Paylaş

Bugün prömiyer yapacak “Gırgıriye” müzikalinin kadrosundaki Bülent Ersoy, son anda projeden çekildi.
Halbuki “assolist” rolü için uzun bir arayış olmuş, ancak Ersoy ikna olunca iş çözülmüştü.
O yüzden Bülent Ersoy’un yaptığı bence büyük yüzüstü bırakma. Üstelik son dakika...
Önce projenin sahibi Müjdat Gezen’in bile telefonlarına çıkmadığı, neden ayrıldığının bilinmediği iddia edildi.
Sonra yeni çıkacak şarkısı “Fragman” için çok yoğun olduğu, vakit yaratamadığı açıklandı.
Olur mu canım öyle şey?
Şarkının çıkacağı yeni mi belli olmuş?
Belli ki kafası bir şeye bozulmuş, kestirip atmış.
Zaten açıklamasında “Uğraşamam” sözü geçiyor.
Canı bir şeye sıkılmış, “Değmez” demeye getiriyor...
Afişteki yerini beğenmemiş bile olabilir.
Peki bu durum Müjdat Gezen’le aralarında sıkıntı yaratır mı? Normalde yaratması lazım.
Ama Müjdat Gezen ile Bülent Ersoy yarım asırdır tanışıyor.
İlk sahneye çıktığı gece gazinoda anonsunu bile Gezen yapmış, sahne ismine bile o karar vermiş.
Şu anlamda söylüyorum:
Bülent Ersoy gibi insanları ya hayatınıza hiç almazsınız ya da alıyorsanız “paket halinde” alırsınız.
Deliliğini, fevriliğini baştan kabul edersiniz, kavga etmezsiniz.
Müjdat Gezen’in sabrı, işte o kontenjandan.
Çünkü bakarsınız, bugün “Ayrıldım” der, üç gün sonra pat diye tekrar çıkar müzikale.
Divadır, ne yapsa yeridir.
18 oldu, artık reşit
Yağmur Atacan&Pınar Altuğ çifti, evliliklerinin 18’inci yılını Paris’te kutladı. 18 yıl... İnsan olsa reşit olmuştu yani.
Halbuki yaş farkı nedeniyle ne eleştiriyorlardı bu çifti. Habire ömür biçiyorlardı evliliklerine.
Birbirlerine çok yakıştırılan isimlerin nicesi patır patır ayrılıp dökülürken, onlar hâlâ birlikte. Üstelik evlilikleri rüştünü de ispat etti.
Güzel ilişkinin yaşla başla ilgisi olmadığının anıtı gibiler.
Hâlâ ayrılmalarını bekleyen var mıdır acaba? Nice mutlu senelere...
Güle güle Oğuz...
Lise, üniversite arkadaş gruplarına üye misiniz?
Bizim lise mezunlarının bir WhatsApp grubu var.
Bundan bir buçuk ay kadar önce arkadaşlarımızdan Oğuz, gruptan bir kan bağışı çağrısı yaptı.
Yolda yürürken ani bir göğüs ağrısı hissetmiş. Daha önce hiç belirti yokmuş.
Hastaneye gittiğinde kalp damarlarından ikisinde ciddi sorun olduğu söylenmiş.

Açık kalp ameliyatına almak istemişler.
Acele kan, bunun için gerekiyormuş. Gruptakilerin çoğu birbirini 30 senedir hiç görmemiş insanlar. Kimimiz Türkiye’nin farklı yerlerinde, kimimiz yurtdışında.
Ama Oğuz için herkes öyle bir seferber oldu ki, gözleriniz yaşarır.
Kan merkezlerine koşup bağışta bulunanlar barkodlarını paylaştı, aileyle teması olanlar koordinasyon işini yaptı; sağlıktan anlayanlar herkesin anlayacağı şekilde gece-gündüz tıbbi bilgilendirme verdi.
Bütün o süreçte bütün arkadaşlarımla gurur duydum ama...
Operasyon sonrası alındığı yoğun bakımda Talha Oğuz Önder’i kaybettik maalesef.
Aniden gelişen, bu hiç beklenmedik ölüm karşısında ailesine sabırlar dilerim.
Aynı WhatApp grubu cenaze işleri için de seferber oldu. Kimi önden gasilhaneye koştu, kimi cenazeye yetişti.
Bu üzücü hikâyeden geriye kalan, 30 senelik bir vefa tablosu. İnsanın iyiliğe inancını tazeleyecek türden bir arkadaşlık fotoğrafı. Ne sevilen biriymişsin Oğuz.
Ve ayrıca bravo sana “SJ94” mezunlar grubu!
Hastane sürecinde sabah-akşam hiç susmayan WhatsApp grubumuz şimdi sessiz. O gün bugündür kimsenin eli gitmiyor, paylaşım yapılmıyor. Arkadaşımızın bir çeşit yasını tutuyoruz. 30 yıldır hiç görüşmemiştik, seni küçüklüğümüzdeki bu hallerinle hatırlayacağız.
Güle güle Oğuz.
Paylaş