Paylaş
Cruise gemisiyle seyahati öve öve bitiremiyorlar:
“Bavulunuzu açıp bir kere yerleşiyorsunuz, hiç oda değiştirmeden şu kadar ülke, şu kadar şehir görüyorsunuz...”
Bir yanıyla çok doğru: Şahane bir otel odanızın olduğunu düşünün...
Penceredeki manzaranız sürekli değişiyor.
Her uyandığınızda başka başka şehirler, limanlar, adalar...

Ve işin güzel yanı, siz dolaşmıyorsunuz bu şehirleri, otelin kendisi yüzüp gidiyor oralara. Otel de otel ha... Yol boyunca ister güneşlen, ister dans et, ister şovları izle.
Bütün bunlar doğru ama şöyle bir dezavantajı var cruise seyahatinin: Uğradığı yerlerde çok az kalıyor. Limanlarda sıra var ve durmak çok pahalı.
Mesela eğlence hayatıyla ünlü Mykonos’a gidiyorsunuz. Gemi akşamüstü yanaşıp 12.00’de kalkıyor.
Gece mekânlarını göremedikten sonra... Ne anladım Mykonos’tan?
Bu yönüyle bakılınca cruise gezileri biraz Amerikan işi. Tüket, Instagram’a koy ve geç.
Gördün mü-gördüm. Yeter. Gittiğiniz o yerin ruhunu solumak zor.
Genel bir izlenim veriyor ama incesine girmek isterseniz tekrar gelmeniz gerek.
İstanbul’a da uğrayan bir gemi düşünün. İsterse 6 saat değil de 8, 10, 12 saat dursun İstanbul’da. O kadarcık sürede ne kadar görebilir ki İstanbul’u?

Tabloyu altüst eden uygulama
Geçen hafta Coral Travel’ın daveti ve Miray Cruise’un Gemini gemisiyle Ege adaları gezisine katıldım. Kuşadası’ndan kalkıp Patmos, Atina, Mykonos, Girit ve Santroni’yi gezip Türkiye’ye geri dönüyor. Bunların ayrıntılarını sağda solda kolayca bulabilirsiniz zaten.
Benim asıl ilgimi çeken, bahsettikleri yeni bir uygulama: “Cruise&Stay”. Yani konaklamalı gemi gezisi.
Cruise’lar hakkındaki “avantajlar ve dezavantajlar” tablomu bir anda altüst etti.
Gemi yine Türkiye’den kalkıyor. Ama diyelim ki Mykonos’ta ya da Santorini’de daha uzun kalmak istiyorsunuz. Sizi orada bırakıyorlar ve 3 gün sonra gemi tekrar oraya geldiğinden binip, kaldığınız yerden tura devam ediyorsunuz.
Bu uygulama önümüzdeki yıl başlayacakmış.
Tabii kaçak-göçek olmasın diye bazı önlemler alıyorlar.
Mesela kaldığınız adadan başka bir adaya geçmeniz yasak.
Yahut adadaki otel rezervasyonunuzu mutlaka cruise şirketi yapmak zorunda falan.
Ama yine de bence cruise gezilerinin en büyük eksiği olan “kısa kalma” meselesini çözmüş gibi görünüyorlar.
Cruise gezisi yaşlı işi mi?
Yanlış bir bilgi, hiç alakası yok: Baltık Denizi’ndeki Kopenhag, Oslo, Helsinki gibi şehirleri gezen çok sakin bir seyahate de katıldım; Barselona’dan kalkıp İbiza’ya giden çılgın bir parti gemisine de bindim.
Her yaşa ve ilgiye göre ayrı cruise alternatifleri var.
Hatta sadece üniversite ya da lise öğrencilerinin katıldığı cruise gezileri bile düzenleniyor.
Adalar’a gitmek Yunan’a mı yarar?
Ülkemiz turizmde Yunanistan’la kıyasıya bir mücadele içinde.
Cruise gemisinin avantajıysa şu:
Yine Yunanistan’a gidiyorsunuz ama gemi Türk gemisi olduğu için Türk otelinde konaklamış, Türk personele istihdam yaratmış, Türk acentesine kazandırmış gibi oluyorsunuz.
Gemiden inince pek alışveriş de yapmadım. Teselli mi? Teselli.
Paylaş