Paylaş
80’lerin nostaljik atmosferini yaşatan bir performansa tanık oldum. Ne de olsa mutlu olduğumuz anlar dışında çok şeye şeye sahip değiliz.

72 yaşındaki solist Marian Gold, yıllara meydan okuyan güçlü vokali ve sahne enerjisiyle izleyenleri şaşırtmayı başardı.
“Big in Japan”, “Sounds Like a Melody” ve “Dance with Me” gibi döneme damga vuran şarkıları arka arkaya dinlemek sarsıcı bir duyguyu da beraberinde getiriyor.
Gecenin en büyüleyici ve unutulmaz an “Forever Young” çalındığında yaşandı.
Seyirciler, cep telefonlarının ışıklarıyla açık havayı aydınlatarak şarkıyı baştan sona hep bir ağızdan söyledi.
“Muhabbet”in başarısı devam wdiyor!

Virginia Evans’ın April Yayıncılık etiketiyle Türkçe de yayımlanan ilk romanı “Muhabbet”, dünyada büyüyen başarısını Türkiye’de de sürdürüyor.
Women’s Prize ödülünü kazanan, New York Times çoksatanlar listesinin bir numarasına yükselen roman, dünyada iki milyondan fazla okura ulaştı.
Türkiye’de de üçüncü baskısını yaptı, listelerde üst sıralara ilk günden girdi.
Okurların “Muhabbet”i bu kadar sevmesinin ardında bence çağımızın kaybettiği bir alışkanlığa duyulan özlem var: Mektup yazmak.
Başkahraman Sybil Van Antwerp’in dostlarına, ailesine ve sevdiği yazarlara gönderdiği mektuplar üzerinden ilerleyen roman, insanlara yavaşlamayı, sözcükleri özenle seçmeyi ve bir başkasına gerçekten seslenmeyi ne kadar özlediklerini hatırlatıyor. Yazarın yeni üretimlerini de heyecanla bekliyorum.
Taze deniz ürünleri ve lezzetli mezeler

Son zamanlarda Ada Restaurant’a gitmeye başladım.
Bu mekân, Heybeliada iskelesine çok yakın. Deniz manzarasıyla dikkatimi çekti. Günlük taze balık çeşitleri, zengin mezeler, deniz ürünleri ve Türk mutfağı alternatifleri de mevcut. Aileler, arkadaş grupları ve romantik akşam yemekleri için uygun bir mekân.
Hareketli ve samimi bir ortamda olmak isteyenler için harika bir alternatif...

Vatan arayan çocuklar
Isabel Allende’nin mültecilik, savaş ve aidiyet arayışının izini sürdüğü “Rüzgâr Adımı Biliyor” romanı, Nazi mezalimi altındaki Yahudi bir ailenin Kristallnacht (Kırık Camlar Gecesi) ortasındaki hayatta kalma mücadelesine odaklanıyor.

Nazizmin Avrupa’daki karanlığından günümüzün sınır politikalarına uzanan bu eser, Allende’nin klasik üslubuyla, büyülü gerçekçilik dokunuşları ve derin bir empatiyle kendilerine vatan arayan çocukların ve annelerin hikâyesini anlatıyor. Can Yayınları “ağustos ayı kitaplarında” bu eser de yer alıyor.
Kars’taki festival sona erdi
10-12 Temmuz tarihleri arasında Kars’ta yapılan Uluslararası Gastronomi Film Festivali, 3 gün boyunca birbirinden değerli etkinliklere ev sahipliği yaptı.

Festival kapsamında Gastro Sınıf ve Sine Sınıf etkinlikleri, UGFF söyleşileri, Uluslararası Yarışma Kısa Belgesel Seçkisi gösterimleri, belgesel gösterimleri ve açık hava film gösterimleri düzenlendi. Festival aynı zamanda Boğatepe ve Ani’de gerçekleştirilen etkinliklerle doğal, tarihi ve kültürel mirası sinema ve gastronomiyle buluşturdu.
Göklerde yazılmış bir hayat hikâyesi
Cumhuriyet tarihinin sembol kadınlarından biri olan Sabiha Gökçen’in yaşam öyküsü, Gülşah Çeliker’in kaleminden hem duygusal hem tarihsel derinlik taşıyan bir romanla okurla buluştu.

“Gökçen”, çocuk yaşta Atatürk ile tanışmasının ardından onun manevi kızı olarak Çankaya Köşkü’ne uzanan hayat yolculuğunu, eğitim sürecini ve Türk havacılığındaki öncü rolünü mercek altına alıyor.
Gökçen’in çıktığı bu yolda, önce Paris’te aldığı eğitimle kültürel gelişimini tamamlaması, ardından Türkkuşu’nda başlayan göklerle tanışması, roman boyunca güçlü bir anlatım ve dönemin ruhunu yansıtan detaylarla okura aktarılıyor.
Kim ne okuyor?
* İlknur Özdemir, Ahmet Büke’nin “Kırmızı Buğday” adlı eserini okuyor.
* Reis Çelik, Mihail Bakunin’in “Tanrı ve Devlet” adlı eserini okuyor.
* Rıza Sönmez, Rick Kempen’in yazdığı “Bira” adlı eseri okuyor.
* Faruk Hacıhafızoğlu, Renata Salecl’nin “Kabalık Çağı” adlı eserini okuyor.
Paylaş