Savaş Özbey

Savaş Özbey

sozbey@hurriyet.com.tr

Dünkü değil, bugünkü pop problemli

Her yıl olduğu gibi bu sene de yılbaşı ekranının yankıları devam ediyor.

Haberin Devamı

İlki bir talihsizlik: Tam da Bülent Ersoy ile Yıldız Tilbe, “İbo Show”a katılan Asena’nın dedikodusunu yapıyorlar ki...

Kamera yakalıyor.

Bülent, Asena için “Bu İbo’nun şovuna nasıl katıldı” diye soruyor, Yıldız “Para için” diye cevap verip eliyle “iki katı” işareti yapıyor... Güzel kaynatmaca, iyi de köpürtülür ama şu kör olası kameralar olmasa...

Yeni yıl ekranının bir diğer polemiği de Demet Akalın’ın Lvbel C5 ve diğer rap’çileri savunacağım derken eskileri gömmesi.

Dün Kelebek’te okudum.

Dünkü değil, bugünkü pop problemli

“Ahmet Özhan’ı çıkarsalardı, onu seyretseydi millet. O devir geçti. Yüzyıl geçti, şarkılar bile değişti. Babalar Lvbel C5’i sevmiyormuş. Babalar, Erol Evgin de çıktı, onu izleseydi...”

Haberin Devamı

Ya tamam, yeni isimleri övün de, bunu öncekileri gömmeden söylemenin yolu yok mu?

Ahmet Özhan’ı, Erol Evgin’i falan niye gömdünüz şimdi durduk yere? Mesele onların popu değil ki zaten. Onlar kendi döneminde dinlendi.

Mesele, bugünkü popun dinlenmemesi, rap’in hâkim gelmesi.

E sizleri nereye gömmeli?

Acun’dan beleş Miami bileti

Selen Görgüzel’in “Survivor”dan elenen ilk kişi olmasına şaşırdık mı? Hayır, Selen Görgüzel konfor insanı. Kendisi dahil kimse şaşırmamıştır herhalde.

Yarışmaya giden insanın moralini bozmak olmaz ama üç koca bavulla da gitmezsin zaten adaya! Hangisini, nerede giyecen?

Dünkü değil, bugünkü pop problemli

Elenirsem oradan yakın, Miami’ye tatile kaçarım” demişti Türkiye’den adaya uçmadan önce.

Bence Selen’in resmen Miami göresi varmış, ada bahanesiyle biletleri Acun’a aldırmış...

Nata mermer nata kafa 

Yılbaşı için gittiğim Lizbon’dan, “nata” adını verdikleri geleneksel bir tatlılarını yazmıştım.

Muhallebili turta gibi bir şey. Turtasını delince içinden suflenin çikolatası gibi muhallebi akıyor ama hafif. “Keşke Türkiye’de de bir yer yapsa” diye yazmıştım.

Haberin Devamı

Arkadaş; ne Türkiye’de böyle bir Portekiz Muhipleri Cemiyeti’nden haberim vardı, ne böyle bir Lizbon Sevenler Kulübü olduğundan ne de nata yemeden duramayan kitleden...

Dünkü değil, bugünkü pop problemli

Yapan yerler hakkında adres yağdı.

Birkaçını koyalım, belli ki tiraj falan katlanacak yani:

◊ Ortaköy’de kahvaltı da veren Çaynik’te yiyebilirsiniz... (Bilal Yazıcı)

◊ İstanbul-İzmir yolunda, Bursa çıkışında satıyorlar... (Uğur Sirmen)

◊ Kadıköy-Caferağa Dr. İhsan Ünlüer Sokak’ta minicik bir dükkân yapıyor... (Sara Beri Benhalega)

Bir okurumuz da tadını çok merak edenlerin Migros’ta bulabileceğini yazmış.

Melek Mosso’nun “derdi”

Fırtınalı evliliğinin ardından özel hayatıyla ilgili bizim Cansu Topcu’ya konuşan Melek Mosso şaşırttı:

Haberin Devamı

“Okumuşum, kazancım yerinde, güzelliğim yerinde, özgüvenim yerinde. Neden birinin derdini çekeyim? Ya da neden özgüvenimi, ruhumu incitmesini izleyeyim? Asla buna izin vermem...”

Ruhunu, özgüvenini kimse tabii ki incitmesin de...

“Okumak, kazanç elde etmek” ile “birinin derdi” mevzularını böyle kolay yan yana getirebilmesine şaşırdım.

Muhtemelen yaşanmışlıklardan kaynaklanan bir fevrilik bu.

Okumayan ya da geliri olmayan ille birini çekmek zorunda mı yani?

Birini çekmenin izahı bu mu?

Ayrıca erkekler haklı o zaman. “Evlenmeyi bırak, sevgili bile olmak istemiyorlar” diye araştırma okudum.

E okumuş, geliri yerinde, özgüveni yerinde. Niye bir kadını çeksin ki? Aynı hesap.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları