Paylaş
Güllü’yle ilgili öğrendiğimiz her yeni ayrıntının artık daha da can yaktığı bir dönemdeyiz.
Densizin biri, tutmuş Tuğyan’ın Güllü’yü camdan attığı sahneyi yapay zekâ ile yapmış.
Nedeni malum: Etkileşim.

Ne olduğunu anlamadan tıklamış, seyretmiş oluyorsunuz.
Videoda Tuğyan annesini kucakladığı gibi o meşhur pencereden aşağı atıyor.
O ana şahit olmuş gibi oluyorsunuz. Korkunç bir şey. İçiniz acıyor.
Bizi bu tür şeylerden koruyacak bir mevzuat falan yok mudur?
Öğrendiğimiz son şeylerden biri de aslında en çok merak edilen: Güllü’nün mirası.
Yani bu işin ne uğruna yapıldığı.
Şaşırtıcı bir şey yok. Güllü’nün üzerine iki ev, bir de çeşitli bankalarda 250 ile 850 lira arasında değişen mevduat hesapları çıktı.
Ortadaydı zaten: Evi, eşyaları, yaşadığı şehir, apartman...
Orta halli bir hayat.
Yani Güllü ölünce öyle ömrübillah rahat ettirecek bir servet yok ortada.
Bir hayat sigortası olduğu söyleniyor, bu ani ölüm karşısında oradan nasıl bir meblağ hesaplanır, onu bilemiyorum tabii.
Öyle aman aman çalınacak bir şeyi olmamasına rağmen, evin her yerine bu kadar kamera taktırma ihtiyacı hissetmesi de tuhaf aslında...
Hissediyor muydu bazı şeyleri? Acaba hissediyor, konduramıyor muydu?
Evlat diye atamıyorsun ama... Aynı zamanda evde sana bir şey yapmasından korkuyorsun...
İnsanlar kedi-köpek besleyince hayvansever oluyor. Ya koynundaki yılan?
Fener’in döneri var
İşletmelerin kendilerini tanıtmak, sosyal medyada adlarını duyurmak için türlü türlü numaraları oluyor.
İzmirli bir dönerci de “Kanarya”dan yürümüş meseleye.

Başkan Saran’ı da etiketleyip bir paylaşım yapmış:
“Başkan bu paylaşıma yorum yaparsan 23 Aralık’ta öğrencilere döner bedava...”
Sadettin Bey de hem oltaya gelmek istememiş hem de işin ucunda öğrenciler olduğu için tamamen kayıtsız da kalmamış.
Dönercinin paylaşımına sadece “Sözünü tut” diye cevap vermiş yorumlarda.
İşte budur. Üstelik tek şartla olmalı: Sadece Fenerli değil, bütün öğrencilere!
Keşke bu layıkıyla geçse de sonra bir akıma falan dönüşse. Sadece Fener esnafı için değil, bütün takımlar için.
Civardaki İzmirli öğrenciler, o günün söz verildiği gibi geçip geçmediğini rapor edin.

Bagajsız uçuş yaygınlaşıyor
Pegasus’tan sonra AJet de kabin bagajsız bilet satışlarına başlamış. Yani uçağa daha az ağırlık yükleyen daha az para ödeyecek.
Uçuş maliyetini azaltma açısından mantıklı.
Ama bunun sonu nereye gidecek?
Yakında kilomuza göre mi bilet alacağız?
2 ay sonraya bilet aldık diyelim. Arada kilomuz arttı. Ceza mı ödeyeceğiz?
Öyle kan-ter içinde uyanmışım.

Paylaş