"Savaş Özbey" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Savaş Özbey" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Savaş Özbey

Orada bir Ormanya var, uzakta

Kocaeli-Kartepe’de çocuklu ailelerin mutlaka gidip bir günlerini geçirmeleri gereken bir yer var: Ormanya.

Bazı bölümlerin inşaatı hâlâ sürüyor ama geçen yıl ziyaretçi kabul etmeye başlamışlar bile Ormanya’ya.

İstanbul’un Avrupa yakasındaysanız biraz uzak. Kocaeli, Kartepe’de.

Ama Anadolu yakasındakiler için şehir içi gibi, mutlaka çoluğunuzu çocuğunuzu götürün, güzel bir gün geçirin.

Belediye zaten ormanlık olan bir alanı çevirmiş, yollar, patikalar, tesisler inşa etmiş.

Ortaya bütün gününüzü geçirebileceğiniz şahane bir yer çıkmış. Bazı bölümlerde kızıl geyikleri izliyorsunuz.

Bir tarafta yılkı atları, öbür tarafta dağ keçileri...

İşin en güzel tarafı, hayvanat bahçesinden ziyade, doğal yaşam parkı gibi, ormanın kendilerine ait bölümünde özgürce yaşıyor hayvanlar.

Avlanma tehlikesi olmadan, orada korumaya alınmış gibi. Çoğalmaya da başlamışlar.

Daha evcil hayvanlardan bir hayvanat bahçesi de yapmışlar. Sırasıyla deve, koyun, keçi, deve kuşu, pony gibi hayvanlar, uzansanız sevebileceğiniz mesafede ahırlarda bakılıyor.

Ama aklınıza ne gelirse... Temiz pak bir kafeteryası ve restoranı var, siz yemeğinizi yerken masaların arasında hindiler, ördekler dolaşıyor mesela.

Popüler kültürde bile yerini almaya başlamış Ormanya. BKM ocakta vizyona girecek bir çocuk filmi çekiyor. Filmin platosu için Hobit köyü gibi bir yer yapmışlar. Daha film gösterilmeden bir sürü ziyaretçisi var.

Çekimler bitince platoyu sökmeyecekler, belediyeye hediye etmişler, isteyen gidip gezebilecek, köyün sokaklarında, köprülerinde selfie’lenebilecek.

Açık alanlar dahil, sigara içmek her yerde yasak.

Görevliler koştura koştura gelip sizi uyarıyorlar.

Hak veriyorsunuz, iki dakikalık zevkimiz için, ufak bir dikkatsizlikten dolayı böyle bir yerin tutuşup kül olmasını kimse istemez.

Sıla’nın 70’ler hali

Yeni Bi’ Fest, eski gazino gecelerini yaşatan bir festival.

Tıpkı gazino düzeni gibi masanıza kuruluyorsunuz, bir yandan yer içerken, diğer yandan büyük sahnede sevdiğiniz sanatçıları izliyorsunuz.

Sanatçılar da özen gösteriyor, kendi repertuvarlarının yanında, herkesin sevdiği gazino şarkılarını söylüyor.

Festival çarşamba akşamı İzmir Arena’daydı.

Solistleri de Gökhan Tepe ve Sıla’ydı. İkisi de çok bayıldığım şarkıcılar değil. Ama festivalin şöyle güzel bir yanı var... Hayranı olmadığınız sanatçıları bile klasiklerde birleştiriyor.

Mesela Sıla bugünün değil de 70’lerin starı olsa nasıl bir şey olurdu, onu görüyorsunuz.

O kadar
yakışmış ki... Eski Türk filmleri tadında bir geceydi. 1300 konuk, mavi-beyaz elbisesi, mavi otrişiyle “Sorma güzeeel, ne olursun” diye alaturka söylerken Sıla’yı izledik.

Herkesi temsil eden üst kimliklerimizde buluştuğumuzda, “Haa, Sıla benim dilimde söylediğinde meğerse şuna tekabül ediyormuş” diyorsunuz.

Daha önce hiç aklınıza gelmemiş olabilir ama kabul edelim, biraz Emel Sayın’lık var Sıla’da.

Ve çok yakışıyor.

Fark edememiş olmam ne ayıp: Öyleyse hiç sevmemiş, sevilmemişsin gönül sen...

 

 

X