Paylaş

Seneler içinde alıp verdiği kiloları toplasanız, dünyanın yörüngesi değişir.
En son Antalya konserinde ortaya çıktı, Kırmızı bir elbiseyle kapatmaya çalışmış, kapatmış da ama bu sefer olmamış sanki.
Mesele zaten zayıf görünmeye çalışmasında.
O saklamaya çalışıp sıktıkça, bir yerlerden göze batıyor.
Magazinci Müge Dağıstanlı’ya göre tüp mide ameliyatı, iğne vesaire gibi şeylerden korktuğu için ön koltuklardan görüntü almayı yasaklamış sahnede.
Telefon yasağıyla önüne geçilebilecek iş mi bu?
Milletin telefonu torba değil ki büzesin...
Kilosuyla barışsa en iyisi galiba. Var böyle, yok mu kilolu sanatçılarımız?
Selda Bağcan’ı zayıf diye sevmiyoruz ki mesela.
Diyeceksiniz ki: “Ama o assolist değil...”
Muazzez Abacı neydi peki?
Sibel Can kendini kabul etmekte bir adım atsın, toplum ona koşar.
Çünkü al-ver al-ver...
Yoruldu herkes!
Seslendirme sadakati

Efsane seri “Shrek”in beşinci filminde yeşil devi Okan Bayülgen, sevimli arkadaşı Eşek’i ise Giray Altınok seslendirecek.
Sosyal medyada büyük itiraz var. Tanıtım filmini beğenmiyorlar, Eşek seslendirmesi için Mehmet Ali Erbil diye tutturuyorlar.
Ben farkı anlamadım bile.Demek çoğu insan için mühimmiş.
Sadakatin de böylesi yani...
Orijinal ses kadrosundaysa Mike Myers, Eddie Murphy ve Cameron Diaz var.
Orijinal, dublaj, Çince sözlü-Türkçe altyazılı hepsi uyar, yeter ki film gelsin.
Yalçın Ailesi’nin dev mirası

Süreyya Yalçın’ın babası ve Aziz Yıldırım’ın dayısı Faruk Yalçın’ın mirasında yeni perde açılıyor.
Merhum iş insanının Kanlıca’da ailesiyle yaşadığı tarihi Yağcı Hacı Şefik Bey Yalısı satışa çıkarılmış. Bülent Cankurt’un haberine göre; değeri 55 milyon dolar yani 2 milyar 640 milyon liraymış.
Alana da satana da hayırlı olsun tabii. Ucu bucağı olmayan o dev miras içinde en çok, Darıca’da kapanan Faruk Yalçın Hayvanat Bahçesi’ne üzülürüm.
Hayvanat bahçelerini övmek için değil tabii. Vahşi hayvanlar bir tek ait oldukları doğanın içinde güzeller.
Ama iyi niyetli bir hayvansever tarafından kurulmuş olan bu park aynı zamanda kaçak yolla Türkiye’ye getirilip sonra ortada kalmış hayvanlara da yuva oluyordu.
Ben de küçük bir timsahın güvenli bir yuva bulup büyümesine vesile olmuştum bu parkta.
Tesis kapanınca hayvanlar doğal ortamlarına dönmediler elbette. Başka başka hayvanat bahçelerine dağıtıldılar.
Her evde geçebilecek bir konuşma

Hayatını kaybeden Nihal Candan’ın kardeşi Bahar Candan, babasının kendisine attığı bir mesajı ifşa etti.
Baba Hakan Candan kızına kısa kısa şöyle yazmış:
“Mesaj at... Önce müdüre... Sonra o olmasa bile birine bırakır... Kartı da kaybetme... Zihinsel engelli gibi davranmaya son verin artık...”
Mesaj atılması gereken müdür kim, bilmiyoruz tabii.
Fakat anlıyoruz ki “kaybedilmemesi gereken” bir kart var.
Herhalde müdürün numarasının yazdığı kartvizit falan...
Belli ki daha önce çok kaybedilmiş bu tür şeyler.
Adamcağız tembihliyor işte, yine aptalca bir şey yapmamasını.
Bu mesajlar çok eleştirildi. Nedenini hiç anlamadım.
Halbuki bu aileyle ilgili şimdiye kadar duyduğumuz en normal, en sıradan, orta halli şeyler olabilir bu sözler.
Paylaş