Savaş Özbey

Savaş Özbey

sozbey@hurriyet.com.tr

Sezen-Nazan arasında taraf olmak

Nazan Öncel ile Sezen Aksu arasına durduk yere kara kedi girdi.

Haberin Devamı

Öyle üstü kapalı, imalı falan değil, konser sırasında bodoslama daldı Nazan Öncel. Kameraların önünde şöyle konuştu:
“Bu devirde dostluklar da yalanmış, sahteymiş onu anladım. Yakın bir geçmişte düet yaptık biliyorsunuz... Kanlıca’yı da gördük. Ya göründüğün gibi ol ya da olduğun gibi görün!”
Halbuki ne sevinmiştik birlikte düet yaptıkları için. Bu kadar sert bir açıklamayı gerektirecek her ne olduysa bu düet sürecinde oldu.
Zaten Öncel’in menajeri de stüdyo aşamasında küçük düşürücü şeyler yaşandığını, izin verildiği halde sonradan vazgeçildiğini falan açıkladı.
Nazan Öncel’in sitemlerinde haklı gerekçeleri olabilir. Ama adını bile anmayıp, Sezen Aksu’dan “Kandilli” diye bahsetmesi çok sert gerçekten de.
Olayın ardından Demet Akalın hemen Sezen Aksu’ya arka çıkan bir paylaşım yaptı.
Yahu bir durun, hemen ne gerek var kamplaşma yaratmaya, ateşe benzin dökmeye?
Sezen Aksu’nun senin-benim sahip çıkmamıza ihtiyacı mı var?
Umalım da bu iki eski dost, menajerleri, şunları bunları aradan çıkarıp bazı kırgınlıklar varsa da kendi aralarında halletsinler.
Çünkü birbirlerinin lisanından yine en iyi kendileri anlar.

Haberin Devamı

Hızlandırılmış kişisel gelişim

Fenomen Murat Övüç, “Yakışıklı Mısırcı” olarak ünlenen Alper Temel’e uyarıda bulundu:
“Bir kardeşimiz var, mısırcı. Bu aralar çok popüler. Kardeşim çok dikkatli ol. Para, şan, şöhret, bunlara kendini kaptırma. Bu ışıltılı dünyanın hepsi yalan...”
Nasihati veren de Murat Övüç. Hapisten çıkınca daha yeni “Abi” olmaya karar vermişti. Bu konuda ne çabuk kariyer yaptı da tavsiye verecek kıdeme geldi, hayret bir şey.

Telefonsuz çocuk, çocuksuz uçak

Doğa Rutkay’ın çocuk terbiyesi konusunda söylediklerini duydunuz mu:
“Hiç telefon vermiyorum. ‘Anne sıkılıyorum’ diyorlar. ‘Devam et sıkılmaya’ diyorum. Yalnızlık ve sıkılmak, insanın içindeki cevheri uyandırır...”
Tablete-telefona gömülen çocuklarda yaratıcılığının gelişmemesini kastediyor.
Çok haklı. Mesela biz telefonsuz büyüyen kuşaklar, vakit geçirmek için neler neler icat ederdik imkansızlıktan. Saklambaçtan tut, yakantopa kadar ne eğlenceli oyunlarımız vardı.
Zamane çocuklarını telefon-tablet yalnızlığından kurtarıp biraz olsun hareket etmeye, birbirleriyle sosyalleşmeye yönlendirmek lazım.
Zaten bütün pedagogların söylediği, bilinen şeyler bunlar.
Ama tam üstüne Cenk Eren, “çocuksuz uçak seferleri” fikrini ortaya attı. O da diyor ki:
“Bir yere günde 10 uçak seferi varsa içlerinden biri çocuksuz olsun.
Tercih eden yolcu, ona binsin.”
Bazı yolculuklarım aklıma geldi de gülümsememek elde değil Cenk Eren’in ‘zihnisinir proje’sine.
Benim fikrim de şu: Doğa Rutkay’ın bu sert telefon-tablet kuralları, en azından uçakta biraz gevşetilebilir belki...

Haberin Devamı

Başlıkla fotoğraf birbirini tutmuyor

Sezen-Nazan arasında taraf olmak

Bir gazeteci abimizin dikkatini çekmiş: Türk ünlüler ne zaman Cannes Film Festivali gibi uluslararası bir etkinliğe katılsalar “Cannes’ı salladı, yaktı-geçti” gibi ifadelerle veriliyor haberler. “Oysaki durum öyle değil” diyor.
Gerçekten de servis edilen fotoğraflara baktığınızda
Türk ünlü önde poz vermiş ama arkadaki basın ordusu hep başkalarını çekme derdinde görünüyor.
Yani medyaya servis edilen fotoğrafla başlıklar birbirini tutmuyor.
Herhalde seçilen kareler hatalı.
Çünkü öyle bir başlığın altında, o sanatçının en rağbet gördüğü anı arıyor insanın gözü.
Kenarda ayrıca poz verip en güzel çıktığı kareyi değil.

Yazarın Tüm Yazıları