Henüz resmi bir açıklama yok ama Instagram fotoğraflarını temizlemelerinden Hande Erçel-Hakan Sabancı ilişkisinin bittiği anlaşılıyor.
Her birliktelikte kriz anları olur, bunun da geri dönüşü var elbette. Ama birlikte çevirdikleri “Rüzgâra Bırak” filmindeki ateşli sahnelerin ardından hem Hande Erçel’in hem de Barış Arduç’un ilişkisinde sorun yaşadıkları zaten yazılıp çizilen şeylerdi.

İlişkinin yıldız haritasını inceleyen astrologlar bile çıktı.
Ayrılığa ilk tepkiler beklenen yerlerden geldi. Bunlardan ilki; Hakan Sabancı takıntısı bir türlü bitmeyen oyuncu Aygün Aydın’ın paylaşımıydı:
“Nasıl demişler: Her şey vaktine ve aslına esirdir...”
Hatırlarsınız, filmden erotik bir sahne paylaşıp, altına da Hande Erçel için “Namus abidesini izliyoruz” yazmıştı.
Aygün Aydın açısından durmuş saatin zamanı doğru gösterdiği anı yaşıyoruz bence. Eğer bu ayrılıktan umutlanıyorsa, işi gerçekten zor.
Beklenen tepkilerden ikincisi ve asıl önemlisi; asıl Arzu Sabancı’nın bu işe ne diyeceğiydi.
Hande Erçel’i istemediği öteden beri bilinen kayınvalide şimdiye kadar son derece temkinliydi.
Arada bir eli kaçıyor, kendini tutamayıp Hande’yi eleştiren bir paylaşımı beğeniyordu ama genel olarak “Bekle ve gör” politikası izledi. Sonunda da iş döndü dolaştı, kendi istediği noktaya geldi.
Ana kraliçe Sabancı böyle durumlarda genelde takvim yaprağı lafı kullanıyordu.
Bilmeyen gençlere anlatalım: Eskiden her sayfasında bir özlü söz yazan saatli maarif takvimleri vardı. Mesela diğer oğlu Hacı Sabancı’nın evlilik dışı bir çocuğu olduğu ortaya çıkınca, Arzu Sabancı gelini Nazlı Sabancı’ya ithafen “Affetmek, zaferin zekâtıdır” lafını paylaşmıştı takvimden.
Bu kez takvimle makvimle uğraşmamış, bodoslama girmiş Arzu Sabancı:
“Cehalet de uyku gibidir. Seni uyandıran kişiye ilk tepkin kızgınlıktır.”
Belli ki bu söz oğlu Hakan’a. “Gençsin, cahilsin; vaktiyle bana kızdın ama ben seni uyandırmaya çalışıyordum” demeye getiriyor.
Haklıdır/haksızdır, o kısmını bilemem. Ama bu tablodan şunu anlıyorum:
Anne Sabancı, oğlunun bir proje olarak görüldüğünü düşünüyor. Hande Erçel’in mükemmellik projesinin: Her maddenin yanına çentik atılmış, sıra evlilik hanesine gelmiş. O hanede de oğlu Hakan Sabancı’nın ismi yazıyor.
Dedim ya, haksız olabilir Arzu Hanım. Çünkü karşı taraf için herkes biraz proje değil midir?
Hande için Hakan olduğu gibi... Hakan için de Hande...
Bu Yaz başkan olur mu?
Aziz Yıldırım’ın futbola ve Kanarya’ya düşkün kızı Yaz Yıldırım, Sports Digitale’de katıldığı programda yaptığı açıklamalarla Fener taraftarını mest etti.

Futbol bilgisi ve isabetli yorumları dikkat çeken 12 yaşındaki Yaz’ın Chelsea’nin stadı Stamford Bridge’de locası bile var.
İşin tuhaf tarafı hem babası hem de halefi Ali Koç’la arası iyi. İnsanları Fenerlilik etrafında birleştirmeyi başarabiliyor. Zaten saklamıyor, büyüyünce kulübe başkan olma niyeti de varmış. Özlenen şampiyonluğun sözünü de veriyor şimdiden.
Bu tür babadan oğula/babadan kıza hanedanlardan hiç hazzetmem ama Yaz için bir istisna yapılabilir belki.
Sadece Fener’e Yaz gelene kadar, şampiyonluk baharı çok uzun sürmesin.
Kendi gençliğini hatırla Sinan
Sinan Akçıl konser sırasında üstünü çıkaranlar için “Ben sizin çıplak bedeninizi görmek zorunda değilim. Erkekler erkek gibi, kadınlar kadın gibi giyinmeli” çıkışı yaptı.
Haliyle daha önce verdiği pozlar ortalığa döküldü Sinan’ın.
Anlaşılan o ki başkasının bedenini görmek istemiyor ama kendi açmayı seviyor.
En azından seviyordu. Bir dönem yapay kas tartışmalarıyla gündeme gelen Akçıl’ın canlı yayında karnını marnını açıp gösterdiğini herkes hatırlıyor.
Gazete-dergi pozları...
Zaten eleştiriler de o yönde: “Gençken kendin yap, yaş ilerlemeye başlayınca ahlâk bekçisi ol...”
İrem’in takı meselesi
DJ sevgilisi Melih Kunukçu’dan sürpriz evlenme teklifi alan İrem Derici düğün planlamadıklarını söyledi:
“Düğün yapmam. Bu enflasyonda para harcayamam. Yaparsak bir nikâh yaparız, yeterli. Zamanında millete götürdüğüm altınların yarısı bile geri gelmedi...”
İrem’in araya sıkıştırdığı bu “altın” meselesi öyle kısa geçiştirilecek bir şey değil aslında.
Kendisi iyi-kötü bir kez evlenmiş.
Alacak, takacak olan yine almış, takmış altınını İrem Derici’ye.
Ya biz hiç evlenmeyip, çocuk sahibi olmayanlar ne yapsın?
Mesela bana en son sünnetimde altın takılmıştı, o gün bugündür düğün, nikâh, doğum, sünnette altın takıyorum, bildiğiniz batık kredi.