Savaş Özbey

Savaş Özbey

sozbey@hurriyet.com.tr

Yerli vampir dizisi Gustav

Giray Altınok’un yeni vampir dizisi hikâyenin bizimle bire bir bağlantılı başlangıcına nasıl bir atıf yapacak acaba? Drakula yine turist olarak gelmese bari İstanbul’a...

Haberin Devamı

“Prens”, “Var Bunlar” gibi komedi yapımlarından sonra “Bir sonraki işleri ne olacak?” diye merak edilen Giray Altınok ve ekibi, yeni bir vampir dizisi üstünde çalışıyor.

Yerli vampir dizisi Gustav

Gustav Maier’in Tuhaf Hikâyesi”nde Altınok’un yanı sıra Haluk Bilginer, Özge Özpirinçci gibi isimler de yer alacak.

Vampir öykülerine edebiyatta da, beyazperdede de bayılırım.

Zaten çok bizimle ilgili bir hikâye. Bir zamanlar Osmanlı sınırlarında olan Romanya’da başlıyor.

“Drakula” denilen sivri dişli arkadaş da Türk seferlerine karşı direnen Kazıklı Voyvoda.

Türklerle savaşacağım diye kafayı kırıp kötü tarafa geçiyor.

Mesele çok sonradan yazar Bram Stoker tarafından Londra’ya taşınıyor. Herhalde kendi okuyucusuna daha yakın, daha çarpıcı olsun diye.

Haberin Devamı

Yoksa Drakula’nın İngiltere’de işi ne?

Çıkış yeri burası.

Sonradan dirilecekse de, ne bileyim intikam falan almaya kalkışacaksa da bunun yeri yine bura. Londra ne alaka?

Fakat bizim edebiyatımız da, sinemamız da bu konuya pek gönül indirmemiş, işin ekmeğini hep Hollywood yemiş.

Yerli vampir dizisi Gustav

Gerçi kan emici kont, 1953’te Türkiye’ye de gelmiş: Mehmet Muhtar’ın yönetmenliğini üstlendiği “Drakula İstanbul’da” filmiyle. Fakat Drakula’nın bizimle olan asıl hikâyesi o filmde de bir tarihi ön bilgi olarak yer almış sadece. O kadarını elin oğlu da yapıyor. Hemen her vampir filminin başına bu tarihi hatırlatma düşülüyor.

Giray Altınok ve arkadaşlarının üzerinde çalıştığı yeni vampir senaryosu nerede başlıyor, nasıl ilerliyor henüz belli değil doğal olarak.

Ama aradan geçmiş kaç yüzyıl! Artık yerli bir vampir anlatımı izlemek de hakkımız. Drakula efendi, bu sefer de turist gibi tesadüfen gelmesin lütfen İstanbul’a...

Kemal Sunal tarzı hayırseverlik

Emel Sayın’dan yıllar sonra çok hoş bir Kemal Sunal açıklaması geldi. Birlikte “Mavi Boncuk” filmini çektikleri dönemi anlatan ünlü assolist, bir gün set sonrası Kemal Sunal’ı izlemiş ve insani yönüne bizzat şahit olmuş:

Haberin Devamı

Yerli vampir dizisi Gustav

“Kemal’le hiçbir zaman çok samimi olmadık. Çok mesafeli, ciddi bir adamdı. Sette bir bakıyorum, Kemal kenarda yalnız, sessiz. Ama kamera karşısına geçip bir anda devleşen bir oyuncu. İlgimi çekiyordu... Takip ettim uzaktan, o beni görmüyor. Sonra kenarda uyuyan birine para veriyor. Sonra başka birine... İnsanlara yardım ediyor evine kadar. Ki o zamanlar maddi durumumuz şimdiki gibi değil...”

Yaptığı hayırseverliğin reklamını yapmak bir kenara, Kemal Sunal’ın inanmadığı bir ürünün reklamında yer almama gibi prensipleri olduğunu da hatırlayalım.

Ne güzel bu şekilde anılmak. İnsanın “iyiliğe” inancını tazeliyor. “Yok canım, ben enayi falan değilim. Geçmişte de olmuş böyle insanlar, gelecekte de olacak” diyorsunuz, cesaret veriyor.

Haberin Devamı

Zır deliyiz biz... 

Milli Futbol Takımı’nın 24 yıl sonra gelen başarısından sonra sadece sahada ve tribünlerde değil, sosyal medyada da büyük coşku var. Ünlü-ünsüz herkes paylaşım yapıyor, isteklerden biri de milli takım için tıpkı Tarkan’ın 24 sene önce yaptığı gibi bir şarkı/marş yapılması.

Yerli vampir dizisi Gustav

Tabii Tarkan yine akla ilk gelen isim. Gerçi ben Tarkan’ın “Bir Oluruz Yolunda”sına yahut “Erik Dalı”na da çok OK’im.

Ama 24 yılda yeni yetenekler çıkarmış olmamız lazım. Haydi genç müzisyenler, bu görev artık size düşüyor.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları