"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

Koronavirüs ile mücadelede ilk üç haftanın dökümü

Türkiye, koronavirüs ile mücadelesinde kritik ilk üç haftayı geride bırakmış bulunuyor.

Bu üç hafta içinde saptanan vaka ve insan kaybı rakamları koronavirüs karşısında verilen sınavın başlangıç döneminde ana hatlarıyla nasıl bir seyir izlediğini görebilmek, aynı zamanda önümüzdeki günlere dönük bir öngörüde bulunabilmek açısından bize bir çerçeve sunuyor.

Bu çerçeveye bakarken, koronavirüs vakalarının kayda girdiği mart ayının son üç haftasını kesitler halinde irdeleyeceğiz. Bunu bizzat Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kamuoyuyla günlük paylaştığı veriler üzerinden yapacağız. İlk vakanın açıklanmasına denk düşen 9-15 Mart kesiti birinci, 16-22 Mart tarihleri ikinci ve 23-29 Mart tarihleri de üçüncü haftayı gösterecek.

16-22 MART HAFTASI: İLK VAKA VE İLK ÖLÜM

İlk hafta Sağlık Bakanı Koca’nın “Türkiye’de şu ana kadar tespit edilmiş koronavirüs vakası yoktur” açıklamasını yaptığı 9 Mart Pazartesi günü başlıyor. Koca, bu açıklamasında 2 bin şüpheli vakadan numune alındığını, hepsinin temiz çıktığınıbelirtti. Bakanın ilk vakanın tespit edildiğini duyurması ise iki gün sonraya, 11 Mart Çarşamba gününe rastladı. Türkiye, bu haftayı koronavirüs bağlantılı herhangi bir ölüm duyurusu olmaksızın yalnızca saptanmış 18 tanı toplamı ile kapattı.

Bu hafta içinde bir ölüm duyurusu yapılmamasına karşılık, eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aytaç Yalman’ın kaybı, koronavirüs kaynaklı ölümler meydana gelmiş olmakla birlikte bu kayıpların farklı ölüm nedenleri altında raporlanabileceğine işaret ediyor. Yalman 15 Mart tarihinde vefat ettiğinde ölüm raporuna ‘koronavirüs’ tespiti konmamıştır. Ancak şüphe üzerine tedaviye alınan eşinin koronavirüs testi pozitif çıkınca, Yalman’ın da koronavirüsten öldüğüne kanaat getirilmiştir. Yalman’ın ölümü bu nedenle Sağlık Bakanlığı dökümünde 16 Mart’ta başlayan bir sonraki haftanın kayıp toplamı içinde görünüyor.

Bu dönemde henüz yeteri kadar test yapılmadığı için Yalman’ın durumuna benzer olan, yani koronavirüsten ölmekle birlikte ölüm raporunda farklı teşhis yazılan birçok hasta olduğunu düşünmek için neden vardır.

16-22 MART: VAKA VE ÖLÜMLER ÇOĞALIYOR

Türkiye’nin koronavirüs ile sınavında ilk önemli kırılma 16-22 Mart tarihleri arasındaki ikinci haftada meydana gelmiştir. İlk resmi ölüm vakası da Sağlık Bakanı Koca tarafından 17 Mart Salı günü duyuruldu. Hafta 22 Mart’ta kapandığında ölü toplamı 30’a çıkmıştı.

Bu hafta tanı sayısında oransal olarak bir patlama yaşanmıştır. 16 Mart Pazartesi akşamı itibarıyla 47 olan toplam vaka sayısı haftanın sona erdiği 22 Mart akşamı 1.236’ya yükselmişti. Bir hafta içinde yaklaşık 26 katına çıkan bir artış söz konusudur.

Bu haftanın dikkat çeken yönü, tespit edilen vaka sayısında bazı günler genellikle iki katına ya da bu eşiğe yaklaşan artışlar görülmesidir. Bu arada, başlangıçta bir süre kontrolü Ankara’da tek bir merkezden yapılan testlerin sonuçlarının belli bir gecikmeyle alındığı anlaşılıyor. Örneğin, Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Sondan Durukanoğlu Feyiz’in açıklamasına göre, 13 Mart’ta İstanbul’da test yaptırmış, testin pozitif çıktığı kendisine 18 Mart’ta bildirilmiştir.

Bu hafta testlerin yeteri kadar yaygınlaşmadığı bir dönemdir. Bununla birlikte, ölümlerin duyurulmasıyla birlikte günlük testlerin sayısı bu hafta içinde açıklanmaya başlanmıştır. Sağlık Bakanı Koca, 22 Mart akşamı o güne dek Türkiye’de yapılan koronavirüs testlerinin toplamının 20 bin 345’e ulaştığını bildirmiştir.

22 Mart’a kadar tespit edilen 1.236 vaka içinde 30 ölüm olduğuna göre, vaka bazlı ölüm oranı başlangıçtan bu tarihe kadar yüzde 2.4’tür.

23-29 MART: YUKARI DOĞRU TIRMANIŞ ÇİZGİSİ

 23 Mart’ta başlayan geçen haftanın önemli bir yönelişi, günlük vaka tespit ve kayıp rakamlarının ciddi bir tırmanış eğrisi çizmeye başlamasıdır. 23 Mart Pazartesi günü 37 olan kayıp toplamı önceki akşam (pazar) itibarıyla 131’e ulaşmıştı. Hafta başıyla kıyaslandığında yaklaşık 3.5 kat bir artıştan söz edebiliriz. Kayıplar hafta içinde genellikle günlük 15-17 aralığında seyretmiştir.

Vaka sayısı da haftaya 1.529 ile başlamış ve hafta sonunda 9 bin 217’ye yükselmiştir. Bu durumda vaka sayısı bir hafta içinde yaklaşık 6 kat artmıştır. Vaka bazında artış pazartesi-perşembe aralığında dört günde 2.5 katına çıkmıştır.

Bu dönemde test sayısında da anlamlı bir artışın belirdiği vurgulanmalıdır. Başlangıçtan 22 Mart’a kadar olan dönemde Koca’nın açıklamasına göre toplam 20 bin 345 test yapılırken, yalnızca geçen hafta test sayısında bunun iki katına (45 bin 101) çıkılmıştır. Geçen hafta pazartesi günü 3 bin 672 olan günlük test sayısı perşembe günü 7 bin 286’ya ve pazar günü de 9 bin 982’ye yükselmiştir.

TEST YAYGINLAŞINCA TANI SAYISI DA ARTIYOR

Altı çizilmesi gereken bir durum, test sayısındaki artışla birlikte tespit edilen vaka sayısının da buna paralel bir şekilde artmış olmasıdır. Geçen hafta toplam 45 bin 101 test yapılmıştır. Bu süre zarfında konan yeni tanı sayısı ise 7 bin 981’dir. Bir başka anlatımla, testlerin yüzde 17.69’u pozitif çıkmıştır. Hafta içinde en yüksek tanı 27 Mart Cuma günü konmuştur. Yapılan 7 bin 533 testin 2 bin 69’u (yüzde 27.46) pozitif çıkmıştır.

Günlük dökümler 16-22 Mart haftasında her gün için verilmediğinden bir hafta öncesinin tam ortalamasını hesaplayamıyoruz. Ancak rakamların açıklandığı bazı günler için test/tanı oranı 8.5/9.5 aralığında seyrediyor.

Yine geçen haftanın rakamlarına bakıldığında şu tespiti de kayda geçirmeliyiz. Önceki akşam itibarıyla toplam 9 bin 217 koronavirüs tanısı konduğu ve kayıp sayısı da aynı süre zarfında 131 olduğuna göre, Türkiye’nin koronavirüsle sınavında toplam vaka içinde ölüm oranı yüzde 1.42’dir.

Bu yönelişlere baktığımızda, vaka sayılarındaki yukarı doğru çıkış eğrisinin geometrik bir şekilde artarak bir süre daha devam edeceğini söylemek mümkündür. Şu an koronavirüsün tırmanma dönemini yaşıyoruz. Önümüzdeki günlerin en önemli sorusu, bu artış eğrisinin ne kadar bir zamanda baskılanarak, Çin Halk Cumhuriyeti, Güney Kore gibi ülkelerin yaptığı şekilde düz bir çizgiye doğru çekileceğidir. Alınan önlemlerle bu gerilemenin yakın bir zamanda meydana geleceğini ümit edelim.

X