Savaş Özbey

Savaş Özbey

sozbey@hurriyet.com.tr

Üzmeye değer miydi?

Ferdi Tayfur’un kızı Tuğçe Tayfur’un üçüncü eşi Muhammet Aydın’a boşanma davası açtığını dün Kelebek’te okuduk.

Haberin Devamı

Gerekçe, Muhammet Bey’in sadakatsizliği.

Tuğçe Tayfur eşinin başka kadınlarla yaptığı yazışmalar ve fotoğrafları dava dosyasına koymuş.

Bana kalırsa aldatma ve boşanma işin ilk yarısı.

Daha ortaya para mevzuları dökülecek gibi.

Damat Muhammet Bey en son, Bebek’te kiracı olduğu kafeyi usulsüz olarak devretmeye çalıştığı için mahkemelik olmuştu.

Üzmeye değer miydi

Olaya Necla Nazır’ın da adı karıştırılmıştı. Bu konu sorulan Necla Nazır, damadına sahip çıkmak yerine şöyle demişti:

“Haberim yok. Muhammet Bey’in yönlendirmesiyle olan işler. Hukuki yollarla herkes bunun cevabını verecek, süreç devam ediyor. Maalesef böyle olmasını istemezdim...”

Haberin Devamı

Demek ki kazanlar ta o zaman kaynamaya başlamış. Belli benzer başka konular da çıkacak. Geriye dönüp Tuğçe Hanım’a sormak lazım şimdi:

Ferdi Tayfur’u bu kadar üzmeye değer miydi?

Gırgıriye’ye gişe garantisi 

Gırgıriye” müzikali için Bülent Ersoy’lu, Gülben Ergen’li, Müjdat Gezen’li, Ceyhun Fersoy’lu okuma provaları başladı. Ekip toplu halde basına poz verdi.

Üzmeye değer miydi

İçlerinde en çok Bülent Ersoy’u ikna edebilmelerine şaşırdım. Ersoy müzikalde “assolist” rolünü oynayıp üç şarkı söyleyecek. Müjdat Gezen önce sıcak bakmadığını ama sonra kabul ettiğini söylüyor.

Sanıyorum ki bu assolist rolünü Diva için uydurmuşlar. Çünkü orijinal seride şarkıların hepsini Güllü (Gülşen Bubikoğlu) söylüyordu.

Müzikalin gişe başarısı için kapı gibi güvence olmuş Bülent Ersoy.

Doktorlar iyi, hoş da... 

Meme kanserini atlatan Hande Yener, Dünya Kanser Günü etkinlikleri çerçevesinde bir söyleşiye katıldı.

Ünlü popçu, hastalığını öğrenme sürecini gözyaşları içinde şöyle anlattı:

Üzmeye değer miydi

Haberin Devamı

Hocanın arkası dönüktü. ‘Felaket’ dedi. Benim raporum olduğunu anladım. Yere çöktüm, ağladım. Hoca, ‘Üzülmeyin, sizi bir 10 sene daha yaşatırız’ dedi. ‘Yaşım 45... 55’te gidiyorum!’ dedim.

Daha sonra başka bir doktora giderek tedavisine başlamış Yener. Şu anda da sapasağlam aramızda, sahnelerde.

Doktorlar iyi, hoş da...

Hastalıkları açıklarken takındıkları tavır çok önemli.

Kendi alanlarında 1 numara olmaları yetmiyor bence. Her birinin aynı zamanda mükemmel birer de psikolog olması gerekiyor.

Tıbba her zaman saygılı olmak lazım ama ikinci bir doktor en azından moral düzeltebilir.

Geçmiş olsun Hande Yener, daha nice 10 yıllara.

 

 

 

 

 

Yazarın Tüm Yazıları