Paylaş

Yazarımız Ömür Gedik ile Seda Sayan arasında geçen restleşmeyi gördünüz mü?
Ömür, Seda Sayan’ın programına konuk oluyor, evde 36 kedisi olduğunu anlatıyor.
Biliyorsunuz, Ömür çok sıkı bir hayvansever.
Seda Sayan, “Sizin ev çiş kokuyordur o zaman, ben gelmem” diye bir eleştiri yapıyor Ömür’e.
Bahsedilen ev, Ömür Gedik’in hayat arkadaşı Ferhat Göçer’le yaşadığı ev.
Ömür de bu söz üzerine daaan diye “E gelme o zaman” cevabını yapıştırıyor.
Bizim kültürümüzde “Eve gelme” demek, evden kovmak gibi bir şey.
Cevap sert, çok sert yani.
Zaten bu yüzden de bütün magazin sitelerinin manşetinde bu haber.
Seda Sayan’ın “Çiş kokuyordur” tespitinde haklılık payı var aslında.
Bazen tek bir kedinin olduğu ev bile belli dönemlerde kötü kokabiliyor. Üçünü, beşini, hele 36’sını aynı yerde düşünemiyorum.
Bir tane, iki tane olunca çok sevimli. Hatta ilgi odağı bile oluyor. Ama sayı arttıkça iş çığırından çıkıyor.
Biri atlayacak, öbürü zıplayacak... Yemeğe, çaya, her şeye... Hayvanları çok sevmeme rağmen bana bile “Kediler cehennemi” gibi geliyor.
Normalde böyle bir eleştiri karşısında Ömür’den Seda’ya ne demesi beklenir?
“Yahu sen gel, ayarlarız onu, yan odaya alırız, bahçeye alırız” falan... Ömür’ün “Gelmezsen gelme” tavrı da çok hoşuma gitti.
Taviz yok, geri adım yok: “Beni seven kedilerimle sevsin, onları sevmeyen evime de gelmesin!” diyor.
Sıradan insanların gerçek hayvanseverlerde anlamadığı nokta şu: Ömür 36 kediye koleksiyon olsun, hepsi birbirinden özel ve değerli cins kediler diye bakmıyor.
Tam aksine birçoğu travmalı, yaralanmış, berelenmiş hayvanlar. Sadece mama-su değil, tedavileri, bakımları da gerekiyor. Kendi evini barınağa çevirip böyle zor bir yükün altına giren insan, ne Seda takar ne de başkasını.
Ömür’e 1 aferin yaptığı bu zor işten dolayı. 1 aferin de bunu bu kadar net ve tavizsiz ortaya koyduğu için.
Peki ben gider miyim Ömür’le Ferhat’ın evlerine?
Yok, hayvanları çok severim ama ben de gidemem.
Cevabı da duyar gibiyim!
Geliyor gönlümün Star Wars’u

Bilim-kurgu meraklılarının günümüzün “Star Wars”u muamelesi yaptığı “Dune” serisinin üçüncü bölüm fragmanı yayınlandı.
Film aralıkta vizyona girecek ama bilim-kurgu alanında o kadar az üretim yapılıyor ki fragman bile çorak topraklara düşmüş yağmur damlası sevinci yarattı.
Zaten hikâye de çöllerle kaplı Arrakis gezegeninde geçiyor.
O zamana kadar bekleyemem diyenler, serinin uyarlandığı kitapları da okuyabilir: Frank Herbert’in 1965’te başladığı roman serisi.
Ama dikkat!: Kitabı okuduktan sonra filmi, filmi izledikten sonra romanı beğenmeyenler her zamanki gibi çoğunlukta.
Yaşından büyük ceza
Blok3 sahne ismiyle tanınan rap’çi Hakan Aydın ve yapımcısı hakkında silahlı tehdit, yağmaya teşebbüs, kasten yarama gibi suçlamalarla 12 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası istedi savcılık. 25 yıl!
Blok3’ün kendisi henüz 23 yaşında.
Müzik piyasasına gireli 5 sene bile olmadı.
Arkadaş, hangi ara yaptın da 25 senelik suçlama yedin? Zaten o yaşta koruma ordusuyla falan gezmek nedir?
Müzisyen misin, Kurtlar Vadisi mi?
Paylaş