onlar kömür kullanıyorlar. Çinliler bunları kendileri kullanmıyor, aptal insanlara satıyorlar.”

ÇİN’DEN RÜZGÂRLI YANIT
Durum gerçekten böyle mi? Uzun zamandır enerji üretimlerini inceleyen, Çin’i yakından takip eden bir gazeteci olarak öyle olmadığını biliyorum ama resmi yalanlama Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo Jiakun’dan geldi.
Guo Jiakun, perşembe günü düzenlediği olağan basın toplantısında, “Çin’in iklim değişikliğiyle mücadele ve dünyada yenilenebilir enerjinin geliştirilmesi ve uygulanmasını teşvik etme çabaları herkesçe açıktır” dedi ve devam etti:
“Çin’in kurulu rüzgâr enerjisi kapasitesi 15 yıldır üst üste dünyada birinci sırada yer aldı. Sorumlu bir gelişmekte olan ülke olarak Çin, küresel yeşil ve düşük karbonlu dönüşümü teşvik etmeye devam etmek için tüm taraflarla çalışmaya isteklidir.”
Daha ne desin?
Dahası ben söyleyeyim... Çin Ulusal Enerji Kuruluşu’na göre 2025 yılı ilk çeyreğinde Çin’in rüzgâr enerjisinden ve güneş enerjisinden elektrik üretme kapasitesi, ağırlıklı olarak kömür temelli olan termik enerjiden elektrik üretme kapasitesini ilk kez geride bıraktı. 74.33 milyon KW ek kapasite yaratan yeni kurulmuş rüzgâr enerjisi ile güneş enerjisi tesisleri ile ülkenin kümülatif yenilenebilir enerji kapasitesi 1.482 milyar kilovata yükselerek 1.451 milyar KW olan termik enerjiden elektrik üretme kapasitesini aştı.

TÜMÜNÜ BIRAKAMAZ
Tabii ki rüzgâr ve güneş enerjisinden sürekli elektrik üretmek ya da üretilen elektriği depolamak bugünkü teknolojilere göre yetersiz kalıyor. Bu bakımdan Çin gibi devasa bir ülkenin nükleer ya da kömürden elektrik üretmeyi tamamen bırakmasını beklemek gerçekçi olmaz. Ancak Asya devinin hiç rüzgâr enerjisinden elektriği üretmediğini öne sürmek çok anlamsız.
Peki sizce Trump rüzgâr ve güneş enerjisini neden bu kadar kötülüyor? Hadi ABD’yi temiz enerji kaynaklarından hızla uzaklaştırmaya çalışıyor, ‘görüntü bozuluyor, kuşlar ölüyor’ gibi kendince bahaneler de üretiyor. Dünyanın kalan kısmının rüzgâr ya da güneşten elektrik üretmesine neden bu kadar karşı?
DÜNYA YOL AYRIMINDA
Trump’ın politikası aslında çok açık. Sermaye odaklı fosil yakıtlara yani kömür, doğalgaz ve petrolün tahtı sarsılmasın istiyor.
Nükleer enerji ile de destek sağlayarak ‘enerji bağımsızlığı’ ve ‘Amerikan enerji hakimiyeti’ gibi söylemlerle de oy potansiyeli olan çevreleri etkilemek istiyor.
Dünyanın kalanından beklentisi de geleneksel enerji modellerine dönülmesi.
Çünkü bu olmaz da diğer ülkeler ‘küresel ısınmaya’ karşı tek vücut halinde önlem almaya devam ederse, yaşanacak felaketlerin vebali ABD’nin üzerine kalacak.
Dünya bir kritik virajda. Ya Trump’ın yolundan gideceğiz ya da ısıyı 1.5 derece düşürmek için savaşmaya, gelecek nesillere yaşam alanı bırakmak için çalışamaya devan edeceğiz.
Paylaş