Paylaş
“Yahya Kemal kitapları yayına nasıl hazırlandı?”
İşte cevabı: “Yahya Kemal, modern Türkçe şiirinin kurucu isimlerinden olmasına rağmen sağlığında hiçbir kitabını yayımlamamış bir şairdir. Yahya Kemal - Bütün Şiirleri bu nedenle, onun tüm şiirlerini ilk kez bir araya getiren kapsamlı bir çalışma olarak hazırlandı. Kitap, yalnızca şiirleri değil, bu şiirlerin oluşumuna dair belgeleri, anekdotları ve görsel malzemeleri de içeren titiz bir araştırmanın ürünüdür. Hazırlık sürecinde şiirlerin ilk yayımlandığı gazete ve dergiler tarandı; el yazması eskizler, fotoğraflar ve görseller özenle seçildi. İstanbul Fetih Cemiyeti ile VakıfBank Kültür Yayınları’nın ortak yayını olarak tasarlanan kitapta, şiirlerin sağ sayfada tek başına yer aldığı; sol sayfalarda ise görseller ve açıklayıcı bilgilerle desteklenen, göz yormayan bir düzen benimsendi.

Ayrıca eklenen karekodlar sayesinde bazı şiirler Yahya Kemal’in kendi sesinden dinlenebiliyor.”
Boğaziçi Film Festivali’nde sevdiklerim
◊ Yönetmen-liğini Georgi M. Unkovski’nin üstlendiği, Kuzey Makedonya’nın küçük bir Yörük köyünde geçen “DJ Ahmet” filmini çok sevdim. Çünkü Makedonya’daki Yörüklerin hayatını anlatan bir film. İçinde Yörük bir Türk gencinin “sürrealist” hikâyesi var. Filmdeki dans sahneleri de şahaneydi.
◊ Chie Hayakawa’nın yönettiği “Renoir” ilginçti çünkü 11 yaşındaki bir kız, babasının ölümcül kanseriyle ve annesinin stresiyle baş etmeye çalışıyor. Duvarda asılı bir tablo bu filme “Renoir” adını vermek için yeterli mi? Bu tartışılır! Dünyada en çok istismar edilen üç şeyi bu filmle birlikte tekrar hatırladık: Ölüm, sevgi, çocuk.

◊ Hasan Hadi’nin ilk yönetmenlik denemesi olan “Başkan’ın Pastası”nı beğendim çünkü Saddam dönemi Irak’ını ele alıyor. Dokuz yaşındaki Lamia, Başkan’ın doğum günü pastasını pişirmek zorundadır. Pasta yapılacak ama un ve şekeri bulmak hiç o kadar kolay değil! Lamia’nın yaşam mücadelesini film boyunca hissediyoruz. Irak’ta geçen bu filmde sahici bir duygu var. Iraklıların 90’larda içine sürüklendikleri ekonomik sefaleti unutmak mümkün mü?
Aralık ayında Can Yayınları
◊ Cem Akaş’ın yeni romanı “Sözcüklerin Anlamı”, aralık ayında Can Yayınları etiketiyle okurla buluşuyor. Roman, modern dünyanın sonunda hâlâ aşka tutunan, aşkla tutunmaya çalışan ama bir yandan da büyük bir dönüşümün/değişimin içinde olan iki karakterin, Demir ve Duru’nun hikâyesi etrafında gelişiyor.
◊ Annie Ernaux’nun 1982-2007 yılları arasında tuttuğu notlardan oluşan “Karanlık Atölye”, yazının ve yazma eyleminin görünmeyen, gizli kalan arka planına dair bir yazı defteri, bir yaratım güncesi; bir nevi yazarın zihninin iç sesi. Kitap, Ernaux’nun eserlerini yazarken yaşadığı içsel çatışmalar ve neyi neden yazdığı gibi temalarla şekilleniyor.
◊ Vincent Message tarafından yazılan “Cora’nın Sarmalı” da aralık ayında Can Yayınları etiketiyle raflarda yerini alacak kitaplardan. Okuru Paris metrosunun koridorlarıyla La Défense’in uğultulu ofisleri arasında gezintiye çıkaran roman, özgün ve akıcı bir dille çağımız kadınlarından birinin sarsıcı portresini çiziyor.
En güzel şey nedir acaba?

Uluslararası tanınmış sanatçı Huban Korman’ın yeni çocuk kitabı “En Güzel Şey” Redhouse Kidz tarafından yayımlandı. Geçtiğimiz yıl yine Redhouse Kidz tarafından yayımlanan “Bu Nasıl Timsah?” adlı resimli öyküsü Bologna BREW Amazing Bookshelf seçkisine değer görülen Korman, yeni kitabıyla ‘güzellik’ kavramı üzerinden bir felsefi yolculuğa çıkarıyor. Küçük bir kızın seçtiği kıyafetin yetişkinlerce “uygun bulunmamasıyla” başlayan öykü, şu sorunun peşine düşüyor: “Neyin güzel olduğuna kim karar verir?”
KİM NE OKUYOR?
◊ Zeynep Özbatur, Songül Öden’in “eşrefimahlukat” adlı eserini okuyor.
◊ Reşat Çalışlar, Samiha Ayverdi’nin “İstanbul Geceleri” adlı eserini okuyor.
◊ Melih Yıldız, İlyas Tunç’un “Ne Çok Gelecek, Ne Az Zaman” adlı eserini okuyor.
◊ Doğukan Şahin, Johann Wolfgang von Goethe’nin “Gürgen Kral – Bestecilere İlham Veren Şiirlerinden Seçmeler” adlı eserini okuyor.
◊ Hülya Küpçüoğlu, Camille Aubray’ın “Picasso ve Aşçısı” adlı kitabını okuyor.
Paylaş