Paylaş
“Kavuğun bir kadına, geleneği sürdüren bir kadına verilmemesi diye bir şey olamaz...”
Biliyorsunuz Dümbüllü, kavuğunu 1968’de Münir Özkul’a devretmiş, sonra sırasıyla Ferhan Şensoy, Müjdat Gezen, Rasim Öztekin ve en son Şevket Çoruh’a geçmişti kavuk.

Hepsi de ayrı ayrı efsane isimler.
Fakat Derya Baykal haklı.
Hepsi erkek.
Eğer hak eden varsa, kavuk bir gün bir kadın oyuncuya da geçmeli mutlaka.
Ama bundan önce tartışmamız gereken başka bir konu var bence:
Kavuk hâlâ “babadan oğula”
geçer gibi mi geçmeli?
Yani tek bir kişi mi seçsin, yoksa herkesin kabul edeceği saygın bir tiyatro heyeti mi karar vermeli? Hem de meşhur fes ile kavuk, yıllar sonra tek bir kişide yine bir araya gelmişken...

Tam 11’den vurmuş
Önceki gün Hürriyet’in sürmanşetindeki bir haberle başladım:
Ünlü moda yorumcusu John Sturgis, erkekleri kaçıran 11 güzellik trendini açıklamış.
Yani kadınlar bunları güzel olacağım diye yaptırıyor ama sonuç tam tersi, erkekleri uzaklaştırıyorlar.
Netmiş bunlar?
Uzun ve süslü tırnaklar, yeniden çizilmiş kaşlar,
kolajen maskeleri, dudak dolgusu, aşırı ruj kullanımı, fönlü saçlar, yoğun kimyasal parfümler, popo kaldırma ve “Turkey teeth”
(Türk dişi) denilen beyaz porselen dişler. “Turkey Teeth”ten kastettikleriyle Türkiye’de ucuza yaptırılan diş uygulamaları.
Moda yorumcusu uzun tırnak, saç, dolgu, aşırı ruj falan diye saydıkça parçaları birleştirdim; ortaya Bülent Ersoy çıktı.
Adeta yapılmaması gereken ne varsa bünyede toplamış gibi.
Uzun yıllardır yakındığı “yalnızlığın” sebebini bulduk galiba.
Ama hepsinden önemlisi, ilk iş tırnaklar bence.
Ülkeden ülkeye enflasyon
İsviçre’de enflasyon düştükçe kiralarda indirim başlamış.
Onedio’da, yabancı eşiyle birlikte yaşayan bir Türk’ün videosuna denk geldim. Kirasına önce 50, sonra 100 frank indirim geldiğini anlatıyordu. Elinizi vicdanınıza koyun, öyle cevap verin:
Şunu Türkiye’de kaç ev sahibi yapar?
Paylaş