Sefer Levent

Sefer Levent

slevent@hurriyet.com.tr

Türkiye, Kerkük’le küresel lige çıkıyor

ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, önceki gün Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO), BP Energy Company of Kirkuk Limited’in (BPECKL) yüzde 15’ini devralmasına ilişkin sözleşmenin Ankara’daki imza törenine katıldı.

Haberin Devamı

Bakan Bayraktar dün de Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağa ile Ankara’da, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda bir araya geldi ve şu açıklamayı yaptı:

“2026’nın başından itibaren TPAO’yu büyütme, dünyadaki farklı coğrafyalarda daha etkin kılma adına uluslararası şirketlerle anlaşmalar imzalıyoruz. Bu anlaşmayla Türkiye, BP ile beraber Kerkük’teki sahalara ortak oldu. Bu, Türkiye Petrolleri’ni günde 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üretimi yapan bir şirket yapma yolundaki en önemli adımlarımızdan bir tanesi."

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ın duyurduğu TPAO-BP anlaşması, ilk bakışta bir hisse devri gibi görünse de Türkiye’nin bölgesel enerji stratejisinde çok daha derin bir kabuk değişimine işaret ediyor. TPAO’nun, BP’nin Kerkük’teki ana operasyonel şirketi olan BPECKL’den yüzde 15 hisse alması, Türkiye’nin enerji denklemindeki konumunu “boru hattı işleticisi” seviyesinden doğrudan “saha üreticisi” seviyesine taşıyor.

Haberin Devamı

Anlaşmanın detaylarını, ne verip ne alacağımızı vsıklanmadığı için bilmiyoruz. Ancak elimizdeki bilgiler ışığında tarihi öneme sahip bu hamleyi makroekonomik, jeopolitik ve stratejik boyutlarıyla ele almamızın önünde bir engel yok.

Türkiye, Kerkük’le küresel lige çıkıyor

KANITLANMIŞ REZERV GÜÇLENDİRECEK

BİR ulusal petrol şirketinin küresel ligde kabul görmesi için kritik eşik günlük 1 milyon varil üretim kapasitesi olarak kabul ediliyor. Yani Türkiye’nin ortaya koyduğu üretim hedefi stratejik açıdan çok önemli. Türkiye’nin mevcut yurt içi üretimi Gabar hamlesiyle belirgin bir ivme kazansa da, yalnızca yurtiçi rezervlerle bu eşiğe ulaşmak fiziksel olarak mümkün değil.

Kerkük, dünyanın en yaşlı ama halen en zengin havzalarından biri. Bu sahada pay sahibi olmak, TPAO’nun bilançosundaki “kanıtlanmış rezerv” miktarını doğrudan artırarak şirketin uluslararası kredi ve finansman bulma kabiliyetini güçlendirecek.

Supermajor veya petrol sektöründeki yaygın adıyla Big Oil, küresel ölçekte en yüksek üretim kapasitesine, piyasa değerine, rafine/dağıtım ağına ve devasa finansal güce sahip dünyanın en büyük halka açık, entegre uluslararası petrol ve gaz şirketlerini ifade ediyor.

Haberin Devamı

BP gibi bir supermajor ile ortak operasyon yürütmek, TPAO’ya derin deniz ve karmaşık kara sahalarında ihtiyaç duyduğu teknik altyapı ve veri transferini sağlayacak.

BORU HATTINDAN SAHAYA İNİYORUZ

TÜRKİYE uzun yıllardır Doğu-Batı enerji koridorunda bir geçiş ülkesi (transit hub) olma vizyonunu işledi. Ancak transit gelirleri ve vanayı tutma gücü, sahadaki üretim paydaşlığı kadar yüksek stratejik getiri sağlamıyor.

Kerkük petrolünün ana tahliye rotası Ceyhan. TPAO’nun Kerkük sahasında üretici konumuna geçmesi, durma noktasına gelen veya aksayan Ceyhan hattının işlerliğini ve hukuki zeminini sürdürülebilir kılmak için güçlü bir ticari gerekçe oluşturacak.

Haberin Devamı

Irak merkezi hükümeti ve bölgesel aktörlerle yürütülen diplomaside ticari bir paydaş olarak masada yer almak, Ankara’nın Bağdat ile son dönemde geliştirdiği “Kalkınma Yolu” ve ortak güvenlik vizyonunu tamamlayan bir ekonomik kilit taşı görevi görecek.

Türkiye, Kerkük’le küresel lige çıkıyor

DEVLET BİLANÇOSUNA KALKAN

Türkiye ekonomisinin kırılganlık noktalarının başında enerji ithalat faturası geliyor. Faturayı düşürmenin iki yolu var: Ya enerjiyi dışarıdan daha ucuza almak ya da dışarıda üretilen petrolün geliriyle ithalat maliyetini sübvanse etmek. TPAO’nun Kerkük’teki yüzde 15’lik payından elde edeceği varil başı gelir, şirketin yurtdışından elde ettiği döviz girdisini artıracak. Ayrıca TPAO’nun Kerkük başta olmak üzere yurtdışı üretimlerinden elde edeceği yüksek kar, devlet bilançosu açısından doğal bir finansal korunma mekanizması yaratacak.

Haberin Devamı

VATANDAŞA NE GETİRECEK?

Yıllardır enerji güvenliğini boru hatlarıyla sağlamaya çalışan Türkiye, artık rezervin de sahibi olmak istiyor. Eğer bu strateji farklı coğrafyalarda da devam ederse, önümüzdeki 10 yıl Türkiye enerji politikasında ‘geçiş ülkesi’ kavramının yerini ‘küresel oyuncu’ tanımına bıraktığı dönem olarak hatırlanabilir.

Elbette bu yatırım, yarın akaryakıt fiyatlarını düşürmeyecek. Ancak Türkiye’nin yurtdışından elde edeceği petrol gelirlerinin artması, enerji ithalatı kaynaklı döviz ihtiyacını azaltarak uzun vadede cari açık, kur istikrarı ve enflasyon üzerinde olumlu bir tampon oluşturabilir.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları