Savaş Özbey

Savaş Özbey

sozbey@hurriyet.com.tr

GORA kararı doğruymuş

Yeni “GORA” filminde Ozan Güven’in yer alıp almayacağı tartışılıyordu. Belli ki Cem Yılmaz için zor bir kararmış. Çünkü “216” isimli robot, bu evrende bir baş karakter. Kadıköy olayı ortaya çıkardı ki doğru karar verilmiş.

Haberin Devamı

GORA” serisinin dördüncü filmi hazırlık aşamasında.
Ozan Güven’in canlandırdığı “216” isimli robot ise bu evrenin vazgeçilmez karakterlerinden biriydi.
Star Wars’taki “R2-D2” ne ise...
Bu çok daha fazlası.
Ozan Güven önce yeni “GORA” filminin ekip fotoğraflarında göründü.
O sıra yeni filmde rol alacak mı, almayacak mı tartışmaları başladı.
Ama sonra açıklandı ki dördüncü filmde yer almayacak.
Hatta muhabirler “216 olmadan GORA olur mu” diye sordular.
“216 olmaz, 217 olur kardeşler” diye yanıt verdi Ozan Güven. Cem Yılmaz ve bütün ekip için zor bir karar.
Ozan Güven için de.
Belli ki o dönem Ozan Güven’in “GORA-4”te yer alıp almayacağı şöyle bir akıllardan geçmiş.
Kafalarda bir tartılmış. Çünkü vazgeçmesi kolay değil, baş karakterlerden biri.
Ama sonra doğru karar alınmış.
Kadıköy’de yaşanan son protesto, ister yerinde olsun ister yersiz, gösterdi ki “Ozan Güven markası” bildiğimiz haliyle vitrine çıkmaya henüz hazır değil.
Kadıköy’de olan, bir başka yerde, gala gecesinde, ödül töreninde, festival yürüyüşünde, kısacası her an, her önemli yerde olabilirdi. Olabilir de.
Sırtında böyle bir küfeyle, hiçbir proje yola çıkmak istemez.
Çünkü ekibin her an gol yiyebilecek, bir nevi zayıf karnı haline geliyorsunuz.
Yani Ozan Güven’in başına gelen olayın kendi yetmezmiş gibi, böyle bir ağır faturası daha var.

Haberin Devamı

Komadan uyanır uyanmaz...

Kağıthane’de 4 yıl önce balkondan düşen kadın, komadan uyanınca kendisini kocasının ittiğini anlattı.
Olay sırasında herhangi bir tartışma olmamasına rağmen, eşi kendisini durduk yere sürükleyip aşağı itmiş.
Adli tıp kayıtları, ellerindeki izler falan da bunları doğruluyormuş.
Kadın düşünce hemen ölse ya da komadan hiç uyanamasa bunları söyleyemeyecek.
Biz de o adamla aynı otobüse binmeye, aynı bankta oturmaya, komşuluk etmeye falan devam edeceğiz. Ne tuhaf hayat...

Taksiler turizm meselesi haline geliyor

Pahalı havaalanları yapıyoruz. Pahalı otoyollar, oteller, tesisler...
Avuçla para akıtıyoruz bunları tanıtalım, duyuralım diye.
Türk Hava Yolları’ndan tut butik otel sahibine, restorancısına kadar kocaman bir zincir.
Herkes seferber. Ama tek bir taksici, bazen üstüne bir de ikincisi, bütün bu çabayı silip süpürüyor.
Freiburg-Aston Villa finalinde de böyle oldu, en son Travis Scott konserinde de.
Takside bu kez ünlü bir yabancı fenomeni dolandırmışlar, bütün dünyaya yayın yaptı.
İstediği kadar cennet olsun. Bir yeri cennet yapan da cehenneme çeviren de insanlarıdır.
Turist seni-beni tanımaz ki. Zaten toplam kaç kişiyle temas ediyor gelince?
İçlerinden iki taksici kötü çıktı mı, geçmiş olsun...
Geri kalan onca seferberlik havaya.
Reddit yorumlarına göre yapılan sıralamalarda Türkiye, en çok taksi dolandırıcılığı yaşanan 15 ülke arasında birinci.
İkincilikteki Hindistan’a iki misli fark atıyoruz.
İstanbul taksileri artık biz kentlilerin yakındığı bir şehir problemi olmaktan çıkıyor, başlı başına bir imaj sorunu, bir turizm meselesi haline geliyor.

Haberin Devamı

Kayahan hevesimiz kursağımızda kaldı

Kayahan’ın kızı Beste Açar, Nilüfer’le ilgili bir iddia ortaya attı.
Nilüfer’in babasıyla yasak aşk yaşadığını, bunu da 8 yaşındayken öğrendiğini ileri sürdü: “Yalova Termal Oteli, konser günü dersem hatırlarsın. Biz annemle hiç unutmadık...”
Nilüfer’den henüz bir cevap yok. Tek sıkıntı, Beste Hanım’ın böyle önemli bir konuyu yine bir telif meselesi vesilesiyle ortaya atması.
Nilüfer 5 Haziran’da, daha önce hiç yayınlanmamış bir Kayahan şarkısını piyasaya çıkarmaya hazırlanıyor: “Sabaha Kadar”.
Beste açıklamayı bu vesileyle yaptı. Kayahan’ın eski eşi İpek Açar’la da telif anlaşmazlığı var Beste’nin.
Kayahan’a saygı duyduğumuzdan herhalde:
Onun hakkında çok özel bir şeyi bilmemize neden olacak bir açıklama yapılacaksa da...
Bunlar böyle telif kavgalarının tozu-dumanı içinde olmasa keşke.

Yazarın Tüm Yazıları