Paylaş
1 Mayıs 2001’de Moritz de Hadeln’den bayrağı devralarak Berlin Uluslararası Film Festivali’nin (Berlinale) dördüncü direktörü olan ve 2019 yılına kadar bu görevini sürdüren Kosslick ile Berlin’de gösterilen filmleri konuştuk ve sinemanın, doğası gereği politik bir araç olduğunu savunduk.

Sait Faik Abasıyanık seçkisi
VakıfBank Kültür Yayınları (VBKY), Türk hikâyeciliğinin en önemli isimlerinden Sait Faik Abasıyanık’ın edebiyat dünyasındaki yerini farklı yönleriyle ele alan üç ayrı kitabı okurlarla buluşturdu.
Bu seri, yazarın öykücülüğünü, anlatım dilini ve dünyaya bakışını daha yakından tanımak isteyen okurlar için kapsamlı bir okuma imkânı sunuyor.

Ada temalı öykülerden oluşan “Denizler İçinde Bir Deniz”, İstanbul merkezli 41 öykünün yer aldığı “Şu İstanbul Denilen Yer” ve usta edebiyatçının keskin gözlem gücünü, içten mizahını, hayata bağlılığını yansıtan yazı ve röportajlardan oluşan “Yaşasın Dünya”, kitapseverlerin beğenisine sunuldu.
Hazal Bozyer’in hazırladığı “Denizler İçinde Bir Deniz”, yazarın adalarla ilişkili öyküleri arasından, ada temasının anlatının dokusunu kuran temel unsur hâline geldiği metinleri bir araya getiriyor. Derlemede öykülerin süreli yayınlardaki ilk hâlleri ile kitaplara giren son biçimleri karşılaştırmalı olarak sunuluyor. Böylece okur, Sait Faik’in dilinin ve anlatım ritminin zaman içinde nasıl olgunlaştığını yakından izleme imkânı buluyor.
“Şu İstanbul Denilen Yer”, Sait Faik’in adalar dışındaki İstanbul odaklı 41 öyküsünü bir araya getiriyor. Sibel Yılmaz’ın hazırladığı bu seçki, öykülerin süreli yayınlardaki ilk versiyonları ile yazarın hayattayken yayımlanan kitaplarındaki hâllerinin karşılaştırılmasıyla oluşturuldu.
Bugün onun anlattığı İstanbul’un izlerine pek az rastlansa da “Şu İstanbul Denilen Yer”, bir kentin bir yazarda bıraktığı izlerin en berrak tanıklıklarından biri olarak edebiyat belleğinde yaşamayı sürdürüyor.
Sait Faik’in keskin gözlemini, içten mizahını ve yaşama bağlılığını bir araya getiren “Yaşasın Dünya” ise yalnızca yazı ve röportajlardan oluşan bir seçki olmanın ötesine geçiyor. Mehmet Can Sevinç’in hazırladığı kitap, Türkçenin en usta yazarlarından birinin insanı, dili, edebiyatı ve kenti nasıl okuduğunu da gözler önüne seriyor.
Sinemanın profesörü özlemle anıldı

Prof. Sami Şekeroğlu, öğrencilerinin düzenlediği törenle doğumunun 89’uncu yılında AKM Yeşilçam Sineması’nda anıldı.
Şekeroğlu, iyi-kötü ayrımı yapmaksızın, ulusal sinema mirasımıza sahip çıkarak Türk Film Arşivi’ni kurmuştu.
Ayrıca akademik düzeyde ilk sinema eğitimini başlatıp, estetik ve teknik uzmanlığını öğrencilerine aktarmıştı.
Savaş ve göçmenlik anlatılıyor

Çocuk edebiyatının çok sevilen yazarlarından Tülin Kozikoğlu’nun yazdığı, Hüseyin Sönmezay’ın resimlerini çizdiği, Redhouse Kidz tarafından yayımlanan “Dönme Dolap”, Uluslararası Gençlik Kitapları Kurulu (IBBY) İsveç temsilciliğinin düzenlediği Peter Pan Ödülleri’nde kısa listede.
2024 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde Middle East Book Award’a değer görülen bu resimli kitap, son günlerde yine dünya gündemini derinden etkileyen bir konuyu; savaş ve göçmenliği konu ediniyor.
Dünyanın iki farklı şehrinden yola çıkan iki aileyi odağına alarak okurlarını bir yolculuğa davet eden yazar, aramızdaki görünmez bağları keşfe çağırıyor.
Burada deneyin!

Bağdat Caddesi’ndeki Yamo Sushi, son zamanlarda en çok gittiğim mekânlardan biri. En beğendiğim lezzeti de acılı ekşili çorbası.
Acılı ekşili çorbanın kökeni Çin mutfağına dayanıyor. Ana malzemeleri; soya sosu, sirke, acı biber, tavuk/sebze suyu, mantar, tofu, bambu filizi ve yumurta.
Bu çorba, bağışıklık sistemine iyi geliyor.
Yamo’da suşi çeşitleri, noodle’lar ve diğer yemekler de lezzetli.
Caddebostan Kültür Merkezi’nin tam karşısında yer alan Yamo, sıcak atmosferiyle de dikkat çekiyor.
Paylaş