Paylaş

Ancak kitap Ada’nın kurtulmasıyla bitmiyor, 20 yıl sonra yaşanan intikam hikâyesi olarak devam ediyor.
Filiz Çiçek bu kitabı, çocukluk arkadaşı Bilal’e ve onun gibi kaybolan, kaçırılan binlerce çocuğa ithaf etmiş.
Bilal ailesinden koparıldığında yazar 7-8 yaşlarındaymış ve sonraki yıllarda çocuk zihninde bu olayı farklı şekillerde canlandırmış.
Ona ne olduğuyla ilgili kafasında birçok hikâye üretmiş ve hepsinin sonunda onu kurtarıp evine getirmiş ama gerçekte Bilal geri dönmemiş.
Kitabı bir film senaryosu gibi okudum. Umarım bu nitelikli roman iyi bir yönetmen tarafından filme çekilir.
Mundi Çocuk’ta mayıs ayı kitapları
*Ayşegül Kocabıçak’ın 4 yaş ve üzeri çocuklar için kaleme aldığı “Babamın Yeni Huyları”, rollerin tatlı bir mizahla tersyüz edildiği, çocukların ebeveynlerine rehberlik ettiği hikâyesiyle, hataların sevgiyle nasıl düzeltilebileceğini anlatıyor.
* Aslı Tohumcu ve Suzan Demir’in yazdığı “Hikâye Fabrikası”, hikâyelere ve yazmaya meraklı ama nereden başlayacağını bilemeyen genç okurlar için bir rehber niteliğinde.
Kitap, “Bir hikâye nelerden oluşur”, “Karakter nasıl inşa edilir”, “Anlatıcı ne demek?”, “Zaman ve mekânın hikâyelerdeki önemi nedir” gibi soruları, sevilen kitaplardan örnekler vererek yanıtlıyor.
Nitelikli edebiyat her çocuğun hakkı!

Tülin Kozikoğlu’nun yazıp Seda Mit’in resimlediği, uluslararası The White Ravens kataloğuna seçilen “Yedi Yaşıma Girmeden Önce Bilmem Gerekenler”, Türk İşaret Dili’yle anlatıldı.
Öykünün ana kahramanının işitme engelli olmasından yola çıkılarak başlatılan proje kapsamında, kitabın son sayfasına yerleştirilen karekodu okutan herkes, işaret dili eğitmeni Belgüzâr Aksoy Gürer’in desteğiyle hazırlanan ve kitabın özgün çizimlerinin de yer aldığı videoya erişebilecek.
SEV Amerikan Koleji öğrencileri projeye gönüllü olarak destek verdi.
Bir Köyün Hikâyesi

Geçenlerde Mahmut Özdemir’le buluştuk. Kendisi “Bir Göç ve Dayanışma Hikâyesi: Narmikan” kitabının proje sorumlusu. Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı 4 bin 867 nüfuslu Narmikan Köyü’nün geçmişini anlatan bu kitabı akademisyenler, gazeteciler ya da yazarlar değil; köylüler yazmış.
14 ay boyunca, 16 kişilik bir ekiple, sadece hafızaya tutunarak kitabı hazırlamışlar.
Bu kitap, Türkiye’de göçü, yoksulluğu ve kadınların görünmeyen hayatlarını “içeriden” anlatan nadir çalışmalardan biri.
Kitabı edinmek isteyen okurlar, Mahmut Bey’den mail yoluyla isteyebilirler.
mahmut.ozdemir5656@gmail.com
Çok sevindim!

40 yıl boyunca İstanbul Film Festivali’nin ekibinde yer alan Nuray Muştu’ya ‘sinema emek ödülü’ verildi. Bu ödüle en az Nuray Muştu kadar sevindim.
Muştu’ya ödülü festival direktörü Kerem Ayan ve daha önce festival direktörlüğünü üstlenmiş olan Hülya Uçansu ile Azize Tan tarafından takdim edildi.
Türkiye’de sinema dünyasına gönül vermiş sahici bir emekçiye bu ödülün verilmesi önemli. Emek ne de olsa “aşk”la yapılan her şeydir.
Nuray Muştu da işini hâlâ tutkuyla, aşkla yapanlardan...
Çağan Irmak’tan yeni roman

Çağan Irmak’ın destansı bir efsaneyi bilimkurgu tınılarıyla harmanlayan yeni romanı “Artuçkule’nin Tepegöz’ü”, Everest Yayınları etiketiyle yayımlandı.
Fantastik-distopik eser; zalim bir imparatorluğun gölgesinde, tek gözlü garabet bir çocuğun karanlık yükselişini ve hakikati ölümsüz-leştirmeye çalışan yalnız bir hekimin çırpınışlarını anlatıyor. Çağan Irmak romanlarını sevenlere duyurulur!
Klasik mekan

İstanbul›un klasikleşmiş mekânlarındandır Pandeli. Özel tarifleriyle, sunumuyla favori restoranımdır.
Geçenlerde Pandeli’ye, burayı en az benim kadar seven Ayca Sarc’la birlikte gittik.
Pandeli ilk köfte ve piyaz ile başlamış.
Bu ikili hâlâ devam etmekte. Kâğıtta levrek de Pandeli’nin en çok sevilen, tercih edilen yemeklerinin başında geliyor.
Vişneli tirit, patlıcanlı döner dilimli börek Pandeli’yle özdeşleşmiş, unutulmaz yemekler.
Anders Danielsen Lie, Pandeli’de

Norveçli aktör Anders Danielsen Lie, caz efsanesini merkezine alan “Everybody Digs Bill Evans” filmiyle, İstanbul Film Festivali kapsamında Türkiye’ye geldi.
Anders Danielsen Lie de Pandeli’ye yemeğe gitmiş, tattığı tüm lezzetleri çok beğenmiş.
Özay Çınar da ünlü sanatçıyla bir fotoğraf çektirmiş.
Hayata tanıklık eden kareler önemlidir.
Kim Ne Okuyor?
* Ayşe Erbulak, Doğu Yücel’in “Trol” adlı eserini okuyor.
* Kerim Sarc, Mansur Forutan’ın “Riff” adlı eserini okuyor.
* Göknur Gözen, Norveçli yazar Karl Ove Knausgaard’ın “Kavgam” adlı eserini okuyor.
* Serkan Değirmenci, Adam Fawer’ın “Olasılıksız” adlı romanını okuyor.
Paylaş