Paylaş
TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, dün sosyal medya platformu X’ten bir açıklama yaptı. TOBB, iş dünyasının nabzını neredeyse anlık tutan bir yapıya sahip. Hisarcıklıoğlu’nun dünkü gönderisi ekonomideki olası risklere dikkat çekiyordu ve çok önemliydi. Madde madde aynen aktarıyorum:
- Firmalarımız Türkiye’nin milli servetidir. Ülkemizin üretim, yatırım, istihdam ve ihracat kapasitesini korumalıyız.
- Müteakip defalar dile getirdim. Emek yoğun sektörler zor durumda.
- Tekstil/hazır giyim, deri/ayakkabı ve mobilya başta olmak üzere emek yoğun sektörlere ek destekler verilmeli.
- Pandemi döneminde olduğu gibi kolaylaştırılmış kısa çalışma ödeneği yeniden devreye alınmalı.
- Ekonomimizin daha güçlü ve sürdürülebilir bir zeminde büyümesi için KOBİ’ler öncelikli olmak üzere reel sektörün finansmana erişimi kolaylaştırılmalı.
- Ticari kredilere ve ticari kredi kartlarına yönelik kısıtlamalar kaldırılmalıdır.

İHRACAT PAZARLARINI KAYBETME RİSKİ VAR
Hisarcıklıoğlu’nun gönderisini okuyunca kendisine ulaştım. Yukarıdaki taleplerin gerçekleşmesi halinde gerçekten iş dünyasının sıkıntılarının sona erip ermeyeceğini sordum. Hisarcıklıoğlu, özellikle kısa çalışma ödeneği taleplerini çok uzun zamandır dile getirdiklerini söyledi ve devam etti:
“Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden istihdam açısından çok önemli olan başta tekstil, hazır giyim, deri, ayakkabı ve mobilya olmak üzere, emek yoğun sektörlere ek destekler verilmeli. Çok büyük emeklerle ulaştığımız ihracat pazarlarını kaybetme tehlikesi yaşıyoruz. Girdi maliyetlerimizden dolayı rekabet gücümüzü kaybediyoruz.”
Kısa çalışma ödeneğinin neden kritik önemde olduğunu ise şu sözlerle açıkladı:
“Pandemi döneminde olduğu gibi, kolaylaştırılmış kısa çalışma ödeneği devreye alınıp, aktif şekilde kullanılmalı. Böylece hem üretimi, hem istihdamı korumuş olacağız. Hem de ihracat pazarlarımızı kaybetmeyeceğiz. Türkiye’nin üretim ve istihdam kapasitesinin zarar görmemesi, sektörlerin rekabet gücünü koruması çok önemli.”
EN BÜYÜK SORUN FİNANSMANA ERİŞİM
Pandemi sonrasında dünyada ekonomik düzen çok değişti. Taleplerdeki patlama, ticaretteki lojistik sıkıntılar birçok sektörde ilginç dalgalanmalara neden oldu. Hükümetlerin destek için verdiği kaynakların da etkisiyle patlayan talepler enflasyonları zıplattı. Şimdi Almanya, ABD başta olmak üzere dev ekonomiler hayat pahalılığının etkisini hala tartışıyor, önlem almaya çalışıyor. Yüksek enflasyondan nasibini alan bir başka büyük ekonomi ise Türkiye oldu. Son dönemde uygulanan sıkı para politikası ve program talebi kısıp fiyatları dengelemek üzerine kurulu. Özellikle kredi musluklarının iyice kısılması bazı sektörleri artık iyice etkiler oldu. Rifat Hisarcıklıoğlu bu sorunu ve çözüm önerisini şu sözlerle dile getirdi:
“Üyelerimizden en çok gelen şikâyet; finansmana erişim. Bu sıkıntının bir nebze hafifletilmesi için, KOBİ’ler, kredi limit sınırlandırması dışında tutulsun istiyoruz. Ayrıca ticari kredi kartlarına da esneklik getirilmeli. İstikrar politikalarından taviz verilmeden, kredi maliyetlerini azaltıcı ve krediye erişimi kolaylaştırıcı adımlar atılmalı.”
Özetle, Hisarcıklıoğlu enflasyon başta olmak üzere ekonomideki dengeleri, verileri bozacak herhangi bir talepte bulunmuyor. Tam tersi uygulanan istikrar politikalarının sürmesini istiyor. Ancak bazı sektörlere istisna uygulanmasını özellikle üretim gücümüzün sürmesi için kritik bir viraja girdiğimize dikkat çekiyor.
Zor durumdaki sektörler, firmalar iyice incelenip uygulanan programı sekteye uğratmadan finansmana erişim konusunda bazı ayrıcalıklar tanınabilir mi? Kredi limitlerine yeni tanımlar getirilebilir mi? Ticari kredi kartlarındaki kısıtlamalar yeniden ele alınabilir mi? Kredi maliyetleri azaltılıp krediye erişim kolaylaşır mı?
Elinde her türlü veri bulunan ekonomi yönetiminin genel fotoğrafı hepimizden iyi gördüğüne ve yaşanan sıkıntıların farkında olduğuna eminim. Umarım hem ekonomide istikrar sağlanır hem de firmaların kapanmasına engel olacak, istihdamı ve rekabet gücümüzü koruyacak adımlar atılabilir.
Paylaş