Paylaş
Tarkan cephesinden henüz bir açıklama yok, çeşitli platformlarında bilet satışı aktif olarak devam ediyor görünüyor.
Bu çelişkinin nedeni, yerel otoritelerin ülkeyi “güvensiz” göstermeme çabası olduğu ileri sürülüyor.

Çabası mı kalmış?
Nereye inecek uçaklar? Havaalanı alev alev.
Bu savaş ilk çıktığında, “Dubai’nin yüz milyarlarca dolar gömdüğü pahalı imajına şimdi ne olacak” diye sormuştum.
Türk ve dünya ünlüleri orada mahsur kalmış, ülkelerine dönemiyordu.
Bu yazı üzerine Dubai’de yaşayanlardan bana ulaşanlar oldu. Çok korktuklarını ama bunu sosyal medyada bile paylaşamadıklarını anlattılar.

Ülkeyi güvensiz gösterene para, hapis ve “deport” gibi cezalar veriliyormuş.
Fransız gazetesi Liberation’da influencer’lar üzerinde kurulan baskıyı ortaya koyan çok çarpıcı bir makale yayınlandı en son.
Savaş uzadıkça “yapay cennet Dubai”nin pahalı imajı daha da yara almaya devam ediyor.
Hayat ilginç değil mi: Dubai’den yapılan “Su çok güzel, siz de gelsenize” paylaşımlarının fenomen sahipleri, birdenbire “savaş muhabiri”ne dönüşmüş durumda.
Gözü kara fenomenler için tam para kazanma zamanı. Çünkü Dubai’nin, “çok güvenli” diye reklamı yapılmasına hiç bu kadar ihtiyacı olmamıştı.
Dayak pek yaramamış sanki
Serdar Ortaç vaktiyle babasından çok dayak yediğini açıkladı:

“Bize karşı sertti. Çok da dayağını yedim. İyi ki bize öyle davranmış, ne kadar haklı olduğunu şimdi idrak ediyorum. Otoritesiz yetişen çocuklardan hiçbir şey olmaz...”
Pek katılamadım Ortaç’ın bu dayak açıklamasına.
Özel hayat desen...
En büyük şikâyetçi kendisi.
Aile desen... Çocuk sahibi olamadığından mustarip.
Sağlığını bozacak, yürümesine engel olacak kadar içki var. Kumar desen... Dağları Kıbrıs’ta yedi.
Durup durup ölmek istediğini açıklıyor.
Ne bileyim ben, dayak pek işe yaramamış gibi...
En azından Serdar’da.
Anatomi heykeli gibi
Vücut geliştirme meraklısı Okan Kurt, kaslarını sergileyen vücut fotoğrafı paylaşınca Demet Akalın’ın “Sen bir eve gel...” tepkisi kahkaha attırdı.

Şimdi ayrıldılar, o yüzden benzetmek gibi olmasın ama Anıl Altan’ın orasını burasını sergileme merakına Pelin Akil’in verdiği tepkilere de çok gülerdim.
Yalnız bu vücut geliştirmeciler de dövmeciler gibi. Bir başladılar mı kendilerini kaybediyorlar, sonu gelmiyor o işin.
Mesela Demet Akalın hiç küplere binmesin boş yere.
Okan Bey’in lime lime sayılan lifleri pek de çekici değil bence. Lisede bir anatomi heykelimiz vardı. Kasların içini, iç organlarımızı falan gösteriyordu. Okan Kurt ona benzemiş.
İlber Hoca’nın ardından
İlber Ortaylı vefatından hemen önce son bir TV programı çekmek istemiş.
Celal Şengör’ün de katıldığı bu program çekilmiş ama henüz yayınlanmamış.

Son anlarına kadar yanında bulunan yakın arkadaşı Fatih Altaylı’ya göre bu programı sanki öleceğini bilerek bir “veda” olarak istemiş.
Değerli hocamızın ardından o programı çok görmek istiyorum.
Bana kırgın gitti rahmetli. Çok haklı olduğu bir mevzuda.
Ama “Hele bir kızgınlığı geçsin, nasılsa gönlünü alırım hocanın” diye diye zamanı heba ettim.
Şimdi çok geç tabii.
Hakkını helal et İlber Hoca.
Paylaş