Sevgililer Günü’nden fena halde sıkılanlara

Yaklaşan 14 Şubat’ın arifesinde kimse de çıkıp “Bıktık, bize yeni bir şeyler sunun artık” demiyor. Neyse ki sesleri gür olmasa da aşkı başka türlü ele alan, başka biçimde işleyen “kafalar” da mevcut. Love360Fest, “aşk” kavramına itibarını iade etme fikrinden doğan bir festival.

Haberin Devamı

Adı öyle olsun diye oluşturulan afrodizyak menüler... Her zamanki odaya iki kalpli balon, çikolata, tütsü ve şarap konularak yapılan aşk süitleri...
Fotoğraftan yapma kupalar, takvimler, tablolar...
Hemen her Sevgililer Günü’nde birbirini tekrarlayan, birbirini kopyalayan sıkıcı etkinlikler, programlar...
Bu mutat günü protesto edenlerin düzenlediği single/yalnızlar partileri bile artık “out”.
Bu fikrin bir rüzgâr yakaladığı, bir anlam ifade ettiği zamanlar da çok geride kaldı.
Yaklaşmakta olan “bir yeni” 14 Şubat’ın arifesinde kimse de çıkıp “Bıktık, bize yeni bir şeyler sunun artık” demiyor.
Neyse ki sesleri çok gür olmasa da aşkı başka türlü ele alan, başka biçimde işleyen “kafalar” da mevcut.
14 Şubat’ı kutlamadan şubat ayı boyunca sürecek 360 Dereceden Aşk Festivali işte biraz bu kaygılarla yola çıkıyor.
Aşk kavramına itibarını iade etme fikrinden doğan festival, aslında bir kültür sanat ve yaşam hareketi.
Love360Fest; 100’den fazla kültür, sanat, tasarım profesyoneli, 200’den fazla eser, pek çok kurum ve STK’nın katılımıyla 3 Şubat’ta başladı.
Sergiler, konferanslar, film gösterimleri, sanatçı sohbetleri ve performanslarla geçecek festivalin bu yılki teması: “Evin Nerede?”
Takipçiler Beyoğlu’ndaki Pera Palace Hotel, Soho House, Roma Kulübü Derneği ve İstanbul Consept Gallery dörtgeninde turlayacak.
Festival kapsamındaki iki serginin ön gösterimi yapıldı bile.
Işık Gençoğlu küratörlüğünde gerçekleşen “Unutmama” ve “Bıraktığın Yerde/mi/yim?” sergileri, Soho House ve Roma Kulübü Derneği’nde.
Festivalin diğer etkinliklerini www.love-360.com adresinden takip edebilirsiniz.
Belki de bu 14 Şubat size hiç bilmediğiniz yeni bir alemin kapılarını açar.

Haberin Devamı

“Mavi tik” ve “mavi tık” devrimi

Sosyal medyada ‘mavi tik’ olarak bilinen onay işareti, tanınmış kişi ve hesaplarda bulunuyor. Bu simge, hesabın biraz daha itibarlı görünmesini sağlıyor.
Twitter bunu “saygınlık kriterine uymak, dikkate değer bir kişi, kuruluş ya da marka olmak” üzere tanımlıyor.
Tabu yıkan tartışmayı geçen hafta Esra Dermancıoğlu ateşledi.
“Aslında hatırı sayılır bir takipçim var, ancak ‘mavi tik’imin olmaması hoşuma gidiyor. Hatta tiksiz olmayı daha havalı buluyorum” dedi.
Sanal dünyada mavi tike başvurmamak, bunu önemsemiyor görünmek, “cool” olmanın yeni kodu olabilir mi?
Böyle bir “onay”a tenezzül etmemek, bununla uğraşmamış olmak, rock’çılar, rap’çiler gibi etiketleri reddeden, düzen karşıtı bir duruşun ifadesine dönüşür mü? Hep beraber bekleyip göreceğiz.
İkinci bir “yeni racon” tartışmasıysa “mavi tık” üzerine: WhatsApp’ta mesajların okunduğu bilgisini gösteren “mavi tık”ı kapatmak hak mıdır, küstahlık ya da korkaklık mıdır?
Hesap verme mecburiyeti olmayan biri böyle bir şeye neden gerek duysun ki?
Öbür yandan istemediğiniz kişilerin o saatte neye bakıp neye bakmadığımızı bilmesine de gerek yok.
Çünkü “cevap vermek istemedim” açıklamasını yapmak da sonra başka sorunlara, iletişim kazalarına neden oluyor.
O yüzden benim mavi tıkım sürekli kapalı mesela.
Bana böyle daha rahat geliyor, hayat kalitem yükseliyor.

Haberin Devamı

Kafede ücretli ısıtıcı olur mu?

Artan yeme-içme fiyatlarına paralel olarak işletmelerde “minimum harcama tutarı”, “maksimum yarım saatliğine masa” gibi uygulamalar başladı.
En son iddiaysa ücretli ısıtıcı.
Kafeye gidiyorsunuz, ısıtıcıyı açtırmak için 2.99, sonra saat başına 3.99 lira ödüyorsunuz.
Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) haberi doğrulamış ama haber sitelerinde, forumlarda paylaşılan görselin kaynağını taradım, pek bir şey bulamadım.
Viral olsun diye dolaşıma sokulmuş bir eğlencelik olma ihtimalini de atlamamak lazım.
Bir elektrikli ısıtıcı ve üstünde fiyat bilgisi... Ne hangi kafe olduğu belli, ne oranın kafe olup olmadığı ne de yazının cihazın üstüne montajla konulup konulmadığı...
Ama burada asıl ilginç olan, hangi işletme olduğundan çok, insanların mekânlardaki bu tür uygulamaları yadırgamadan kabullenilir oluşu.

Yazarın Tüm Yazıları