'Dedikodu doları' böyle zarar ettirdi!

Antalya’da yaşayan Ayşegül T.  18 Aralık Cumartesi akşamı eşi Faruk T. ile sıkı sıkıya bir tartışmaya tutuştu.

Haberin Devamı

Ayşegül Hanım ısrarla bütün arkadaşlarının son günlerdeki kur yükselişini nasıl değerlendirdiğini anlatıyordu. Birçoğu bırakın elindeki TL’yi acil banka kredisi kullanmış oradan gelen parayı da dövize yatırmıştı. Kimi dolar 11 TL iken almıştı, kimi 13 kimi 14-15 TL iken... Hepsi kardaydı. Fatma şu kadar Gülgün bu kadar, anlattı, durdu Ayşegül Hanım. Bir bankaya 25 bin TL’lik kredi için başvurmuş, kredisi onaylanmıştı. Pazartesi ilk iş bu krediyi kullanıp dolar alacağını söyledi Faruk Bey’e. Faruk T. önce eşine direndi. Riskli olacağını kurların çok kısa sürede çok yükseldiğini anlattı ama nafile. Ayşegül T.’nin ısrarı karşısında pes etti.

20 Aralık Pazartesi günü 25 bin TL hesaplarındaydı. 3 aylık yüzde 1.95 faizle kredi kullanmışlardı. 3 ay sonunda bankaya 26 bin 300 TL ödeyeceklerdi.  25 bin lira ile de 17.86 TL’den toplam 1400 dolar aldılar. Dolar bir ara 18 TL’nin üzerine çıkmıştı. Ayşegül Hanım eşine döndü, “Gördün mü, şimdiden kazandık” dedi.

Haberin Devamı

TL’YE DESTEK PAKETİ

Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Akşam saatlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı TL’ye destek programı ve kur korumalı mevduat hesabı döviz fiyatlarında ani bir düşüşe neden oldu. Dolar 10-11 TL’ye, euro ise 11-12 TL’ye geri döndü.

Destek kararları her boyutuyla çok tartışıldı, tartışılacak. Ben işin bu boyutunu bırakıp Ayşegül Hanım’a geri dönmek istiyorum.

Ayşegül Hanım 25 bin liraya 1400 dolar almıştı. Şu anda 1400 dolar 10.99’TL’lik kur nedeniyle 15 bin 386 TL ediyor. Yani nereden baksanız Ayşegül Hanım kurdan 9 bin 614 TL zarara uğramış durumda. Üstüne bir de aldığı kredi için 3 ay sonunda ödeyeceği bin 300 TL’lik faizi eklersek, etti mi zarar 10 bin 914 TL? Kabaca 25 bin lira indi 14 bin liraya...Kayıp yüzde 44.

3 ay sonunda kur ne olur, yükselirse zarar telafi olur mu, Aşegül Hanım tekrar kara geçer mi, tabii ki bilemeyiz. 8 liradan dolar alanların son düşüşe rağmen yüzde 40 karda olduğu da bir gerçek.

Ama, tüm bunları kısır döviz tartışmalarına bir de ben dalayım diye yazmadım. Tüm derdim FİNANSAL OKURYAZARLIK!

Haberin Devamı

Bakın kur 18 TL’ye yaklaştığında iyi teknik analizciler ısrarla 12 TL ile 18 TL arasında dolar kurunun çok hacimsiz yükseldiğini, ani bir düşüşte hızla 12 TL’ye çekilebileceğini söyledi, durdu.

Küçük yatırımcı, tasarruf sahibi adına ne derseniz deyin... Ne zaman işin içine sürü psikolojisi ile dahil olsa hep zarar ediyor. Ne olur artık anlayın. Profesyonel kuruluşlara danışın.

Sosyal medyada ahkam kesen bazı sözde uzmanlara, TV dedikoducularına kanmayın. Zararınızı onlar karşılamayacak!

Not:
Antalya’da bizzat dinlediğim olay gerçektir. İsimleri değiştirerek kullandım.

FİNANSAL OKURYAZARLIK NEDİR?

FİNANSAL okuryazarlık, bireylerin farklı finansal durumları ve ekonomik değişkenleri hesaba katarak doğru planlamalar yapabilecek donanıma ve beceriye sahip olmalarını tanımlayan kavramdır. Bireysel finans yönetiminin doğru ve planlı şekilde yapılabilmesine olanak tanır. Finansal okuryazarlığın temel unsurları; finansal çerçevede değerlendirilen bilgiler, tutumlar ve davranışlardır. Finansal okuryazarlığın gerektirdiği donanıma sahip olan kişiler, günlük yaşamda kullanılan finansal enstrümanların arasında, sahip oldukları bilgi ve tecrübeler doğrultusunda seçim yapabilir ve geleceğe dair farkındalığını geliştirebilir. İlk bakışta korkutucu ve karmaşık görünen bilgilerden de başlamak zorunda değilsiniz. Bazı temel kavramları ve finansal enstrümanları daha yakından tanıyarak başlayabilir, finansal okuryazarlık hakkındaki eğitimlere internet üzerinden bile katılarak kendinizi geliştirebilir, adım adım ilerleyebilirsiniz.

Haberin Devamı

BU LİSEDEN MEZUN OLANLAR KAPIŞILIR

HÜRRİYET’teki mesai arkadaşlarımın ısrarına karşın sıradan bir okulu ziyaret edeceğim sanmıştım. Yanılmışım. Antalya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Teknik Koleji benim geleceğe daha umutla bakmama neden oldu. OSB Başkanı Ali Bahar üşenmedi bütün derslikleri, atölyeleri karış karış gezdirdi. Hepsi son model sanayi aletleriyle donanmış okulu gezince çok duygulandım. Kısır tartışmaların içinde kaybolup gidiyor ama Türkiye’nin en büyük sorunu kalifiye insan gücü. Hep söylüyorum. Şimdiden seferberlik ilan edip düğmeye bassak 10-12 yıldan önce gerçek sonuç alamayacağız. Türkiye’nin sanayisinde çalışacak, fabrikalarında görev alacak usta isimlere şiddetle ihtiyaç var. Üretim de ihracat da kalkınma da onların sayesinde olacak. Antalya OSB’de 4 yıl önce devletten alınan okul sanayicilerin 22 milyon liraya bulan yatırımı sonunda devletin de desteği ile baştan aşağı yenilenmiş. Eylül ayında açılan okulda 282 öğrenci var. 4. yılın başında öğrenci sayısı 1128’e çıkacak. Öğrencilerin tamamı yüzde 100 burslu okuyor. Ve adım gibi eminim. Robert Koleji, Galatasaray Lisesi mezunları nasıl kapışılıyorsa bu okuldan mezun olan öğrenciler de kapışılacak. Her biri işinin ehli, ustası olacak. Sanayimize yön verecekler... Umarım bu ve benzeri meslek liseleri örnek model olur, sayıları hızla artar.


Dedikodu doları böyle zarar ettirdi

Haberin Devamı

Antalya OSB Teknik Koleji’ni OSB Başkanı Ali Bahar evsahipliğinde, Ege Bölge Temsilcimiz Deniz Sipahi ve Adana Bölge Temsilcimiz Erdal Fernergiz ile birlikte gezdik.

Dedikodu doları böyle zarar ettirdi


Milli Eğitim’e katkılarından dolayı, bravo... Başta Ali Bahar olmak üzere Antalya OSB yönetiminin de eline, gönlüne sağlık! Hepsine kocaman bir teşekkür!

Yazarın Tüm Yazıları