Paylaş
Bana biraz da özendirme gibi geliyor bu haberler:
“Okumakla, çalışmakla ne uğraşacaksın, aç oranı-buranı, para kazan” mesajı gibi.
Ama bu, işin bir kısmı. İnternetteki bu hediye yollamaların, bir de “gönderen” hanesi var.
Onlar da pavyona kapılıp bağ-bahçe satan amcalar gibi, büyük maddi kayıplara uğruyorlar.
“Nur Viral ile Sen İstersen” programına katılan mağdurlar arkadaşlık ya da evlenme vaadiyle nasıl dolandırıldıklarını anlattı.
Programa katılan Gökmen isimli bir bey, hediye olarak
Dragon yolladığını, icralık olduğunu söylüyor.
Aydın Bey’in ise üç ayda 5.5 milyonu gitmiş: “Ayıcık istiyordu, ben de hediye atıyordum...”
Örnekler böyle uzayıp gidiyor.
Şimdi sormak lazım tabii: Bunları yapanlar suçlu da üç ayda 5.5 milyon gönderenin hiç mi kabahati yok?
Çağla Şıkel lahmacunu sal
Daha önce yemiş ve haplardan meydana gelen kahvaltısıyla falan gündem olan Çağla Şıkel, bu kez de lahmacunumuza limon sıktı.

Formunu korumak için bir lahmacunu bir saatte yiyormuş ve lahmacunu az katlıyormuş.
Diyet açısından mantığı nedir anlamadım ama soğutacaksan hiç yeme o lahmacunu Çağla.
Bazı yemekler soğuk, bazıları da sıcak güzeldir.
Ayranaşı çorbası sıcak içilmeyeceği gibi lahmacun da soğuk yenmez.
Yenir de dumanı üstünde tütmüyorsa ona lahmacun denmez.
Sen yine kıvırmadan katlamadan ye ama bir saatte parça pinçik, mundar olur o nimet.
Bu işin bir de Devrim faslı var
Lucas Torreira’ya Beyoğlu’nda gittiği bir AVM restoranında saldırı oldu. Ünlü futbolcu olayı hafif darpla atlattı. Mesele, ilk belirlemelere göre “kız meselesi”. Torreira’ya saldıranın kıskanç bir âşık olduğu ortaya çıktı.

Torreira ve kız meselesi deyince “olağan şüpheliler” listesinin başında küsmeye de barışmaya da doyamadığı sevgilisi Devrim Özkan geliyor ama bu kez hiç dahli yok galiba.
Anlaşılan, bu yeni kız meselesinin hesabını ayrıca verecek Torreira. Yumruk ne ki? Asıl pandomina o zaman.
10 yılda bir yeni salgın
Pandeminin “tıbbi starı” Prof. Mehmet Ceylan, hantavirüs hakkında konuştu.
Koronadan kalma alışkanlıkla kelimesi kelimesine dinledim söylediklerini. İnsandan insana bulaş oranı düşük olduğu için şimdilik bir salgın korkusuna kapılmaya gerek yok.

Ama artık doğal afet gibi, deprem gibi, ortalama 10 yılda bir yeni bir salgın beklememiz gerektiğini söylüyor.
Eve kapalı o günler aklıma geldi de...
İçim karardı.
Sahi ne yaşadık öyle biz?
Paylaş