Savaş Özbey

Savaş Özbey

sozbey@hurriyet.com.tr

İstanbul güzel ama taksileri olmasa...

Hürriyet’in dünkü manşeti, İngilizce “I Love You İstanbul” başlığıyla, Avrupa Ligi Finali için İstanbul’a gelen İngilizlerin şehre duyduğu hayranlığı haber veriyordu.

Haberin Devamı

İstanbul’un 24 saat süren dinamizmini öve öve bitiremiyordu İngiliz taraftarlar.

Yerinden yapılan bu övgülerin İstanbul’a turist olarak gelmek isteyen çok kişiyi tetikleyeceğine eminim.

Bütün bu güzellemeleri bozan tek ayrıntı, yine birçok ziyaretçinin taksiciler tarafından dolandırılmasıydı.

İstanbul güzel ama taksileri olmasa...

Mesela biri, “3.7 kilometrelik bir yolculuktu. Sarı taksi şoförü benden 75 pound aldı. Dönüşte aynı yolculuk UBER ile 9.5 pound tuttu” demiş.

Turistten 8 misli fazla para almışlar. Adam diyor ki, “Oğlum da yanımda olduğu için drama yaşamak istemedim, ödedim”.

Her güzel şeyde zararlı ot gibi hemen bitmeseler olmaz.

Haberin Devamı

Fareli evin sinemacısı

Özcan Deniz kavgalı olduğu ailesine seslenerek annesini film yapacağını açıkladı.

Küçükken yaşadıkları hayatı “Fareli Ev” olarak sinemaya aktaracakmış.

İstanbul güzel ama taksileri olmasa...

Belli ki o dönem farelerle paylaştıkları fakir evleri de başrolde olacak.

Yapsın, hobi olarak yapsın tabii de... En el sıkışılan, en ok’leşilen biyografi filmlerinde bile 50 problem çıkıyor, filmler vizyona giremeden durduruluyor.

Aile içindeki bu kadar ihtilaftan, tehditten, suçlamadan sonra kimsenin itiraz etmeyeceği bir film nasıl çıkacak, onu merak ediyorum.

Safiye’nin fendi...

Seda Sayan bundan 3 yıl önce herkesi aniden takipten çıkmış, Safiye Soyman dahil yakın çevresi şoka girmişti.

İstanbul güzel ama taksileri olmasa...

Sanatçıların zaman zaman böyle “dellenmeleri” oluyor. Kafaları bir şeye bozuluyor, bir anda herkesi takipten çıkıyorlar.

Seda Sayan’ınki öyle bir şeyden ziyade, imaj çalışmasıydı. Belli ki artık profesyonel bir sosyal medya ekibi tutmuş, onlar da demişler ki “Sen sosyal medyada mahallenin ‘Seda Abla’sı gibisin. Biraz cool durman lazım. Her şeyi like’lama. Herkesi takip etme. Star dediğin erişilmez olur...”

Haberin Devamı

Tıpkı Batı’da Taylor Swift’in, Adele’in, Beyonce’nin yaptığı gibi.

Seda Sayan’ın da aklına yatmış ki bir tek oğlu Oğulcan Engin’i bırakmıştı takipte.

Yıllar sonra anlatıyor: Meğer bunu Safiye Soyman’a izah etmekte çok güçlük çekmiş. Safiye Hanım, “Artık beni like’lamıyorsun” diye bunalıma girmiş.

Arkadaşlar; Beyonce, Adele “cool”luğu bizde sökmez. Her şeyden önce biz Akdenizliyiz.

Kendini beğenmişlik olur, izah edemezsiniz sağa sola.

Sonuç: O zaman yaptığı öyle bir hevesti, geldi geçti Seda Sayan’ın. Gerisin geri 652 kişiyi takip ediyor Seda Sayan.

Safiye Soyman da dahil tabii. Ne denir: Safiye’nin fendi, sosyal medya ekibini yendi.

Bozacının şahidi... 

Haberin Devamı

Mehmet Ali Erbil, kankası Serdar Ortaç’ın telif haklarını satmasını eleştirdi:

“Bütün telif haklarını sattı. Hayatının garantisiydi, emekli maaşıydı. Ne için sattı biliyor musunuz? Evinde kumar oynamak için! Şimdi şarkıları nerede çalınsa, parası sattığı adama gidiyor!”

İstanbul güzel ama taksileri olmasa...

Mehmet Ali Erbil niye şimdi konuşuyor, anlamadım.

Bütün bu kumar süreçlerini birlikte yaşamadılar mı?

Hatta yasa dışı bahisten ev hapsi cezasını da beraber aldılar en son.

Şimdi bize anlatacağına, o zaman tutup arkadaşını, kaldırsaydı ya oradan.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları