Paylaş
“Bu Aşk Fazla Sana”, “Okyanus”, “Yalnız” gibi şarkılarını sevenlerin o kadar uzun zamandır beklediği bir buluşma ki karaborsacılara resmen gün doğdu, biletlerin satışa çıktığı anda tükeneceğinden eminim.
1990’larda, ilk ünlü olmaya başladıklarında rock müzik sevenler ikiye bölünmüş haldeydi:

Özlem Tekinciler ve Şebnem Ferahçılar. İkisi de çok iyi müzisyen olduğu için haklı, tatlı, şefkatli bir bölünmeydi bu aslında.
Sonra ikisi de sırra kadem bastı. Hatta Özlem Tekin, hepten köy hayatına falan karıştı.
Şebnem Ferahçılar, çok daha kısa bir aradan sonra kraliçelerine kavuşuyor sonunda.
Şişkooo patates...
Senarist Umur Bugay’ın yazar kızı Pia, yeni kitabı “Şişkooo”yu tam da zayıflama iğnelerinin en gündemde olduğu dönemde çıkardı.
Sıradan bir kilo alma-verme hikâyesi olmayan “Şişkooo”, standart dayatmaların tam karşısında duruyor.

Şişmanlığın fiziksel bir algıdan ziyade işitselliğe dayalı bir tanım olduğun söylüyor.
Öyle ki tiyatrocu Zeki Alasya’nın müzisyen kızı Zeynep Alasya roman için bir de müzik yazdı.
Kitapla aynı ismi taşıyan parça edebiyat-müzik buluşmasının da güzel bir örneği...
“She said yes!” fuarı
İstanbul, 2027 başında (15-17 Ocak) düzenlenecek önemli bir organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor:
Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek olan İstanbul Wedding Show 2027.

Antalya’da yapılan dillere destan Hint düğünlerini duymuşsunuzdur.
Bu fuar, işte o düğün turizmi açısından da yön verici nitelik taşıyor.
Lütfi Kırdar’ın genel müdürü Deniz Dikkaya düzenledikleri basın toplantısında klasik fuar anlayışından farklı olarak defileler, canlı performanslar, evlilik danışmanlıkları gibi etkinlikler de olacağını açıkladı.
Kuru-pilav bizim mi, değil mi?

Gastronom Oğul Türkkan milli yemek bildiğimiz “kurufasulye-pilav”ın Türk mutfağına aslında sonradan girdiğini açıkladı.
Fasulye, Amerika kıtası keşfedildikten sonra gelen bir ürün olduğu için söylüyor bunu.
Teknik olarak doğru.

Mesela Koskoca Fatih Sultan Mehmet bir etli patates yemeği yiyemedi.
Çünkü patates, domates, mısır, fasulye gibi yiyecekler Amerika keşfedilmeden önce bilinmiyordu.
Oğul her zamanki kıvrak espri yeteneğiyle güzel bir nokta
yakalamış tabii.
Ama bir ürünün artık yerli sayılabilmesi için 500 sene yeter de artar diye düşünüyorum.
Paylaş